enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,1846
EURO
52,9954
ALTIN
6.703,28
BIST
14.442,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
13°C
İstanbul
13°C
Çok Bulutlu
Pazar Hafif Yağmurlu
12°C
Pazartesi Çok Bulutlu
15°C
Salı Az Bulutlu
16°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
20°C

Erkan Baş’tan MESEM’i protesto eden gençlerin tutuklanmasına tepki: Bu dava, bu ülkenin çocuklarına sahip çıkma davasıdır!

Erkan Baş’tan MESEM’i protesto eden gençlerin tutuklanmasına tepki: Bu dava, bu ülkenin çocuklarına sahip çıkma davasıdır!

Erkan Baş’tan MESEM’i protesto eden gençlerin tutuklanmasına tepki: Bu dava, bu ülkenin çocuklarına sahip çıkma davasıdır!
13.12.2025 15:00
2
A+
A-

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, MESEM uygulamasını ve çocuk ölümlerini protesto ettikleri için 11 gün önce tutuklanan TİP’li 16 gencin aileleriyle bir araya geldi. Görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Baş, “16 arkadaşımız, ‘Çocuklar ölmesin’ dedikleri için cezaevine atıldı. Bu dava, bu ülkenin çocuklarına sahip çıkma davasıdır. 16 arkadaşımızın davası hepimizin davasıdır” ifadelerini kullandı.

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Mesleki Eğitim Merkezleri’nde (MESEM) uygulamasını ve çocuk ölümlerini protesto amacıyla Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin

Erkan Baş, görüşmenin ardından tutuklu gençlerin aileleriyle birlikte ortak basın toplantısı düzenledi. 16 TİP’li gencin “Çocuklar ölmesin” dedikleri için cezaevine gönderildiğini kaydeden Baş, “16 arkadaşımızın davası hepimizin davasıdır” şeklinde konuştu.

“Çocuklar hayatını kaybederken bunu normalleştirmeye çalışan bir iktidara karşı sesini yükselttiği için 16 arkadaşımız şu anda cezaevinde”

Erkan Baş, basın toplantısında şunları dile getirdi:

“Hukuk çerçevesi içerisinde değerlendirmenin mümkün olmadığı bir durumla karşı karşıyayız. Dolayısıyla meseleyi yargı, yargı pratiği, hukuk, yasalar üzerinden değerlendirme imkanımız gerçekten yok. Herkes şunu bilsin, bu ülkede bir yılda 85 hatta, dün itibariyle 86 evladımızın hayatını kaybetmesini içine sindiremeyen, buna karşı sessiz kalmayı içine sindiremeyen, üstelik devletin denetiminde çalışmaya gönderildiği yerde çocuklar hayatını kaybederken bunu normalleştirmeye çalışan bir iktidara karşı sesini yükselttiği için 16 arkadaşımız şu anda cezaevinde. Tek suçları bu. ‘Çocuklar ölmesin’ sesini Türkiye toplumuna duyurmak için ve bunun doğrudan sorumlusu olduklarına inandıkları bakanın karşısında ifade etmek istedikleri için 16 arkadaşımız tutuklu. Bunu hangi hukuki kılıf içerisine yerleştirmeye çalışırlarsa çalışsınlar değiştiremeyeceklerini bir kere ifade etmemiz lazım ve bu nedenle de 16 arkadaşımızın her biriyle gurur duyduğumuzu, 16 arkadaşımızın her biriyle birlikte ‘Çocuklar ölmesin’ sesini bizlerin de yükselttiğini tüm kamuoyuyla paylaşarak başlamak istiyorum.

“Bizim karşı çıktığımız çocuklarımızın meslek sahibi olması değil, bizim karşı çıktığımız çocuklarımızın öldürülmesi…”

