enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,9068
EURO
53,5030
ALTIN
6.651,17
BIST
13.834,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
26°C
İstanbul
26°C
Az Bulutlu
Salı Açık
29°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
28°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
28°C
Cuma Az Bulutlu
27°C

Af Örgütü: Türkiye’de temelsiz yargılamalar devam etti

Burcu Karakaş Uluslararası Af Örgütü “Dünyada İnsan Haklarının Durumu”na ilişkin 2022/23 raporunu bugün yayınladı. Raporun Türkiye kısmında, protesto hakkının engellenmesinden işkenceye kadar çok sayıda insan hakkı ihlali ele alındı. Uluslararası …

Af Örgütü: Türkiye’de temelsiz yargılamalar devam etti
28.03.2023 12:48
29
A+
A-

Burcu Karakaş

Uluslararası Af Örgütü “Dünyada İnsan Haklarının Durumu”na ilişkin 2022/23 raporunu bugün yayınladı. Raporun Türkiye kısmında, protesto hakkının engellenmesinden işkenceye kadar çok sayıda insan hakkı ihlali ele alındı.

Uluslararası Af Örgütü’nün yayınlanan yıllık raporunda, dünyada insan haklarındaki düşüşün denetimsiz bir şekilde devam ettiği vurgulandı. Raporun önsözünü kaleme alan Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard, “2023, bir dünya savaşının küllerinden yaratılan İnsan Hakları Kozmik Beyannamesi’nin 75’inci yıl dönümü. Milyonlarca insanın hayatı değerine gelen özgürlükleri ve prensipleri hayata geçirmek için dünyanın bir sefer daha yanmasını beklemeyelim. 2023, insan haklarını savunmak için bir dönüm noktası olmalı” sözlerini kullandı. 

“Barışçıl toplanma hakkı engellendi”

Raporun Türkiye kısmında ülke genelinde yaşanan insan hakları ihlalleri farklı başlıklar altında ele alındı. İfade özgürlüğü başlığı altında, “Dezenformasyon yasası” olarak bilinen yasal düzenlemeye de işaret edildi. Raporda, TBMM’nin mevcut maddelerde çevrimiçi ifade özgürlüğünü daha da kısıtlayan sert değişiklikler yaptığı belirtilerek, “İnsan hakları savunucuları, gazeteciler, muhalif siyasetçiler ve öbürleri hakkında temelsiz soruşturmalar, yargılamalar ve mahkûmiyet kararları devam etti” denildi.

Toplanma özgürlüğü başlığı altında ise Onur Yürüyüşleri’ne yönelik “hukuka aykırı kısıtlamaların sürdüğü” ifade edildi. Polis şiddetine de dikkat çekilen raporda, Onur Yürüyüşleri’ne katılan yüzlerce kişinin hukuk dışı güç kullanılarak gözaltına alındığı ve “barışçıl toplanma hakkının engellendiği” dile getirildi. Hükümet yetkilileri dahil birtakım siyasetçilerin devamlı olarak LGBTİ’lere karşı nefret telaffuzuna ve karalama kampanyalarına başvurduğu belirtilerek, “Ayrımcılık, korkutma ve şiddet, polisin barışçıl yürüyüşleri şiddet kullanarak dağıtmaya çalıştığı ve iştirakçileri gözaltına aldığı Onur Haftası’nda bilhassa gözle görülür hale geldi” ifadesi kullanıldı.

Raporda, bayan hakları açısından Danıştay’ın İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararını bozmayı reddetmesi yer aldı.

Mültecilere yönelik tutum

Mülteci aksisi siyaset ve siyasi telaffuzların yarattığı atmosfer de Af Örgütü raporunun Türkiye kısmında yer aldı. “Gönüllü geri dönüş” denilmesine karşılık kimi bireylerin “hukuka aykırı” bir şekilde uçaklarla Afganistan’a sınır dışı edildiği, insan hakları örgütlerinin Şubat ve Temmuz ayları arasında Türkiye makamlarının yüzlerce Suriyeli mülteciyi keyfi olarak gözaltına aldığını, alıkoyduğunu ve hukuk dışı şekilde geri gönderdiğini belgelediği ifade edildi.

“Türkiye, dünyanın en yüksek sayıda mülteciye ev sahipliği yapan ülkesi olmayı sürdürdü. Lakin siyasetçiler arasında ve medyada yükselen mülteci tersi ırkçı telaffuzların yarattığı yerin tesiriyle Afganların ve diğer mültecilerin müracaatları alınmadan geri gönderilmeleri ölümlere ve önemli yaralanmalara neden oldu” denildi. 

