CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP’li belediyelerin kreş, öğrenci yurdu, kent lokantası ve sosyal destek projelerine dikkat çekerek, “Ne kadar kötülük görsek de direnmeye, mücadele etmeye ama çalışmaya devam edeceğiz” dedi. CHP Genel Başkanı Özel …

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP’li belediyelerin kreş, öğrenci yurdu, kent lokantası ve sosyal destek projelerine dikkat çekerek, “Ne kadar kötülük görsek de direnmeye, mücadele etmeye ama çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
CHP Genel Başkanı Özel, “Karabağlar Dönüşüm Modeli Osman Aksüner Mahallesi 1. Etap Kentsel Tasarım Proje Lansmanı” programına katıldı. Burada konuşan Özel, şunları söyledi:
“Bugün dört belediyemizde açılış yaptık. Toplam sayıları Buca’dakilerle birlikte 30’a yaklaşıyor. Türkiye hem konut sorununu, hem barınma sorununu aşmak için kiralık sosyal konut kavramıyla tanımış oldu. Bundan sonra hızlı şekilde çeşitli olumlu gelişmelerin yaşanacağını düşünüyoruz. Bütün kentsel dönüşümlerin belediyelere bırakılması ve kolaylaştırılması lazım. Maalesef hiç hak etmediği üvey evlat muamelesini bu iktidardan gören İzmir, kentsel dönüşümde geride bırakıldı. Belediyelerin projelerine hep mesafeli yaklaşıldı. Yıllardır istendi ama bir türlü istenen sonuç alınamadı.
“Bütçe açığı yüzde 15’e indirdi personele borç yok”
Biz iki yıldır yerel yönetimlerde, İzmir’de büyükşehir dahil 31 belediyenin 29’unu yönetiyoruz. Bu konuda İzmir 2023 seçimlerinde üzüldü, sıkıldı ve 2024’te Cumhuriyet Halk Partisi’nden değişim bekledi. Karabağlar’da yıllarca önemli hizmetler yapmış, belediye başkanımızın da tüm hizmetlerine teşekkür ederek, kendisinin de temiz, titiz yönetimini takdir ederek bir bayrak devir teslimi oldu. Kendisi çevre mühendisi olan, bilimsel çalışmaya, veriyle çalışmaya inanan, genç ve kadın birisini önce size emanet ettik. Siz de Karabağlar’ı Helil Kınay’a emanet ettiniz. O günden bugüne tüm zorluklara, içsel ve dışsal birtakım problemlere rağmen, hükümetin ‘Silkeleyelim’ demesine rağmen, bütçedeki zorluklara, projelerde yaratılan zorluklara rağmen Helil Kınay önemli bir çalışma yapıyor. Yüzde 46 oyla kendisine emanet ettiğiniz bu kente çok daha yüksek bir memnuniyet oranıyla hizmet etmek için elinden geleni yapıyor. Ben belediyeleri aldığımızda belediyelerin harcına, borcuna, kapasitesine bakıyorum. Burası da yüzde 33’lük bütçe açığıyla devralınmış. Bugün verileri istediğimizde Helil Başkan ve ekibi bize bütçe açığının iki yılda yüzde 15’e indiğini, gelecek yıl artık yüzde 10’un altına ineceğini ve bütçe açığının artık tek rakamlı sayılarla önümüzdeki yıllarda sürdürüleceğini ifade etti. Belediyenin personeline hiçbir borcunun olmadığını memnuniyetle takip ediyorum.
“Duran kooperatiflerin hepsinde harekete geçildi”
Filoya kazandırılan 81 hizmet aracıyla, kiralama ihalelerine son verildiğini gördüm. Belediyenin akaryakıt istasyonlarıyla anlaşıp, esnafa yüzde 5’lik sağladığı indirimi, Karabağlıların tüketimden gelen gücünü kolektif olarak kullanma becerisini, başkanımızın buna öncülük etmesini önemli bir hizmet olarak gördüm. Bölgesel İstihdam Ofisi’nde bin 845 vatandaşımızı iş sahibi yapmış olmalarını büyük memnuniyetle görüyorum.
Önceki Büyükşehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer, İl Başkanımız Şenol Aslanoğlu, Heval Savaş Kaya, Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol tutuklu durumdalar. Onların tutukluluklarının sebebi kentsel dönüşüm meselesi, hem de inşaat maliyetlerinin çok arttığı, müteahhit kârının bu işleri kurtarmadığı sırada kooperatif mantığıyla çözüm üretmek istemesi. Maliyetler 10 kat artınca, birtakım sıkıntılar yaşanınca bu işte aksama oldu. Geçtiğimiz ay, nasip oldu, 2 Nisan günü. Bu kooperatiflerden, duran kooperatiflerin hepsinin harekete geçtiğini büyük memnuniyetle gördüm. Birinci etabın anahtar teslimlerine başladık. Yıl sonuna kadar birinci etabın, projenin tamamen tamamlanacağını, anahtarlarının verileceğini müjdeledik. Geçmişte üzülen, protesto edenlere anahtarlarını vermeye başladık. İzmir’de çok büyük moral ve motivasyon yarattı. Her birisi ilerliyor.
