enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,2459
EURO
53,3084
ALTIN
6.851,18
BIST
15.040,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
23°C
İstanbul
23°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Çok Bulutlu
24°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C
Pazar Az Bulutlu
23°C
Pazartesi Çok Bulutlu
25°C

Fehmi Koru: Kıraç hisselerine bedavaya sahip olabilmek için çabalarken, İçişleri Bakanı Soylu, SBK’ya, neden “Bu, devlet meselesi” der?

Fehmi Koru: Kıraç hisselerine bedavaya sahip olabilmek için çabalarken, İçişleri Bakanı Soylu, SBK’ya, neden “Bu, devlet meselesi” der?

Fehmi Koru: Kıraç hisselerine bedavaya sahip olabilmek için çabalarken, İçişleri Bakanı Soylu, SBK’ya, neden “Bu, devlet meselesi” der?
15.09.2024 13:00
6
A+
A-

Fehmi Koru*

Bir süre cezaevinde konuk edildiği ABD’de hayatını sürdüren Sezgin Baran Korkmaz (SBK) ile Fatih Altaylı’nın mülakatını baştan sona ben de izledim. Hem de gözümü kırpmadan, tam üç st…
İki milyona yakın insan izlemiş mülakatı.

Programa “Bakan Soylu kimin ’50 milyon dolar borcunu sil’ dedi?” başlığı konulmasının çok izlenmede katkısı olmuştur.

Başlıktaki sorunun yanıtını biliyoruz: Ortak olduğu bir şirkette diğer ortaklarla ihtilafa düşen iş insanı İnan Kıraç, hisselerini kendi ismine alması için SBK’yı görevlendirmiş; o da payları 60 milyon dolara devralmış. Kıraç’tan “Aferin” bekleyen SBK, İçişleri Bakanlığı’na çağrılıp bakan Süleyman Soylu tarafından payları karşılıksız devretmesi yolunda uyarılmış…

Soylu, bunun ‘devlet meselesi’ olduğunu söylüyormuş…

Uyarı görevini Soylu’ya bizzat Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan vermiş… Erdoğan önce Adalet Bakanı Abdülhamid Gül’ü görevlendirmişfakat o “Adaletin alanına girmiyor” gerekçesiyle görevi kabul etmeyince, Soylu devreye girmiş… [Abdülhamit Gül bir süre sonra koltuğundan oldu zati.] Bu ortada, SBK’nın iktidarla ortasını düzeltmek için para karşılığı araya girmeye talipler çıkması gibi detaylar var ama esas husus daha önemli.

SBK’nın adının İnan Kıraç’la bir ortada anıldığını ilk işittiğimden beri yaşadığım şaşkınlık, ikili arasındaki ihtilafın tahlili için Erdoğan’ın devreye girdiğini, bakanlarını yönlendirdiğini öğrenince daha da büyümüştü.

Mülakattan teyidini aldığım bağa hala şaşırıyorum.

İnan Kıraç sıradan bir iş adamı değil. Koç Holding bünyesindeyken namı yürümüş, kendi holdingini kurunca namı düzgünce büyümüştü.

Galatasaray kulübünde iplerin onun elinde olduğu, kulübe liderlerin onun onayıyla seçildiği hep söylenegelmiştir.

Siyasetle de ilgiliydi İnan Kıraç. AK Parti iktidarını bir türlü içine sindirememişti.

Medya ile bağını daha 28 Şubat (1997 sonrası) günlerinde öğrenmiştik. Cumhuriyet gazetesinin sahibi olan vakfın yönetim kurulunda bulunuyormuş; gazete ne zaman badireye düşse maddi gücüyle sorunu o çözüyormuş…

Onun gazetenin idaresinde bulunduğu devrin öyküsü doktora tezi yapılsa ya da senaryosu yazılıp beyaz perdeye aktarılsa yeridir.

AK Parti’nin askeri vesayete son vereceği argümanıyla gittiği ve %58 oyla geçen 12 Eylül 2010 referandumunda, İnan Bey’in, var gücüyle sandıktan “Hayır” çıkması için çalıştığı biliniyor.

Referandumdan bir yıl sonra yapılan genel seçimde, CHP’nin AK Parti’den iktidarı alacak bir muvaffakiyet göstereceğine inanıyor ve isteyenle bu bahiste teze giriyordu İnan Kıraç. Cumhuriyet’e bunu sağlamak için gaz verdiğini gazetenin yazarları ifşa etmişti.

Gazete yazarlarından Cüneyt Arcayürek, seçimden 15 gün önce -12 Haziran 2011’de- sağlam kaynakları olan bir iş beşerinin CHP’nin iktidara geleceği tezini ve aksini düşünenlerle bahse girdiğini duyurmuştu.

İsmini açıklamadığı iş insanı, Arcayürek’e, “İddiayı kaybedersem ne isterseniz ama ne isterseniz alırım” da demiş…

“Kim olabilir bu iş insanı?” sorusunun yanıtını biliyordum ve yazdım da. Rahmetli Arcayürek iki gün sonra o ismi açıkladı esasen: İnan Kıraç. aynı yazısında, gazetenin bir öteki müellifinin, Leyla Tavşanoğlu’nun, o sırada bulunduğu Washington’da, idareden bir isimden, “AK Parti’nin oy oranı %38’de kalacak” mesajı aldığı bilgisini de verdi Arcayürek…Kıraç’ın ‘güvenilir kaynağı’ da böylelikle deşifre edilmiş oldu.

O günlerde, Ankara’da, Amerikalı diplomatların da beklentileri paylaştıkları kulaklara gelmekteydi.
Seçimde ne oldu?

Bir evvelki genel seçimde %46.58 olan oyu %49.83’e çıktı AK Parti’nin…

İnan Kıraç bahse girdiklerine vtlerini yerine getirmiş midir?

SBK’nın anlattıklarına bakarak, “Sanmam” diyorum.Herhalde şaşkınlığımın sebebini anlamışsınızdır: Yeminli bir AK Parti aksisi olduğu bilinen, 28 Şubat’taki eforlarına ek olarak, sonrasında AK Parti’nin başarısız olması için var gücüyle çalışan birine neden arka çıkar AK Parti genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Erdoğan? Kıraç hisselerine bedavaya sahip olabilmek için çabalarken, İçişleri Bakanı Soylu, SBK’ya, neden “Bu, devlet meselesi” der? Bu soruların karşılıklarını biliyorum, fakat tekrar de şaşırıyorum işte.

*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.