enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,5250
EURO
56,3246
ALTIN
6.784,88
BIST
14.467,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
29°C
İstanbul
29°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Hafif Yağmurlu
25°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
23°C
Salı Çok Bulutlu
24°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
23°C

İBB Başkanvekili Nuri Aslan: İBB’nin tüm müzelerinin Türk vatandaşlarına bir lira olmasını İBB Meclisi’ne sunacağız

Yerebatan Sarnıcı’nın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesi hakkında konuşan Aslan, “Bir kanun maddesi çıkardılar. Onlarca binlerce yıllık tarihi eserleri İBB ihya etti ve bir gecede tapu devriyle onları da kendi üstlerine geçiriyorlar Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün ve bize soruyorlar, ‘Bu durumda vazgeçeceksiniz, duracaksınız, değil mi?’ Biz asla durmayacağız” dedi.

İBB Başkanvekili Nuri Aslan: İBB’nin tüm müzelerinin Türk vatandaşlarına bir lira olmasını İBB Meclisi’ne sunacağız
12.09.2026 19:00
5
A+
A-

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, “İstanbul’da yaptığımız bazı restorasyonlarda tarihi eserleri ihya ettik, çeşmelerden su akıttık, müzeler açtık ancak bazı tarihi eserlerimize kanun sebebiyle Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el konuluyor. Yerebatan Sarnıcı’nı bir lira yaptığımız gibi Şerefiye Sarnıcı ziyaretinin de bir lira olacağını ilan ediyorum, ayrıca İBB’nin tüm müzelerine Türk vatandaşlarının girişinin bir lira olması yönündeki teklifimizi pazartesi günü İBB Meclisi’ne sunacağız” dedi.

İBB, kentin kimliğini yansıtan kamusal alanları ve kültürel miras projelerini hayata geçirmeye devam ediyor. Bu kapsamda, iki kıtayı buluşturan su yolunun tarihsel ve kültürel belleğini gözler önüne seren İstanbul Boğaz Müzesi ile “Mehtabı Sürükledik Sularda” sergisinin açılışı Kabataş Transfer Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programa İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar, sanatçılar ve çok sayıda İstanbullu katıldı. Aslan, açılış konuşmasında özetle şunları söyledi:

“İstanbul’un en güzel noktalarından biri olan Kabataş’ın, İstanbul’un geçmişiyle bugününü buluşturan yeni bir kültür mekanının açılışını gerçekleştirmek üzere bir aradayız. Kabataş Transfer Merkezi’nin farklı ulaşım sistemlerini birbirine bağlayan bir merkez olmanın ötesinde İstanbulluların şehirle kurduğu ilişkiyi güçlendiren kamusal alan olarak tasarladık ve İstanbulluların hizmetine sunduk. Buradaki seyir terası da bu yaklaşımın en önemli parçası. İstanbullular da Kabataş Transfer Merkezinde bir yerden başka bir yere geçerken duruyor, nefes alıyor ve İstanbul’a bakıyor. Boğazın iki yakasını, vapurları, tarihi sületi ve kıyıdaki yaşamı seyrediyor. İşte bugün bu manzaraya bakarken onun hikayesini de anlatacak İstanbul Boğaz Müzesi’ni İstanbullularla buluşturuyoruz.

“Boğaziçi, İstanbul’un güzellikleriyle birlikte değişimin de aynasıdır”

Boğaziçi İstanbul’un doğal peyzajıyla birlikte kültürel belleğini de biçimlendiren eşsiz bir coğrafya. İki kıtayı birbirine bağlayan bir su yolu olmanın yanı sıra yüzyıllar boyunca insanların yaşadığı, çalıştığı, eğlendiği, yolculuk ettiği ve birbiriyle ilişki kurduğu bir yaşam alanı. 18. ve 19. yüzyıllarda yalıları, iskeleleri, mesire alanları, kayıkları ve vapurlarıyla kendine özgü bir yaşam kültürünün oluştuğu Boğaziçi zaman içerisinde İstanbul’un sosyal ve ekonomik, kültürel hayatının en önemli sahnelerinden biri haline geldi. Ancak 20. yüzyıl boyunca yaşanan vahşi göç dalgası, sanayileşme, hızlı nüfus artışı ve kentleşme boğaz içini de maalesef derinden değiştirdi. Yalıların gölgesinde yeni yerleşimler yükseldi, yeşil alanlar yapılaşma baskısıyla karşı karşıya kaldı. Ulaşım biçimleri ve insanların kıyıyla kurduğu ilişkiye dönüştü. Bu nedenle Boğaziçi İstanbul’un güzellikleriyle birlikte değişimin de aynasıdır.