İşkence ve kötü muamele iddiaları

İşkence ve diğer tıpta kötü muameleye ilişkin “ciddi ve güvenilir” argümanların söylediği söz edilen olduğuna da raporda dikkat çekildi. Marmara Cezaevi’nde Ferhan Yılmaz isimli mahkûmun “gardiyanlar tarafından işkence ve kötü muameleye maruz bırakılması” sonucu hayatını kaybettiği hatırlatıldı.

Raporun “Cezasızlık” başlığı altında, Cemal Kaşıkçı cinayeti davasının Suudi Arabistan’a devredilmesi ile Tahir Elçi ve Metin Lokumcu davalarında yargılamaların hala sürmesi gösterildi. 

“Protesto hakkının kullanımında berbata gidiş var”

DW Türkçe’ye konuşan Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Kampanyalar ve İletişim Direktörü Tarık Beyhan, Türkiye’de protesto hakkının kullanımında berbata gidiş olduğuna dikkat çekti. “Geçtiğimiz yıllara göre bayanların yürüyüşlerine daha fazla müdahale ediliyor. Onur Yürüyüşleri evvelki yıllarda da yasaklanıyordufakat artık LGBTİ etkinliği yapmak imkânsız hale geldi” dedi. Beyhan’a göre, Türkiye protesto hakkının tamamen kaldırıldığı bir ülke görünümünde.

“Kadıköy’deki Süreyya Operası önünde basın açıklamasına izin veriliyordu, artık buna da müdahale ediliyor. Valilik nerede gösteri yahut protesto yapılabileceği alanlarını açıklıyor ama çok önemli olan protesto hakkının efektif kullanılması.”

Beyhan, ifade ve basın özgürlüğü açısından ise gazetecilerin gerek açılan davalar gerekse kolluk kuvvetlerinin müdahaleleri sonucu işlerini yapmalarının fiilen engellendiğini söyledi. Beyhan, sokak eylemlerini takip eden gazetecilerin polis tarafından çembere alınarak hareket etmelerini engellemenin, fizikî şiddet kullanılmasa dahi önemli bir saldırı olduğunu dile getirdi.

Tarık Beyhan, Türkiye’de işkence ve diğer çeşitte kötü muamele iddialarının arttığını, yıllık raporlarda azaptan sıklıkla bahsetmeye başladıklarını ve bu durumun tasa verici olduğunu vurguladı. Mülteci ve LGBTİ’lere yönelik ayrımcı telaffuzun yarattığı tehlikeye de dikkat çeken Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Kampanyalar ve İletişim Yöneticisi, hükümet ve siyasi partilerin oluşan tehditleri önlemeye yönelik harekete geçmeleri gerektiğini de sözlerine ekledi. 

Dünyada tasa veren gelişmeler

Uluslararası Af Örgütü’nün raporunda insan haklarının dünyadaki durumunu gösteren örneklere yer verildi. Etiyopya’daki savaşın 2022 yılında da devam ettiği ve Batı Tigray bölgesinde “Tigray halkının etnik temizliğe” maruz bırakıldığı ifade edildi.

Batı Şeria’daki Filistinliler açısından 2022’nin son 10 yılın en kanlı yılı olduğu belirtilerek, “Çoğu askeri baskınlar ve gözaltı operasyonlarında olmak üzere aralarında onlarca çocuğun da bulunduğu en az 151 kişi İsrail güçleri tarafından öldürüldü” denildi.

Ayrıca, Haiti, Mali, Venezuela, Yemen ve diğer birçok ülkede insanların silahlı çatışmalar ve şiddetten olumsuz etkilendiği dile getirildi. 

“Kadına şiddet global insan hakları sorunu”

Yıllık raporda, toplumsal cinsiyet temelli şiddetin 2022 yılında da sürdüğü ve “küresel bir insan hakları sorunu olmaya devam ettiği” vurgulandı.

Afganistan’da Taliban idaresinin bayanların ve kız çocukların eğitim, çalışma ve özerklik haklarını engelleyen aşırı sert kısıtlamalar getirdiğine, İran’da “ahlak polisi” tarafından gözaltına alınmasının akabinde hayatını kaybeden Mahsa Amini’nin ölümü sonrasında ülke çapında çok sayıda bayanın ve kız çocuğun yaralandığı, gözaltına alındığı ya da öldürüldüğü ifade edildi.

ABD Yüksek Mahkemesi’nin kürtaj erişimini anayasal teminat altına alan kararı bozduğu hatırlatılarak, “Karar, milyonlarca kadın, kız çocuk ve diğer insanlar için ömür, güvenlik ve ayrımcılıktan muaf olma hakkı gibi çok önemli hakların kullanılmasına tehdit oluşturdu” denildi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.