“O gün bugündür, huzurumuz yoktur”
Türkiye siyasi tarihinde bir partiye nasip olan en büyük yerel yönetimler başarısını, hem de 2023’teki seçim kaybından ve büyük bir moral bozukluğundan sonra çok büyük bir başarı elde ettik. Devamında pozitif gündemimizin olmasını, Türkiye’de siyasetin gergin olmamasını, normalinin bu olduğunu, siyasetçilerin kavga eden, el sıkışmayan, şehit cenazesinde birbiriyle konuşmayan meselenin doğru olmadığını söyledik. Hatta ‘Madem ki Genel Başkan seçildik. Arayan soran olmadı hükümetten, daha doğrusu AK Parti’den. 31 Mart’a birinci parti olduk bize düşer’ dedik. Bayramda telefonu açtık. Ziyareti yaptık. ‘Bundan sonra biz yerelde, siz genelde iktidarsınız’ dedik. ‘Çözülecek sorunlar var’ dedik. Biz ‘didişmek yerine kentleri depreme hazırlamalıyız’ dedik. Ve ‘Emekliye, asgari ücretliye, çiftçiye, memura, esnafa sahip çıkın. Biz de ülkenin birinci partisi olarak elimizden geldiğince olumlu işlere destek verelim. Siz de yerel yönetimlere destek verin hep birlikte bu ülkeyi kalkındıralım. Sandığa vardığımızda da millet kararını versin ama sandığa kavgayla gitmeyelim’ dedik. Bu iş milletimiz tarafından takdir gördü. Anketlerde destek gördü. Efendim bana dediler ki, ‘Bu normalleşme, bu iyiye giden bu işler CHP’ye yarıyor.’ ‘Dilinizi ısırın. Önemli olan memlekete yaraması’ dedim.
Sayın Erdoğan’a da demişler ki ‘Bu iş CHP’ye yarıyor, bu işi bitirin. Ama bitirmenin maliyeti var, bitirt.’ O günden beri aradı ki ‘CHP’nin nereden nasırına basarım, nereden beline vururum, nereden canını incitirim, nasıl dikkatini dağıtırım, nasıl hizmetine engel olurum ki bu iktidar Cumhuriyet Halk Partisi’ne duyulan bu yerel yönetim memnuniyeti genel seçim memnuniyetine dönüşmesin.’ O gün bugün huzurumuz yoktur. Yerel seçimleri kazandık, millete hizmet ettik, seçtiğine saygı gösterdik ve dedik ki ‘Bu ülkeyi vatandaşın yerel yönetimlerdeki memnuniyeti üzerinden partimizi yeniden iktidar yapalım ve yüzleri güldürelim.’ ‘Sen misin bunu söyleyen?’ O gün bugündür huzurumuz yoktur. Bütün imkanlarıyla, yargısıyla, yani öyle işler ki iftiralarla, gizli tanıklarla, hakaretlerle, öyle bir yere getirdiler, Cumhurbaşkanı adayımızı tutukladılar, seçilmiş belediye başkanlarını, belediye meclis üyelerini tutukladılar. Partiye kurumsal saldırdılar ve tek amaç var. ‘Bunlara huzur vermeyelim, çalışmasınlar, başaramasınlar.’
“CHP’li belediyeler çalışıyor”
Vatandaşın bunca engellemeye rağmen iyi niyetli çabayı gördüğünü ve gayretli hizmetleri ödüllendirdiğini görüyorum. Atatürk’ten aldığımız emanet kadınla erkeğin eşit olmasıdır. Bu yüzden çocuğa da kadına da aileye de faydası olan kreşi önemsedik, 1000 kreş hedefi koyduk beş yılda. İkinci yılın sonunda milletimizin huzurundayız. 802 kreş yapmış CHP’li belediyeler. Hedefin yüzde 80’ini tutturmuşlar. Bir garibanın çocuğu üniversiteyi kazanır. Gider, gittiği yerde barınma sorunu var. Yurt yoksa yandın. Evler öyle ki artık eskiden üç öğrenci, dört öğrenci birleşiyordu, şimdi Kenya’dan kaçak gelenler gibi 10 öğrenci birleşse bir tane ev tutmak mümkün değil. Öyle olunca yurt çok önemli. Bu yurtları devlet açmazsa olur olmaz kurumlar açıyor. İkinci yılın sonunda milletin huzuruna 78 öğrenci yurduyla çıkmış durumdayız. Kent lokantası İstanbul’da, fikrinin de isminin de Ekrem Başkan’a ait olduğu bir lokanta. Türkiye’de örnek olmasını istedik. ‘Beş yıl içinde kent lokantaları 200’ü bulur mu dedik?’ Daha iki yıl olmuştu kent lokantaları 172’ye ulaşmıştı. 172 kent lokantasıyla, 173 Halk Market, Halk Mandıra’yla Cumhuriyet Halk Partili belediyeler çalışıyor. Türkiye’deki tüm belediye başkanlarımızı kutluyorum ve teşekkür ediyorum. Buradan sonra çalışmaya devam edeceğiz. Ne kadar kötülük görsek de elbette direnmeye, mücadele etmeye ama çalışmaya devam edeceğiz.”