enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,3532
EURO
53,5211
ALTIN
6.875,62
BIST
15.062,65
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
22°C
İstanbul
22°C
Az Bulutlu
Pazar Çok Bulutlu
23°C
Pazartesi Az Bulutlu
25°C
Salı Az Bulutlu
25°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
21°C

Eski İstanbul Güvenlik Şube Müdürü Hanifi Zengin hakkında zorla getirme kararı

Eski İstanbul Güvenlik Şube Müdürü Hanifi Zengin hakkında zorla getirme kararı

Eski İstanbul Güvenlik Şube Müdürü Hanifi Zengin hakkında zorla getirme kararı
04.06.2024 16:30
6
A+
A-

Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan’ın Danışmanı Ekinsu Danış’ı darp ederek gözaltına alan eski İstanbul Güvenlik Şube Müdürü Hanifi Zengin’e karşı açılan davanın ilk duruşması görüldü.

İstanbul Adliyesinde görülen davada sanık polis Hanifi Güçlü hakkında zorla getirilme kararı verilerek, bir sonraki duruşma 17 Eylül st 11.40’a ertelendi.

Cumartesi Annelerinin 957. hafta hareketinde, Ekinsu Danış’ı darbederek gözaltına alan, Hanifi Zengin’e “Kadına karşı kolay yaralama” suçlamasıyla dava açılmıştı.

Evrensel’den Eylem Nazlıer’in haberine göre, İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davada sanık polis Hanifi Varlıklı duruşma da hazır bulunmazken Ekinsu Danış ve avukatları duruşmada hazır bulundu. Duruşmaya Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Emek Partisi İstanbul Kent Başkanı Sema Barbaros, Üniversal gazetesi yazarı Fatih Polat da katılarak Danış’a destek verdi.

“Kamu görevi yürütüyordum”

“Sicili kabarık bir polis”

Buna karşın herhangi bir anons ve ikaz yapılmadan bir anda polis çemberi içerisinde kendilerini bulduğunu söyleyen Danış, “O sırada birkaç kişi şiddet ve darp ile gözaltına alındığı için vekilim onların yanına gitti ve o sırada iki bayan polis yanıma gelerek beni kelepçe ile gözaltına almaya çalıştı. Ben de gözaltı gerektirecek bir suç işlemediğimi, bilhassa kelepçeyi kabul edemeyeceğimi zira vekil danışmanı olarak misyonumu yaptığımı ve herhangi bir tehlike arz etmediğimi izah ediyordum. O sırada herhangi bir sorun yoktu biz bayan polislerle konuşuyorduk. Bir anda Hanifi Güçlü uzak bir noktadan gelerek beni kollarımdan tuttu. Bir anda böylesi bir şiddetle karşılaşınca şaşırdım ve bırakmasını söyledim. O sırada yüzünü bana yakınlaştırdı ve kolumu daha da sıktı, o sırada gülüyordu. Birkaç defa bağırarak ‘seni var ya seni var ya’ gibi tamamlanmayan sözler söyledi, akabinde ‘senin o tırnaklarını sökerim’ diyerek kolumu kırmaya yönelik bir atakla bütün gücüyle kıvırdı ve gözaltı aracına gönderdi.

O sırada ben herhangi bir direnç göstersem çok net kolum şu an kırılmıştı. Bunu yapacak kadar kendini kaybetmişti. Hangi basamakta vekil geldi, danışman olduğumu söyledi hatırlamıyorum.fakat tehdit ve işkence sürerken vekilimin birkaç kere ‘o benim danışmanım, dokunamazsın sorumluluğunu yapıyor’ dediğini çok net duydum. Hanifi Güçlü o kadar denetimsiz bir haldeydi ki beni bırakmadığı gibi diğer eliyle de vekili dahi omzuna dokunmak suretiyle birkaç sefer itti ve ona da “vekil bey, vekilsen vekilliğini bileceksin” dedi. Ki Hanifi Varlıklı hakkında, kamuoyuna da tekraren sefer yansıdığı üzere demokratik ve anayasal haklarını kullanmak isteyen vatandaşlara, özellikle bayanlara ve basın mensuplarına yönelik şiddet, taciz ve tehdit fiiller nedeniyle suç duyurusu vardır. Bunlar benim sonradan öğrendiğim durumlar oldu” diye konuştu.