Bugün arkadaşlarımızın aileleriyle, hukukçu arkadaşlarımızla, akademisyenlerle ve öğrenci arkadaşlarımızla beraber bu adaletsizliğin, bu hukuksuzluğun bir an önce son bulması için yapılabileceklere dair bir değerlendirmede bulunduk. Çünkü aslında arkadaşlarımızın temel muratlarının bugün itibariyle karşılığını bulduğunu düşünüyoruz. Bugün itibariyle Türkiye’de çok daha fazla insan MESEM denilen cinayet projesini sorgulamaya, tartışmaya başladı ve özellikle iktidar tarafından da bu projenin devam ettirilmesi konusunda bir manipülasyonla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Değerli arkadaşlar şunu ifade etmek istiyorum, elbette ki eğitim sürecinin bir parçası da meslek edindirmektir ve çocuklarımızın geleceğe en sağlıklı, en doğru biçimde hazırlanması için, meslek kazanmaları için doğru sağlıklı bir eğitim modelinin geliştirilmesi bu memleketin önemli ihtiyaçlarından bir tanesidir, ne biz ne cezaevindeki 16 arkadaşımız buna karşı çıkıyoruz. Bizim karşı çıktığımız çocuklarımızın meslek sahibi olması değil, bizim karşı çıktığımız çocuklarımızın öldürülmesi, çocuklarımızın kontrolsüz iş yerlerinde sadece patronlara daha fazla para kazandırmak için ucuz iş gücü olarak görülmesi, çocuklarımızın köle olarak görülmesi ve bunun sonucunda hayatını kaybettiğinde bunun hesabının sorulmaması, bizim karşı çıktığımız budur. Arkadaşlarımızın karşı çıktığı budur ve bu nedenle bu projeye karşı sesimizi yükseltmek için arkadaşlarımız bizler adına da bu memleketteki vicdan sahibi, onur sahibi bütün insanlar adına da bakanın karşısına dikilmiş ve çocukların öldürülmesine sessiz kalmayacaklarını, buna izin vermeyeceklerini en güçlü biçimde ifade etmişlerdir. Bunun intikamını almak için arkadaşlarımızı tutuklamaya kalkanlar büyük bir hata işlemektedirler. Çünkü inanıyoruz, biliyoruz bu memleketteki milyonlarca insan şu anda cezaevindeki 16 Türkiye İşçi Partili gençle aynı fikirlere sahip. Bu memleketteki milyonlarca aklını, yüreğini, vicdanını yitirmemiş insan arkadaşlarımızın haksız, hukuksuz biçimde cezaevine atıldığının bilincinde.

“Arkadaşlarımız ‘Çocuklar ölmesin’ dedikleri için hapiste tutulmaya çalışılıyor”

Öyle bir dönemden geçiyoruz ki bir taraftan ceza infaz indirimi tartışılıyor, bir taraftan bu memlekette hırsızlık yapanları, yolsuzluk yapanları, katilleri nasıl bir an önce cezaevinden çıkartırız tartışmaları yapılıyor, bir taraftan sadece çocuklar ölmesin dediği için 16 arkadaşımız cezaevine atılıyor. Bir taraftan bu memlekette el kadar bebekleri sadece daha fazla para kazanmak için öldüren bir katil şebekesi, Yenidoğan Çetesi diye bir şey tartışılıyor, onlar ellerini kollarını sallayarak geziyorlar. Bizim arkadaşlarımız ‘Çocuklar ölmesin’ dedikleri için hapiste tutulmaya çalışılıyor. Bu memlekette her tür hukuksuzluk, her tür gayrimeşru faaliyet, çete faaliyeti sadece ve sadece iktidarın etrafında yaşadıkları için bazılarının ödüllendirilmesine, bırakın cezalandırılmasına, ödüllendirilmesine neden olurken, bu memleketin en temiz, en onurlu, en başı dik 16 tane gencini cezaevine atıp bunu normalleştirmeye çalışan bir iktidar var. Bunu asla kabul etmeyeceğiz.

“Bu dava bu ülkenin çocuklarına sahip çıkıp çıkmaması davasıdır”

Çağrı yaptı: 16 kardeşimize, bu ülkenin çocuklarına, gençlerine hep beraber sahip çıkalım

Ben buradan tüm muhalif partilere, tüm sendikalara, tüm demokratik kitle örgütlerine, akademisyenlere, öğrencilere, en önemlisi bu memleketin emekçi anne ve babalarına sesleniyorum: Bu 16 kardeşimize hep beraber sahip çıkalım, bu ülkenin çocuklarına, bu ülkenin gençlerine sahip çıktığımızı hep birlikte gösterelim istiyorum. Ben bir kez daha ailelere yürekten geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. Her bir ailemize teker teker teşekkür etmek istiyorum. Yani bu bencilliğin, bu ben merkezciliğin, bu kendini kurtar dünyasının içerisinde ülkenin derdiyle dertlenen, memleketin derdiyle dertlenen, başka insanların derdiyle de dertlenen pırlanta gibi kardeşlerimizi bu düzen içerisinde, bu kara düzen içerisinde yetiştirebildikleri için onların emeklerine, yüreklerine sağlık diyorum. En kısa sürede 16 arkadaşımızla kucaklaşmak üzere hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.” (ANKA)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.