enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,5827
EURO
53,0579
ALTIN
6.660,52
BIST
14.012,01
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
19°C
İstanbul
19°C
Hafif Yağmurlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
20°C
Cuma Hafif Yağmurlu
21°C
Cumartesi Çok Bulutlu
20°C
Pazar Yağmurlu
21°C

TÜAD’ın 29. Araştırma Zirvesi: Yapay zekâ, tüketici davranışları ve toplumsal dönüşüm

Türkiye Araştırmacılar Derneği’nin (TÜAD) bu yıl 29’uncusunu düzenlediği Araştırma Zirvesi, 7 Mayıs’ta İstanbul’daki Raffles Otel’de gerçekleştirildi. “İnsanın İki Yüzü: Akıl ve İçgüdü” temasıyla düzenlenen zirvede; araştırma, pazarlama, medya …

TÜAD’ın 29. Araştırma Zirvesi: Yapay zekâ, tüketici davranışları ve toplumsal dönüşüm
20.05.2026 21:30
0
A+
A-

Türkiye Araştırmacılar Derneği’nin (TÜAD) bu yıl 29’uncusunu düzenlediği Araştırma Zirvesi, 7 Mayıs’ta İstanbul’daki Raffles Otel’de gerçekleştirildi. “İnsanın İki Yüzü: Akıl ve İçgüdü” temasıyla düzenlenen zirvede; araştırma, pazarlama, medya, iletişim ve akademi dünyasından isimler insan davranışları, yapay zekâ, tüketici eğilimleri ve toplumsal dönüşüm başlıklarını tartıştı.

Zirvenin açılış konuşmasını yapan TÜAD Başkanı ve Ipsos Türkiye CEO’suSidar Gedik, araştırma sektörünün yalnızca veri üretmediğini, toplumsal dönüşümü anlamlandıran bir işlev üstlendiğini söyledi. Gedik, yapay zekâ, etik, metodoloji ve insan kaynağının sektörün gelecek dönem gündeminde öne çıkacağını ifade etti.

Sidar Gedik

Etkinlikte konuşan Reklamverenler Derneği Başkanı ve REPİD Yönetim Kurulu BaşkanıAhmet Puraise araştırmanın karar alma süreçlerindeki rolüne dikkat çekerek, araştırma bütçelerinin “maliyet” değil stratejik bir yatırım olarak görülmesi gerektiğini söyledi.

TÜSİAD Yönetim Kurulu ÜyesiAzmi Gümüşlüoğluda konuşmasında kurumların yalnızca destekleyen kesimleri değil, eleştirel kitleleri de anlaması gerektiğini belirtti.

“Koyu taraftarlarınıza gösterdiğiniz ilgiyi, koyu muhaliflerinize de gösterin”

TUSIAD Yönetim Kurulu Üyesi Azmi Gümüşlüoğlu, “Değişken İş Başlığında Sürdürülebilir Denge” başlıklı konuşmasında her sistemin en başta ne kadar irrasyonel görünürse görünsün kendi açısından mutlaka bir önceliklendirme mantığı taşıdığına vurgu yaptı. Kendi “3 Evreka” yaklaşımını farklı sorularla ortaya koydu. “1.Gündemi mi takip ediyoruz, birbirimizi mi?” ve “2.Ayakta kalmaya mı çalışıyoruz, ileri gitmeye mi?” sorularıyla konuşmasına yön veren Gümüşlüoğlu; İnsan davranışının karmaşık ancak öngörülemez olmadığını, asıl meselenin gürültüyle sinyali ayırabilmek olduğunu ifade etti. Zor dönemlerde ayakta kalanların değişimi doğru okuyanlar, fark yaratanların ise dönüşümü herkesten önce görebilenler olduğunu ifade etti. Kurumlara, 3. Evreka olarak “Koyu taraftarlarınıza gösterdiğiniz ilgiyi, koyu muhaliflerinize de gösterin” mesajını veren Gümüşlüoğlu, farklı sesleri anlamanın sürdürülebilir büyüme açısından kritik olduğunun altını çizdi.

Zirvede yapay zekâ ve veri analitiği başlığı da öne çıktı. Pladis Ana Markalardan Sorumlu Pazarlama DirektörüAhmet Necmi Dinçile eBrandValue Kurucu OrtağıTolga Akçura, veri odaklı pazarlama ve gerçek zamanlı analiz süreçlerinin marka yönetimindeki etkilerini anlattı.