“İşimi yapmaya mahzur olmuştur”

“fakat benim durumumda ise artık mesele kelamlı şiddet ve tehdidi aşarak tamamen fizikî ve canavarca hislerle zarar vermeye yönelik bir fiil olmuştur” diyerek sözlerine devam eden Danış, “Herhangi bir tehdit teşkil etmememe karşın karşıt kelepçenin şiddet uygulanarak takılması insan onuruna aykırı bir işlem olmakla birlikte bu durumun suç olduğuna dair çok sayıda AYM kararı da vardır. Hanifi Güçlü de kötü muamele yasağını açıkça ihlal etmiştir. Ayrıyeten ben kendisine kendimi savunmak ismine dahi hiçbir şekilde direnç göstermedim. Buna karşın kolumu kırmaya teşebbüs etmesi zor kullanma yetkisinin hududunun aşılmasıdır. Bilhassa İstanbul Emniyet Müdür Yardımcılığı gibi yüksek bir pozisyonda olan polisin gözaltı sürecinin yol ve tekniklerini bilmemesi düşünülemez. Beni durduk yere tırnaklarını sökerim gibi tehdit etmesi ve bunu çarçabuk yapması da mesleğini berbata kullanmasının bir yansımasıdır. Ayrıyeten kendisi bir kamu vazifelisi olarak işimi yapmama da mahzur olmuştur. Sonuç olarak kendisi hakkında, görevi berbata kullanma, zor kullanma yetkisinin hududunun ihlal edilmesi, işkence ve kötü muamele, kanıyı ifade özgürlüğünün ihlali, taammüden yaralama, tehdit, kamu görevlisinin sorumluluğunu yapmasına mani olma nedenleriyle şikayetçiyim” dedi.

Danış, “Bana gösterilen eksper görüntüleri ise şimdi müdahalenin öncesindeki imajlardır. Ayrıyeten iki adet güvenlik çemberi yapılmıştır fakat niyeyse benim olduğum çember değil oburunun görüntüleri var. Bundan Ötürü ne ben ne vekilim ne de oradaki onlarca insan o gün orada hiç var olmamışlar gibi komik bir durum da ortaya çıkarmaktadır. Bu durum bile kuşku vericidir. Çok iyi anımsıyorum biz şiddetle gözaltına alınırken orada çok sayıda polis kamerası vardı. Madem bana dokunmadığını iddia ediyor o halde rahatlıkla ispatlayabilir o kareleri bularak, neyden çekiniyor?​” diye sordu.

Danış’ın avukatı Mustafa Söğütlü ise, “Sanık ünlü bir polis ama bu ünü iyi bir polis olmasından, sorumluluğunu iyi kullandığı için kazanmadı. Gazetecilere, bayanlara yaptığı kötü muamele ile anılıyor. Kötü muameleye yönelik hakkında bir sürü suç duyurusu var” hatırlatması yaptı.

Müvekkilinin gözaltına alınma sürecine dair ise Söğütlü, “Polis ilk önce kitleyi çembere alıyor. Sonra dağılın anonsu yapıyor, orada kitlenin dağılacağı bir pozisyon bırakmıyor” diyerek olayı gören çok sayıda şahit olduğunu bir sonraki duruşmada onların getirileceğini söyledi.

Söğütlü, sanığın kötü muamele suçundan, kamu görevlisinin sorumluluğunu yapmasını engellenme ve tehdit suçlarından cezalandırılmasını istedi. Ayrıyeten sanık polisin mazeret sunmadan keyfi olarak duruşmaya gelmediğini söyleyen Söğütlü, zorla getirilmesini talep etti.

“Tavrı provokatifti”

Söğütlü, EMEP Milletvekili İskender Bayhan’ın şahit olarak dinlenmesini istediklerini söyledi, talep kabul edildi.

Tanık olarak ifade veren İskender Bayhan, “Olay günü oradaydım. Cumartesi Anneleri’nin her hafta cumartesi günü gerçekleştirdiği aksiyonlardan biriydi. Milletvekili olarak oradaydım. Cumartesi Anneleri’yle buluştuğumuzda polis takımlarınca etrafımız bir anda çevrildi. Polisler benim milletvekili olduğumu biliyorlar. Polisler tarafından aksiyonun yasaklandığı söylendi ama herhangi bir yasak kararı gösterilmedi. Daha sonra gözaltı süreçleri başladı. Ben sanığı daha evvelce tanımıyordum. Gözaltı süreçleri sırasında karşıt kelepçe uyguluyorlardı. Ben bunun doğru olmadığını söyledim. O sırada basın danışmanım yanımdaydı. Güçlü, danışmanım olduğunu söylememe karşın Danış’ı gözaltına almak istedi. Güçlü, ‘Seni var ya seni var ya’ sözler söyledi. Gözaltı sürecinin hukuksuz olduğunu söyledim sanık beni de omzumdan itti. Gözaltına pürüz olamadım. Bana da haddini aşan laflar etti. ‘Vekilsen git Ankara’ya gösteri yapma’ gibi sözler söyledi. Hali provokatifti” dedi.

“Zorla getirilme kararı”

Bayhan’ın akabinde mahkeme heyeti, müştekinin katılma talebini kabul edildi. Sanık polis Hanifi Varlıklı hakkında zorla getirilme kararı verilerek, bir sonraki duruşma 17 Eylül 2024’e ertelendi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.