enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,0379
EURO
52,7952
ALTIN
6.657,01
BIST
14.329,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
18°C
Perşembe Çok Bulutlu
16°C
Cuma Hafif Yağmurlu
11°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
14°C

Fehmi Koru: Takımları başarıya götüren ruh siyasette eksikse bu duruma CHP örnek teşkil eder…

Fehmi Koru: Kadroları muvaffakiyete götüren ruh siyasette eksikse bu duruma CHP örnek teşkil eder…

Fehmi Koru: Takımları başarıya götüren ruh siyasette eksikse bu duruma CHP örnek teşkil eder…
16.06.2023 06:36
26
A+
A-

Fehmi Koru*

Olaylardan meydana geldiği zaman habersiz kaldığımı her itiraf ettiğimde nelerle meşgul olduğum merakının etrafta doğduğunu fark ediyorum.

Öyle ya, siyaset değilse ne dikkatimi kendine çekiyor?

En son izlediğim görüntülerden söz ederek merakları kısmen gidermeye çalışayım.

İngiliz itv televizyonu için hazırlanmış herbiri birer saatlik iki görüntüyü peş peşe izledim.

Programın ismi şu: ‘İngiliz futbolu Avrupa’yı ne zaman fethetmişti?’ (İngilizcesi: When English Football Ruled Europe?)

Bütün kupaların kupası sayılan Şampiyonlar Ligi’nin şampiyonluğu 1970’li ve 1980’li yıllarda İngiliz grupları tarafından elde edilmişti.

Önce Liverpool arka arda üç yıl şampiyon oldu. Sonra sıraya yeniden üç yıl üst üste Nottingham Forrest takımı girdi. En son da Aston Villa kupayı yeniden üç yıl üst üste kaldıran takım oldu. Hepsinden sonra Liverpool yeniden sıraya girdibu durum daima olmadı.

Alman ve İspanyol kadroları kupayı sonraki yıllarda kendi aralarında paylaştılar.

Bu yıl yeniden bir İngiliz takımı –Manchester City– Şampiyonlar Ligi şampiyonu olmayı başardı ve beklenen, onun gelecek birkaç yıl daha şampiyonluğu diğerlerine bırakmaması…

“Sıra yeniden bizde” diye düşünmeye başladı İngilizler İstanbul’da İnter karşısında kupa kaldırılınca…

Eskiler -1970’ler ve 1980’ler- ile bugün arasında pek çok fark, görüntüleri izlerkenkendini belli ediyor. Alanlar çok kötü. Formalar ilkel. Oyun üslupları göz alıcı değil. En değerlisi de, evvelden İngiliz grupları ekseriyetle sadece beyaz -hatta hepsi Britanyalı- oyunculardan oluşuyor…

Bugün alanlar harika. Futbol milyarlık bir kesime dönüştüğü için oyuncuların şikayet edebilecekleri pek bir şey yok. Evvelce en yüklü transferi yapan oyuncu 1 milyon sterlin almış. Oyuncuya bir gazeteci “Bu parayı hak ettiğine inanıyor musun?” diye sorunca ondan gelen yanıt şaşırtan: “Hayır, sanmıyorum.” İyi oyunculara onun transfer fiyatından daha fazlası her ay maaş olarak ödeniyor.

Yüz milyonlar transfer fiyatı olarak ödeniyor bugün ve her takımda dünyanın dört bir tarafından yabancı oyuncu var.

O günle bugün arasında belirleyici tek ortak noktayı, geçmiş devirlerin kupa kaldıran gruplarında oynamış oyunculara yöneltilen sorulara alınan yanıtları dinlerken öğrendim: Sihirli oyuncu yok aslında, sihirli teknik direktör var…

“Nedir o sihir?” sorusuna neredeyse tek ses halinde karşılık veriliyor: Tek tek birey olan oyuncuları takıma dönüştüren, grupla taraftarı bütünleştiren, oyuncuların kendilerinin bile varlığını keşfedemedikleri maharetlerini sahaya yansıtmalarını sağlayan kişidir teknik yönetici; muvaffakiyetler sahada kazanılsa da bunu sağlayan saha kenarındaki spor adamıdır…

Zafer, takım ruhundan kaynaklanıyor, o ruhu oyuncuyla taraftarı bir ve bütün yapan teknik yönetici sağlıyor…

İzlerken ister istemez etrafımda gelişen aktüel siyasi olayları düşünmeden edemedim.

CHP iç çekişmelerle çalkalanıyor. Pek çokları başkanın değişmesini talep ediyor ve bunu zorlamak için taraftarlar galeyana getirilmek isteniyor. Lider kendisini gemi kaptanı olarak görüyor görmesine,çalkantıları sonlandırmaye gücü yetmiyor. Sertleşenlere o da sertleşiyor.

Partide takım ruhu? Yok.

Takımın taraftarla bütünleşmesine bir görüntü var mı partide? O da yok.

Futbolda kazandıran teknik yönetici gün geliyor ekibine kupa kaldırtamıyor; takım eleniyor. Fakat aradan yarım yüzyıl geçmesine karşın adamın gerisinden konuşanlar başkanın hakkını teslim ediyorlar.

Başarılara imza atmış yöneticilerin, takım kaptanlarının stadyumlar önüne dikilmiş heykelleri onların hayırla yad edildiğini herkese hatırlatıyor.

CHP’liler lider olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nu seçmişler, şu anda onu hücumların maksadına koyanlar var ve başkaları de bunu yapanlara ses çıkartmıyorlar.

Bırakın heykellerini dikmeyi, çiğ çiğ yemeye hazır manzarasını veriyorlar.

AK Parti de parti ama farklı bir parti.

Ondaki ve liderindeki özellikler sayesinde, o çeşit özelliklerden yoksun partiler karşısında bugüne kadar daima başarılı olabildi AK Parti.

CHP’lilere İngiliz TV kanalında izlenebilen futbol görüntülerine göz atmalarını tavsiye edebilirim, ona gerek yok; bir partinin nasıl olması gerektiğini anlayabilmek için, AK Parti’ye biraz yakından ve ön yargılarını geride bırakarak bakmaları bile ders almaları için kâfi.

Sevmeseler, karşı çıksalar, hatta nefret etseler bile AK Parti onlar karşısında parti parti manzarasında.

CHP’liler önderlerini değiştirebilseler ne olacak?

Yeni lider bir gün kendi kuyusunun da bugün kendisini iş başına getirenler tarafından kazılacağını bilecek.

Futbol daha zevkli, ne yapayım…

*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.

 

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.