Konrad-Adenauer-Stiftung Derneği’nin ‘Türkiye Gençlik Araştırması’ yayınlandı: Gençlerin yüzde 63’ü, imkân olsa öbür ülkede yaşamak istiyor

Konrad-Adenauer-Stiftung Derneği’nin, 16 vilayetten 18-25 yaş aralığındaki 2 bin 140 gençle görüşerek yaptığı Türkiye Gençlik Araştırması’nın sonuçları bugün yayınlandı. Sonuçlara göre, gençlerin yalnızca yüzde 17,3’ü mutlu ve yüzde 63’ü, imkân olsa diğer ülkede yaşamak istiyor.
Konrad-Adenauer-Stiftung Derneği’nin, 16 vilayetten 18-25 yaş aralığındaki 2 bin 140 gençle görüşerek yaptığı “Türkiye Gençlik Araştırması”nın sonuçları bugün yayınlandı. “Sosyo-demografik sonuçlar” alt başlığında, araştırmaya 16 vilayetten 2 bin 140 kişinin katıldığı, katılanların yüzde 56’sının kadın, yüzde 44’ünün erkek olduğu ve araştırmaya katılanların yaş aralığının 18-25 olduğu bilgileri yer aldı. Araştırmaya katılanların çoğunluğunun öğretim düzeyinin yüzde 63,3 ile lise ve dengi okul mezunu olduğu belirtilerek, “Araştırmamızda, iştirakçilere en son bitirilen okul, alınmış olan diploma, sorulduğu için, örneğin hala üniversite öğrencisi olanlar da, lise ve dengi okul mezunu olarak kodlandırılmıştır. Bu nedenle lise ve dengi okul mezunu görünenlerin sayısı en yüksek olarak ortaya çıkmıştır” denildi.
“Beslenme masraflarını karşılamaktaki zorluk seviyesi yüzde 55,4”
Raporda, iştirakçilerden öğrenci olanların yüzde 23,7’sinin kaliteli bir eğitim aldıklarını belirttiği, yüzde 60,4’ünün ise eğitimlerinden orta derece mutlu olduğunu belirttiği kaydedildi. Devamında, “Öğrenci olan gençlerin yüzde 61,3’ü eğitimlerini sürdürürken ekonomik açıdan zorluk çekmektedir. Eğitim masraflarını karşılamadaki zorluk, görece daha düşüktür, yüzde 50,4. Eğitimle ilgili ulaşım konusunda yaşanan zorluk düzeyi daha da düşmektedir, yüzde 42,2. İletişim (internet-telefon) masraflarını karşılamaktaki zorluk oranı yüzde 51,4’tür. Beslenme masraflarını karşılamaktaki zorluk seviyesi yüzde 55,4’tür. Barınma masraflarını karşılamaktaki zorluk seviyesi, öğrencilerin tüm mecburî muhtaçlıkları içinde zorlandıkları en düşük kalemdir, yüzde 37,6” tespitlerine yer verildi.
“Katılımcıların yüzde 30,1’inin kendini mutsuz olarak değerlendiriyor”
Araştırmaya katılanların “sadece yüzde 17,3’ü mutludur” denilirken, “orta derecede” mutlu olanların oranının yüzde 52,5 olduğu ve iştirakçilerin yüzde 30,1’inin kendini mutsuz olarak değerlendirdiği kaydedildi. İştirakçilerin gelecek gayeleri ve yaşamak istedikleri ülke tercihlerine yönelik tespitler ise, şöyle aktarıldı:
“Gençlerin gelecekteki en çok önemli amacı iyi bir hayat yaşamaktır (yüzde 46,7). Gençlerin yüzde 63’ü, imkân olsa öbür ülkede yaşamak istemektedir. İlk sırada tercih edilen ülke Almanya, ikinci sırada ise ABD’dir. Ülkeler grubu ise Avrupa, İskandinav ülkeleri ile Kanada’dır. Bir öteki ülkede yaşama isteğinin en çok önemli sebebi (yüzde 47,8), hayat şartlarını yükseltme isteğidir. İkinci çok önemli neden (yüzde 20,7) o ülkelerde daha çok özgürlük olduğu kanısıdır.”
“Türkiye’deki ekonomik durum berbattır diyenlerin oranı yüzde 86,2”
Gençlerin Türkiye’deki ekonomik duruma ilişkin görüşleri ise, şu şekilde aktarıldı:
“Türkiye ekonomik olarak az gelişmiş-gelişmekte olan bir ülkedir diyenlerin oranı yüzde 73’tür. Türkiye’nin şu anki ekonomi siyasetleri başarısızdır diyenlerin oranı yüzde 80,6’dır. Türkiye’deki ekonomik durum berbattır diyenlerin oranı yüzde 86,2’dir. Türkiye’deki gelir dağılım eşit değildir ve istikrarsızdır diyenlerin oranı yüzde 88,7’dir. Türkiye’de çok fazla işsizlik vardır diyenlerin oranı yüzde 84,6’dır. Tüketimim konusunda kendimi sınırlandırdım, tüketimimi azalttım, yüzde 84,4.”
