enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,8544
EURO
52,9003
ALTIN
6.914,94
BIST
14.201,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Cuma Çok Bulutlu
14°C
Cumartesi Az Bulutlu
15°C
Pazar Hafif Yağmurlu
15°C
Pazartesi Az Bulutlu
18°C

Uzmanlardan uyarı: Ailedeki kanser geçmişi, risk oluşturabilir; düzenli kontrole gidilmeli

Uzmanlardan uyarı: Ailedeki kanser geçmişi, risk oluşturabilir; düzenli kontrole gidilmeli

Uzmanlardan uyarı: Ailedeki kanser geçmişi, risk oluşturabilir; düzenli kontrole gidilmeli
03.01.2026 09:00
2
A+
A-

Uzmanlar, ailesinde kanser geçmişi olanların özellikle 45 yaşından itibaren düzenli kontrole gitmesi gerektiğini belirtti. Uluslararası Üroloji Araştırmaları Derneği (IURES) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Fatih Atuğ, “Mesela, babası veya kardeşi prostat kanseri olan bir kişinin prostat kanserine yakalanma riski normalin iki katına çıkıyor. Ailede birden fazla kişide prostat kanseri varsa bu risk daha da artar. Bu durumda erken tanı için testlerin daha erken yaşta başlatılması gerekir” dedi.

Türkiye gazetesinin haberine göre; uzmanlar, en sık görülen erkek kanserleri arasında ilk sıralarda yer alan prostat kanserinde aile hikâyesinin etkisinin sanılandan çok daha önemli olduğu konusunda uyardı.

Prostat kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 5-10’nundan genetik geçişin sorumlu olduğunu söyleyen Uluslararası Üroloji Araştırmaları Derneği (IURES) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Fatih Atuğ, “Mesela, babası veya kardeşi prostat kanseri olan bir kişinin prostat kanserine yakalanma riski normalin iki katına çıkıyor. Ailede birden fazla kişide prostat kanseri varsa bu risk daha da artar. Bu durumda erken tanı için testlerin daha erken yaşta başlatılması gerekir” dedi.

Yakın akrabalarda görülen bazı jinekolojik kanserlerin (özellikle göğüs, yumurtalık ve rahim kanseri) gibi hastalıkların da prostat kanseri riskini artırabileceğine işaret eden Prof. Dr. Atuğ, “Ama bu artış her jinekolojik kanser için geçerli değil, özellikle genetik geçişli olanlar önemlidir. Bazı ailelerde kanser yatkınlığı tek bir organa değil, genetik bir bozukluğa bağlı olur. BRCA gen mutasyonları yani BRCA1 ve BRCA2 mutasyonları kadınlarda göğüs ve yumurtalık kanseri riskini artırır; erkeklerde ise hem prostat kanseri riskini artırır hem de daha agresif seyretmesine yol açabilir” uyarısını yaptı.

Yapılan çalışmalarda ailesinde prostat kanserine yakalanan kişi sayısı, yakınlık derecesi ile bu kişilerin prostat kanserine yakalandığı yaşın da önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Atuğ, “Baba veya kardeşin prostat kanserine yakalanma yaşı ne kadar erkense diğer kardeş ya da oğul da da risk o kadar artar. Eğer aileden prostat kanserine yakalanan kişinin yaşı 55’in altında ise risk önemli oranda artar” dedi.

Erken teşhisin önemi

Prof. Dr. Fatih Atuğ şu uyarıyı yaptı:

“Hastalık, erken evrede çoğu zaman belirti vermezken, ilerleyen seviyede sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, idrar akımında zayıflama, tam boşaltamama hissi görülebilir. Bu şikâyetler, her zaman kansere bağlı değildir; iyi huylu prostat büyümesinde de görülür. Öte yandan prostat kanseri erken teşhisle büyük ölçüde kontrol altına alınabilir. Modern görüntüleme, robotik cerrahi, gelişmiş radyoterapi teknikleri, abirateron/enzalutamid gibi yeni nesil ilaçlar ve teranostik yaklaşımlar sayesinde, birçok hastada uzun ve kaliteli bir yaşam mümkündür.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.