Bugün açılışını yaptığımız ‘Mehtabı Sürükledik Sularda: Bir Boğaziçi Hikâyesi’ de bu hafızanın izini sürüyor. Dün Mahir Bey ile beraber Çubuklu silolarına gittik ve oradan Boğaza ve İstanbul’a bakma fırsatı bulduk. Gerçekten dünyanın başkentinde başkente yaraşır bir hazineye sahibiz. Küratörlüğünü Ali Kayaalp’in üstlendiği bu sergi de Boğaziçi’ni yalnızca bir manzara değil, yaşanan, deneyimlenen ve hayal edilen bir mekan olarak ele alıyor. Tarihi haritalar, gravürler, fotoğraflar, kartpostallar, kitaplar ve süreli yayınlarla Türk resminin önemli sanatçılarının eserlerini bir araya getiren sergi, Boğaziçi’nin geçirdiği dönüşümü farklı dönemlerin ve farklı bakışların izleri üzerinden bize anlatılıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyemizin Atatürk Kütüphanesi ve resim koleksiyonunun yanı sıra çok önemli özel koleksiyonlardan gelen eserler de bu sergide buluşuyor. Serginin Kabataş’ta kurulmuş olması ise bizim için ayrıca anlamlı. Çünkü burası Boğaziçi’nin ulaşım tarihinin önemli duraklarından biri.

Bu değerli vizyonun hayata geçirilmesinde büyük emeği bulunan İBB Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nu da anmayı bir borç biliyorum. Sabahleyin kalkar kalkmaz izin aldım ve gittim onu gördüm. Hepinize çok selamı var. Gücünü, azmini, inancını gördüm. Cumhuriyet’e ve Atatürk’e bağlılığını gördüm. Dolayısıyla başkanımız müthiş bir motivasyonla yarına bakıyor. Ekrem başkanımızın İstanbul için ortaya koyduğu kültürel mirası, kamusal alanı, kültürü ve sanatı bir bütün olarak ele alan kent vizyonu bugün İstanbul’un farklı noktalarında olduğu gibi Kabataş’ta da karşılık buluyor. Kendisi bir buçuk yılı aşkın bir zamandır haksız ve hukuksuz bir biçimde özgürlüğünden mahrum bırakılmış olsa da ortaya koyduğu vizyon, başlattığı çalışmalar ve liyakatlı kadroları İstanbul’da yaşamaya, İstanbullulara hizmet etmeye devam ediyor. Buradan Ekrem İmamoğlu’na İstanbul adına teşekkürlerimizi ve selamlarımızı gönderiyorum.

“Tarihimize ve sanatımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz”

İşte İstanbul’da yaptığımız bazı restorasyonlarda, bazı tarihi eserleri ihya ettik, çeşmelerden su akıttık, müzeler açtık, sergi salonları açtık. Bazı tarihi eserlerimize Vakıflar Genel Müdürlüğü bir kanun sebebiyle şimdilik el koydu. Bir kanun maddesi çıkardılar. Onlarca binlerce yıllık tarihi eserleri İBB ihya etti ve bir gecede tapu devriyle onları da kendi üstlerine geçiriyorlar Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün ve bize soruyorlar, ‘Bu durumda vazgeçeceksiniz, duracaksınız, değil mi?’ Biz asla durmayacağız. İstanbul’un tarihine de sanatçısına da yatırım yapmaya, onların önünü açmaya devam edeceğiz. Siz bugün Yerebatan Sarnıcı’nı aldınız, biz Şerefiye Sarnıcı’nı ihya ettik. Siz yarın Şerefiye Sarnıcı’nı elimizden alabilirsiniz. Biz İstanbul’un kara surlarını ihya etmeye devam ediyoruz. Siz orayı elimizden alırsanız Çubuklu Siloları’nı ayağa kaldıracağız. Oraya da müdahale etmek isterseniz biz Haliç Tersanesi’ni ihya edeceğiz. Orayı da elimizden alırsanız, efendime söyleyeyim, Cumhuriyet döneminin eserlerini ayağa kaldıracağız. Orayı da elinizden alırsanız asla pes etmeyeceğiz. Cumhuriyet’e sahip çıkmaya devam edeceğiz.

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat da İstanbul Boğaz Müzesi projesinin yaklaşık 4 yıllık titiz bir geçmişe ve ortak bir emeğe dayandığını belirterek, her aşamasında birçok kişinin fikri ve kültürel katkı sunduğu bu özel projenin İstanbullularla buluşmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi.

( ANKA )

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.