enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,1795
EURO
53,0558
ALTIN
6.673,04
BIST
14.442,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
11°C
İstanbul
11°C
Hafif Yağmurlu
Cumartesi Hafif Yağmurlu
12°C
Pazar Hafif Yağmurlu
12°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
14°C
Salı Hafif Yağmurlu
16°C

AKP’li Metiner: Hz. Ali’yi bilmeden Alevi olan, Hz. Hüseyin’i sadece Kerbela hadisesi üzerinden öylesine bilen pek çok Alevi’nin yaşadığı bir ülkedir Türkiye

“Aynı şekilde niye Sünni olduğunu bilmeden yaşayanların sayısının da fazlaca olduğu bir ülkedir Türkiye”

AKP’li Metiner: Hz. Ali’yi bilmeden Alevi olan, Hz. Hüseyin’i sadece Kerbela hadisesi üzerinden öylesine bilen pek çok Alevi’nin yaşadığı bir ülkedir Türkiye
05.05.2023 12:24
26
A+
A-

Eski AKP milletvekili Mehmet Metiner,Hz. Ali’yi bilmeden Alevi olan, Hz. Hüseyin’i yalnızca Kerbela hadisesi üzerinden öylesine bilen pek çok Alevi’nin yaşadığı bir ülkedir Türkiye.şekilde niye Sünni olduğunu bilmeden yaşayanların sayısının da fazlaca olduğu bir ülkedir Türkiye.” fikrini dile getirdi.

Metiner yazısında, “Az biraz mürekkep yalamışlarımız da dahildir buna.Siyasetçimiz, gazetecimiz ve entelektüelimiz de gayreti. Mezhepler tarihini eni husus bilmeden mezhepler hakkında konuşan, İslamiyet’in Kitab’ını okumadan ve Peygamber’in hayatını bilmeden din hakkında ahkam kesen gazeteci, siyasetçi ve entelektüelin köşe başlarını tuttuğu bir ülkede, Aleviliğin ve Sünniliğin din olduğu tezine karşılık verme mecburiyetini hissetmek ne üzücü bir durumdur. Tarihte kavramsal olarak Şia vardır evvela. “Taraftar” manasına gelir. Bu bir duruşun ismidir. Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (sav) vefatından sonra hilafetin Hz. Ali’ye ait olduğuna inananların Hz. Ali taraftarlığı için konulmuş bir tanımlamadır bu. Hilafetle başlayan hak iddiası Muaviye’nin gaspıyla doruk noktasına çıkmış ve Hz. Ali taraftarlığı siyasi bir doktrine dönüşmüştür. Temelini siyasetin oluşturduğu bu duruş, süreç içinde itikadın giydirildiği bir doktrine ve mezhebe dönüşmüştür. Hz. Ali taraftarlığı manasındaki Alevilik-Şiilik uzun tarihi süreç içinde çeşitli anlayışlara bölünmüştür. Kendi içinde de çok modüllü ve çatışmalı itikadi, siyasi ve fıkhi mezhepler olarak karşımıza çıkmıştır.” sözünü kullandı. 

Metiner şunları kaydetti:

Alevilik, genel manada Ali taraftarlığı demektir. Bu genel manası esas aldığımızda Sünni diye tanımlanan toplulukların Hz. Ali-Muaviye çatışmasında Ali’den yana oldukları ve Muaviye’nin temeline akide iştiraki yerine aşiretçiliği-kabileciliği, yani kavmiyetçiliği koyduğu ısırıcı saltanatçı tertibine karşı durdukları, yani temelde Ali taraftarları oldukları rahatlıkla söylenebilir. Hz. Hüseyin efendimiz başta olmak üzere Peygamberimiz’in güzide torunlarını Kerbela’da hunharca katleden zalim Yezid’e yürekten muhabbet duyanın Sünniliğinden elbette kuşku edilir. Sünnilik Emevicilik değildir. Alevilik de Abbasicilik ve Fatimilik…

Hz. Ali-Muaviye savaşında Hz. Ali’yi haksız, Muaviye’yi haklı gören bir anlayışın ismi değildir Sünnicilik.Zalim Yezid’e muhabbet duymanın ismi hiç değildir.Gerçek Sünniler, yani Emevicilik ideolojisini akideden inhiraf olarak gören Sünniler, katıksız Hz. Ali ve ehli beyt taraftarlarıdırlar. Ehl-beyt sevgisi ve ehl-i beytin yolu, gerçek Sünnilerin şiarıdır. Sünni akideyi tarihi vetirede Emevici çizgiye çekmek isteyenler bu gayretlerinde başarılı olamamıştır. Doktrinel manada Sünnilik Hilafeti-İmameti Hz. Ali ve çocuklarının hakkı olarak gören bir anlayışı benimsememişHz. Ali-Muaviye savaşında Hz. Ali efendimizin haklılığı ve meşruiyeti konusunda şeksiz-şüphesiz bir anlayışı benimsemiş ve pak ehl-i beytin yolunu da kendi yolu bilmiştir.”

ETİKETLER: , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.