NielsenIQ oturumunda ise e-ticaret ve “agentic AI” yaklaşımının tüketici davranışlarını nasıl dönüştürdüğü ele alındı. Konuşmacılar, büyük dil modellerinin markalar açısından giderek daha belirleyici hale geldiğini ifade etti.

Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim ÜyesiErdoğan Koç, tüketici davranışlarının yalnızca rasyonel karar mekanizmalarıyla açıklanamayacağını söylerken; gazeteci ve yazarAlp Akiş, bilgi yoğunluğunun arttığı dönemde haberciliğin rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Türkiye’de enflasyon algısı yalnızca ekonomik değil”

İstanbul Topkapı Üniversitesi RektörüEmre Alkin, 2030’a Doğru Türkiye Makrosu” başlıklı oturumunda Türkiye ekonomisine ilişkin güncel görünümü değerlendirdi. Albert Ali Salahise insan zihni ile yapay zekâ arasındaki karar alma süreçlerini karşılaştırmalı olarak değerlendirdi.

Enflasyon, kur, faiz ve beklenti yönetimi üzerine konuşan Alkin, ekonomik göstergelerin yalnızca verilerle değil, toplumun beklenti ve algılarıyla birlikte okunması gerektiğine dikkat çekti. Konuşmasında ekonomik karar süreçlerinde gerçeklikle yüzleşmenin önemine vurgu yapan Alkin, Paul Dirac’ın “Anlamlı matematik, görmek istemediğin veriyi denklemden çıkarmak değildir” sözünü hatırlatarak veriyi seçerek değil, bütüncül şekilde değerlendirmenin gerekliliğini ifade etti. Türkiye’de enflasyon algısının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir mesele haline geldiğini belirten Alkin; güven, beklenti yönetimi ve iletişimin ekonomi politikalarında kritik rol oynadığını söyledi.

“Bitkiye yapay zekâ ve yapay duygular entegre edilmesi…”

Utrecht Üniversitesi Enformasyon ve Bilgisayar Bilimleri Bölümü’nden Prof. Dr. Albert Ali Salah, “İnsanda ve yapay zekâda Rasyonellik” başlıklı konuşmasında insan zihni ile yapay zekâ arasındaki karar alma süreçlerini karşılaştırmalı olarak ele aldı. Salah, bir bitkiye yapay zekâ ve yapay duygular entegre edilmesi üzerine geliştirdikleri deneysel çalışmayı paylaşarak, yapay zekânın artık yalnızca hesaplama yapan değil; duygu, empati ve davranış simülasyonu kurabilen sistemlere dönüştüğüne dikkat çekti.

MMA Yönetim Kurulu Başkanı Didem Namver, Havas Türkiye CGO’su Dr. Cüneyt Devrim ve Mindshare CEO’su Ender Buruk’un birlikte gerçekleştirdiği “Veri, Duygu, Bağlam Üçgeninde İzleme Davranışının Barometresi: Neyi Değil, ‘Neden’ İzliyoruz?” başlıklı oturumda, izleme davranışının yalnızca bir içerik tercihi değil, aynı zamanda toplumsal duyguların sessiz bir göstergesi olduğu vurgulandı.

Panelde, insanların ne izlediğinden çok neden izlediği; ekranların karşısına hangi duygu, ihtiyaç ve motivasyonlarla geçtiği üzerine değerlendirmeler yapıldı. Medya planlamasında yalnızca sayısal erişimin değil, duygusal bağlamın da giderek daha belirleyici hale geldiğine dikkat çekerken; izleme verilerinin arkasındaki toplumsal sinyallerin doğru okunmasının önemini vurguladı. Dr. Cüneyt Devrim, Didem Namver ve Ender Buruk, günümüz medya tüketicisinin artık daha fazla uyarılmak değil, regüle olmak istediğini ifade etti. Bu dönüşümün, Kore dizileri, sakin anlatılar, ASMR ve yavaş içeriklere yönelik artan ilgide de görüldüğü belirtildi. İçerik ve hikaye anlatımının, izleme davranışının ardındaki psikolojik ve toplumsal motivasyonları anlamadan eksik kalacağı ifade edilirken; yapay zekânın duyguları gerçekten hissetmese de duyguların davranışlar üzerindeki etkisini ve örüntülerini güçlü şekilde analiz edebildiği görüşü panelin öne çıkan başlıklarından biri oldu.

