TBB Başkanı Sağkan’dan hukukçu milletvekillerine mektup: Sizden beklentimiz avukatlık mesleğinin derinleşen sıkıntılara tahlil bulmanız

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, yeni seçilen hukukçu milletvekillerine mektup gönderdi. Sağkan, gönderdiği mektupta, “Türkiye Barolar Birliği, barolar ve yargının kurucu ögesi savunmayı temsil eden binlerce avukat meslektaşınız olarak sizden acil beklentimiz; halkın hak arama özgürlüğünün teminatı olan avukatlık mesleğinin derinleşen sıkıntılarını ve bu sıkıntılara ilişkin tahlil tekliflerimizi sonuç alacak şekilde Meclis gündemine getirmenizdir” diye konuştu.
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, yeni seçilen hukukçu milletvekillerine, avukatların problemlerine ilişkin bir mektup gönderdi. Sağkan, gönderdiği mektupta şu tabirlere yer verdi:
“Sizleri; dünyanın sömürgeci güçlerine karşı kazandığı destansı zaferle, dünyanın umuda ihtiyacı olan milletlerine umut olan ve bu sebeple geri kalan tüm meclislerden başka bir kıymeti ve manası olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 28. Dönem Milletvekili seçilmeniz bundan ötürü tebrik ediyor ve seçimlerin ülkemiz ismine hayırlı olmasını diliyorum.
‘Vekil’ sıfatı ile bulunduğunuz Meclis, milli egemenliğimizin beden bulduğu ve ülkemiz ismine ortak hayallerimizin tohumlarının, memleketin 783.562 km²’lik toprağının her santimine ekilebileceği tek çatıdır ve bu çatı altında sizlerin yürüteceği yasama ve kontrol faaliyetleri, ülkemizin yaşadığı sıkıntıların tahlilindeki en büyük teminatımızdır. Gazi Meclis ve üyeleri, Kurtuluş Savaşı’ndan bugüne, en zorlu devirlerde, bu görevi büyük bir fedakârlıkla yerine getirmişlerdir.
Size, ülkemizdeki 180 bin avukatın ve 27 bin stajyer avukatın meslek örgütü olan Barolarımızın çatı örgütü Türkiye Barolar Birliği Başkanı,her şeyden önce hukukçu bir meslektaşınız olarak yazıyorum.
Bu mektubu hayata geçiren, şimdiye kadar türlü usullerle tahlile kavuşturmak için çabaladığımız başat meseleleri siz vekillerimize, -bir defa daha- yazılı bir şekilde, bir vatandaş olarak, bu sefer ‘asaleten’ dile getirme zorunluluğudur.
“Mesleğimizi icra ettiğimiz hukuk sistemimiz, ülke tarihinde tahminen de hiç olmadığı kadar tehdit altındadır”
Mesleğimiz ve mesleğimizi icra ettiğimiz hukuk sistemimiz, ülke tarihinde tahminen de hiç olmadığı kadar tehdit altındadır. Son yılların giderek derinleşen sıkıntılarının başında; hukuk eğitiminin niteliksizleşmesi, hukuk fakültesi ve mezun sayılarındaki olağanüstü artış, meslektaşlarımızın sosyoekonomik durumlarındaki katlanılamaz gerileme ve avukata yönelik şiddet olayları gelmektedir. Sayımızdaki plansız ve olağan dışı artışa karşın iş alanlarımızı geliştirici düzenlemeler ile önleyici avukatlık sisteminin hayata geçirilmesine dönük çalışmaların yapılmaması, özelikle mesleğinin ilk yıllarında olan gerek serbest gerekse bağlı olarak çalışan meslektaşlarımızın daha derin yaşadığı meselelere dönük tekliflerimizin hayata geçirilmemesi, meseleleri giderek büyüyen stajyer avukatların ücret probleminde kamu dayanağı sağlanmaması, kamu avukatlarının özlük haklarına ilişkin hak ettikleri düzenlemelerin hayata geçirilmemesi, serbest çalışan avukatların emeklilik haklarında yargının diğer süjeleri ile eşitlik prensibine uygun şekilde düzenleme yapılmaması ve avukatlık hizmetlerindeki vergi oranı ile yargılama sarfiyatı yükünün vatandaşın adalete erişimini engelleyecek noktaya gelmesi aynıi temel problemleri çözmeye dönük somut adımların uzun yıllardır atılmaması, yaş grubu ve çalışma modeli fark etmeksizin mesleğimizin tüm bileşenlerini artık tahammül edilemeyecek bir ekonomik kaosun içerisine sürüklemiştir.
Türkiye Barolar Birliği, Barolar ve yargının kurucu ögesi savunmayı temsil eden binlerce avukat meslektaşınız olarak sizden acil beklentimiz; halkın hak arama özgürlüğünün teminatı olan avukatlık mesleğinin derinleşen problemlerini ve bu sıkıntılara ilişkin tahlil tekliflerimizi sonuç alacak şekilde Meclis gündemine getirmenizdir. Dile getirdiğimiz ve çözülmesini talep ettiğimiz meslek meseleleri, vakitte vatandaşın adalete olan inancının giderek yok olmasındaki asıl sebeplerdir ve bunların ortadan kaldırılması temel öncelik olarak görülmelidir. Zira adaletin olmadığı yerde, geri kalan her şey manasını ve değerini yitirmektedir.
“Hukuksuzluklara ve hak ihlallerine karşı vereceğiniz her mücadelede dayanışma içinde olacağımızı bilmenizi isteriz”
Demokrasiye, insan hak ve özgürlüklerine, hukuk devletinin işlerliğine katkı sağlayacak her adımınızda; hukuksuzluklara ve hak ihlallerine karşı vereceğiniz her mücadelede dayanışma içinde olacağımızı bilmenizi ister; üstlenmiş olduğunuz onurlu vazifenin ülkemiz ve hukuk topluluğumuz için hayırlı olmasını dilerim. Adaletin resen gelmesini beklemek yerine, aynı adaleti hep birlikte tesis etmek için birlikte çalışmak ve üretmek dileğiyle.” (ANKA)