“Katılımcıların yüzde 66,9’u özelleştirme siyasetlerini doğru bulmuyor”
Hükümetin uygulamalarına ilişkin, iştirakçilerin yüzde 70,4’ünün hükümetin yönetim biçimini doğru bulmadığını ve yüzde 81,2’sinin hükümetin adalet uygulamalarını doğru bulmadığını söylediği aktarıldı. Hükümetin ekonomi uygulamasını doğru bulmadığını belirten katılımcı sayısı yüzde 83,8 iken, hükümetin eğitim uygulamasını doğru bulmadıklarını söyleyen katılımcı sayısı yüzde 75,7 olarak raporda yer aldı. İştirakçilerin yüzde 66,9’u hükümetin özelleştirme siyasetlerini doğru bulmadığı belirtilirken, yüzde 86,3’ünün göçmen siyasetlerini doğru bulmadığı aktarıldı. Öne çıkan diğer tercihler ise şöyle sıralandı:
“-Hükümetin yabancılara emlak, gayrimenkul satışını doğru bulmuyorum, yüzde 81,1.
-Türkiye’nin bugünkü idaresinden mutlu değilim, Türkiye çok kötü yönetiliyor, yüzde 69,6.
-Türkiye’nin geleceğini çok iyi görmüyorumfakat geleceğinden umutluyum, yüzde 39,4. Türkiye’nin geleceğini çok iyi görmüyorum geleceğinden umutsuzum, yüzde 27,2.
-Türkiye’de meseleler yaşanmaktadır, yüzde 98,4. En çok yaşanan problemler sırasıyla, mevcut ekonomik şartlar, hukuk ve adalet, işsizlik, adam kayırma-yolsuzluk ve rüşvet.
-Devlette işe alımlarda ehliyet ve liyakate uygun davranılmadığını düşünüyorum, yüzde 71,3.
-Gençler, gündemi takip etmektedir, yüzde 85,5.
-Gençler, gündemi en çok sosyal medyadan takip etmektedirler, yüzde 52.
-Gençler, siyasetçi olarak en çok Mansur Yavaş’ı beğenip takdir etmektedir, yüzde 42.
-Seçimlerde Mansur Yavaş’ı cumhurbaşkanı adayı olarak istemektedirler, %53,5.
-Gençler Türkiye için, parlamenter sisteminin daha uygun olduğunu düşünmektedirler, yüzde 74,3
-Yakın gelecekte Türkiye’yi bekleyen problemler vardır, yüzde 98,3. İlk sırada gelen sorun ekonomik problemlerdir, yüzde 89,2.
-Türkiye’de en çok olması beklenen problemler, birlikte sırasıyla; ekonomik problemler (yüzde 32,2), sığınmacı sıkıntıları (yüzde 27,3) ve terör meseleleridir (yüzde 15,8).”
Sığınmacılar ile ilgili kısımda; iştirakçilerin yüzde 91,8’inin hükümetin mevcut sığınmacı siyaset ve uygulamalarını yanlış buldukları ve değiştirilmesi gerektiğini belirttiğine yer verildi.
“Gelecekten de çok fazla umutlu olmadıklarını göstermekte”
Öne çıkan tespitlerin yer aldığı yönetici özetinin sonunda yer alan değerlendirme ise şöyle:
“Araştırmaya katılan gençlerin, öğrenci olmakla birlikte çoklukla herhangi bir işte çalışmadığını görüyoruz. Aldıkları eğitimden, orta derecede mutlular ve eğitim sürecinde ekonomik zorluklar yaşamaktalar. Hayatlarından pek mutlu değiller, çoğunlukla orta seviyede memnuniyet ile hayatlarını sürdürüyorlar. Ülkenin ekonomisine ilişkin ve hükümetin uygulamalarına ilişkin yüksek oranlarda, olumsuz fikirlere sahipler. Adalet, insan hakları, işe yerleşme hususlarında epey yüksek oranda olumsuz bakış açısına sahipler. İmkân olduğunda, yurtdışına gitmek istemektedirler. Bu durum, ülkedeki ekonomi politik uygulamalara yönelik olumsuz bakış açıları ile birlikte düşünüldüğünde, yaşadıkları hayattan mutlu olmadıklarını ve gelecekten de çok fazla umutlu olmadıklarını göstermektedir.
“Politik olarak, siyasal angajman içinde olmadıkları görülüyor”
Politik olarak, aslında bir siyasal angajman içinde olmadıkları görülüyor. Belli politik görüşlere karşı mesafelifakat gündemi takip eden, seçimlerde oy verecek bir gençlik olduğundan söz edebiliriz. Bu da aslında, klasik siyasetçi ve siyasetlere karşı bir güvensizlik ve ilgisizlik hissinin dışavurumu olarak kıymetlendirilebilir. Var olan politik partiler içinde CHP ve siyasetçiler arasında Mansur Yavaş’ı ön plana çıkartıyorlar. Diğer parti ve siyasetçiler, bunlardan açık ara geride görünüyorlar. Mansur Yavaş’ı destekleyenler arasında, bayan erkek oranında bayanlar çok daha yüksek ve eğitim ortalamasında ise tekrar eğitimli bireylerin çok daha yüksek oranda oldukları görülmüştür.
“Gençler, sığınmacılara yönelik hükümet siyasetlerine karşı bir yaklaşıma sahip”
Sığınmacılar konusunda aslında, bu araştırmanın bir alarm verdiğini söylemek mümkün görünüyor. Gençlerin, sığınmacılara ve onlara yönelik hükümet siyaset ve uygulamalarına hayli karşı bir yaklaşıma sahip oldukları tespit edilmiştir. Gençlere kadar inen bu tepkisel yaklaşıma bakıldığında, sığınmacılara yönelik hali hazırdaki siyaset ve uygulamaların ülke için sürdürülebilir bir süreç olmadığına işaret ettiğini söylemek imkanlıdır.” (ANKA)