“Taylorizm’den önce belki de Tarkanizm vardı”

Unilever, Global Tüketici ve Pazar Araştırmaları Direktörü Nihan Şahan Eren, “Tarkanizm: İçgüdüyle Başlar, Akılla Anlamlanır” başlığı ile oldukça etkileyici bir sunum yaptı.

“Taylorizm’den önce belki de Tarkanizm vardı” diyen Eren, markaların da tıpkı güçlü bir sanatçı gibi müşterileriyle sezgisel, samimi ve kalıcı ilişkiler kurabilmesi gerektiğini vurguladı.

Eren, sunumunda markaların müşterileriyle kurduğu ilişkinin yalnızca görünürlük ya da satış üzerinden değil; duygu, ritüel ve aidiyet üzerinden şekillendiğini anlattı. Tarkan’ın kariyeri üzerinden geliştirilen “Tarkanizm” yaklaşımıyla; markaların kalabalık içinde bireye kendisini özel hissettirebilmesi, müşterisini yalnızca tüketici değil bir topluluğun parçası haline getirmesi ve deneyimi paylaşılabilir bir hikayeye dönüştürmesi gerektiğine dikkat çekildi.

Sunumda; “o anı yaratmak”, müşteriyi içerik üreticisine dönüştürmek, satın alma öncesinde ritüeller oluşturmak, nostaljiyi bugüne taşımak ve nesiller arası bağ kurmak gibi başlıklar üzerinden güçlü marka sadakatinin nasıl oluştuğu ele alındı. Tarkan konserlerinden örneklerle anlatılan bu yaklaşımda, markaların kusursuz görünmeye çalışmak yerine insana yakın kalabilmesinin öneminin altı çizildi.

“Ödülü en güçlü olana değil, en adil olana verseydik ne değişirdi?”

Film Anlatıcısı ve Yönetim Danışmanı Mehmet Sindel ile Deeper Yönetici Ortağı İhsan Özçıtak’ın birlikte gerçekleştirdiği “Popüler Kültür Bugünün İnsanı Hakkında Ne Söylüyor?” başlıklı oturumda, gençlik kültürü, yalnızlık, sosyal medya etkileri ve toplumsal dayanışma üzerine dikkat çekici değerlendirmeler paylaşıldı. Özellikle dijital kültürün gençler üzerindeki etkileri; yalnızlık, empati kaybı, iletişimsizlik ve zorbalık ekseninde ele alınırken, gençlerin temel kırılganlığının gerçek bağlardan kopuş olduğu vurgulandı.

Konuşmacılar, “winner-loser” diliyle şekillenen rekabet kültürünün toplumsal baskıyı artırdığına dikkat çekerken, “Ödülü en güçlü olana değil, en adil olana verseydik ne değişirdi?” sorusuyla farklı bir bakış açısı sundu. Oturumda ayrıca insan doğasının rekabetten çok dayanışmaya yatkın olduğu; iyilik yapmanın, destek olmanın ve topluluk hissinin bireysel iyi oluş üzerinde güçlü etkiler yarattığı ifade edildi.Eğitimde artan kırılganlıklar, gençlerin gelecek kaygısı, üniversite terk oranları ve kültür-sanat alanında gençlerle bağ kurma ihtiyacı da konuşulan başlıklar arasında yer aldı. Statü ve davranış bilimi üzerine yapılan değerlendirmelerde ise toplumsal sinyallerin yalnızca güç ve gösteriş üzerinden değil; dayanışma, empati ve toplumsal fayda üzerinden yeniden tanımlanabileceği vurgulandı.

Etkinlikte ayrıca medya tüketimi, gençlik kültürü, nöropazarlama, dayanışma, yalnızlık ve modern yaşamın psikolojik etkileri üzerine oturumlar düzenlendi. Konuşmacılar arasındaSinan Canan,Deniz Alnıtemiz,Didem NamverveCüneyt Devrimde yer aldı.

Gün boyu süren oturumların ardından zirve, 25. yıl plaketlerinin takdimi ve networking etkinliğiyle sona erdi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.