enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,0098
EURO
52,8050
ALTIN
6.815,04
BIST
14.409,07
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
22°C
İstanbul
22°C
Açık
Pazar Parçalı Bulutlu
21°C
Pazartesi Az Bulutlu
16°C
Salı Parçalı Bulutlu
16°C
Çarşamba Çok Bulutlu
18°C

Danıştay kararına muhalif kalan üyeler: “9 Sayılı kararname Anayasa’ya aykırı, AYM’ye taşınmalı”

Danıştay 10. Dairesi, İstanbul Sözleşmesi’nin feshine ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle açılan davayı reddetti. Daire’nin kararı …

Danıştay kararına muhalif kalan üyeler: “9 Sayılı kararname Anayasa’ya aykırı, AYM’ye taşınmalı”
19.07.2022 19:42
30
A+
A-

Danıştay 10. Dairesi, İstanbul Sözleşmesi’nin feshine ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle açılan davayı reddetti. Daire’nin kararı, 2’ye karşı üç oyla alınırken, iptal istemini reddeden isimlerden birinin AKP döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hukuk Müşavirliği yapan Lütfiye Gözütok Akbulut olması dikkat çekti. Karara muhalif kalan iki üye, TBMM’nin ‘uygun bulma kanunu’ uyarınca onaylanarak yürürlüğe giren bir uluslararası kontratın feshinin fakat TBMM’nin ‘uygun bulma kanununu’ yürürlükten kaldırması ya da sonlandırmayi uygun bulduğuna ilişkin yeni bir kanun çıkarması sonrasında alınacak bir Cumhurbaşkanı kararı ile mümkün olabileceğini ifade ederek, “Bu nedenle dava konusu Cumhurbaşkanı Kararında yetkide ve tarzda paralellik prensibi uyarınca hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır” dedi. Şerh yazısında, Cumhurbaşkanı kararının desteği olan 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’yle Cumhurbaşkanına verilen “sözleşme kararlarının uygulanmasını durdurma ve bunları sonlandırma yetkisinin” Anayasa’ya aykırı olduğunu kaydeden iki üye, bu nedenle 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin de Anayasa Mahkemesi’ne taşınması gerektiğini savundu.

 “Sadece Cumhurbaşkanı kararıyla fesih edilemez”

 Danıştay, Cumhurbaşkanının İstanbul Mukavelesinden çekilme kararını hukuka uygun buldu. Danıştay 10. Dairesi, 3’e karşı iki oyla iptal davasını reddetti. Daire Başkanı Yılmaz Akçil ile üyeler Metin Arıtı ve Lütfiye Gözütok Akbulut davanın reddi yönünde oy kullanırken, üyeler İbrahim Topuz ve Ahmet Saraç ise kararın iptal edilmesi yönünde görüş bildirdi. Topuz ve Saraç, karşı oy yazılarında çok önemli tespitlerde bulundu. Anayasa’ya göre milletlerarası andlaşmaların onaylanması yetkisinin yalnızca yürütme organına ait olmadığı ifade edilen şerh yazısında, dava konusu kontratın TBMM tarafından kanunla uygun bulunduktan sonra Bakanlar Kurulu kararı ile onaylandığı anımsatılarak, “Anayasa’da TBMM’nin uygun bulma kanunu uyarınca onaylanarak yürürlüğe giren uluslararası kontratların feshedilme yöntemine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmaması ve Anayasa’da yürütme organına bu bahiste bir yetki verilmemiş olması nedeniyle TBMM’nin uygun bulma kanunu uyarınca onaylanarak yürürlüğe giren uluslararası mukavelelerin yalnızca yürütme organı süreciyle feshedilmesi mümkün değildir” denildi.

 Kararname ile düzenlenemez

 Şerh yazısında, kontratın temel hak ve özgürlüklere ilişkin olduğuna da dikkat çekilerek, “usulüne göre yürürlüğe konularak kanun kararı kazanan milletlerarası andlaşmaların hukuk sistemine tesirleri de göz önüne alındığında, bu andlaşmaların kararlarının değiştirilmesi, sona erdirilmesi, feshedilmesi benzeri konuların yasama faaliyeti kapsamında olduğu ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenemeyeceği açıktır” sözlerine yer verildi.

 Anayasa’ya aykırı

 Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının desteği olan 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin Anayasa’nın 90. hususuyla çelişen sözler içerdiği ve bu nedenle Anayasa’ya aykırı olduğu belirtilen muhalefet şerhinde, “Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının desteğini teşkil eden 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 3. hususunun 1. fıkrasında yer alan “bunların kararlarının uygulanmasını durdurma ve bunları sonlandırma” ibaresinin de Anayasa’ya karşıtlık savıyla Anayasa Mahkemesine götürülmesi gerektiği savunuldu.

 “Yetkide ve metotta paralellik” vurgusu

 Şerh yazısında, uluslararası kontratların feshedilmesi ya da bu mukavelelerden çıkılması adabına ilişkin Anayasa’da herhangi bir karar yer almadığı, bu nedenle devreye “yetkide ve metotta paralellik ilkesinin” girdiği anlatılarak şöyle denildi: “Bu unsura göre, süreci hangi merci, hangi tarzla yapmaya yetkili ise, sürecin geçerliğine son verme de kurala ve tarza tabidir. Somut olayda Cumhurbaşkanlığınca 19 Mart 2021 tarihli mukavelenin Türkiye Cumhuriyeti bakımından feshine dair Cumhurbaşkanlığı Kararının TBMM’ye gönderilerek bir kanunla uygun bulunması ve/veya kontrata katılmanın uygun bulunduğuna dair Kanunun yürürlüğünün ortadan kaldırılması gerekirken bu yol izlenmemiştir.

 Hukuka aykırı

 Anayasa’da TBMM’nin uygun bulma kanunu uyarınca onaylanarak yürürlüğe giren uluslararası mukavelelerin feshedilme yoluna ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmaması ve Anayasa’da yürütme organına bu mevzuda bir yetki verilmemiş olması nedeniyle TBMM’nin uygun bulma kanunu uyarınca onaylanarak yürürlüğe giren uluslararası kontratların yalnızca yürütme organı süreciyle feshedilmesi mümkün değildir. Bu prestijle; TBMM’nin uygun bulma kanunu uyarınca onaylanarak yürürlüğe giren bir uluslararası mukavelenin feshi lakin TBMM’nin uygun bulma kanununu yürürlükten kaldırması ya da sonlandırmayi uygun bulduğuna ilişkin yeni bir kanun çıkarması sonrasında alınacak bir Cumhurbaşkanı kararı ile mümkün olabilecektir. Davanın açıldığı tarih itibarıyla; dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile feshedilen mukavelenin onaylanmasına ilişkin 6251 sayılı Kanun’un yürürlükten kaldırılmamış olması ya da dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı alınmadan önce mukavelenin sona erdirilmesinin uygun bulunduğuna ilişkin yeni bir kanun çıkarılmamış olması nedeniyle dava konusu Cumhurbaşkanı Kararında yetkide ve yordamda paralellik unsuru uyarınca hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır”

 Esası da incelenmeli

 “Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler”e karşı yargı yolunun açıldığına dikkat çekilen şerh yazısında, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının yetki ve hal ögeleri dışında aslına yönelik olarak da inceleme yapılması ve bu doğrultuda sebep, mevzu ve hedef taraflarından de hukuka uygun olup olmadığının denetlenmesi gerektiğine vurgu yapıldı. Yazıda, “Ülkemizin bahse mevzu Kontrattan çekilmesi, bayanlara yönelik şiddetin önlenmesi konusunda hukuksal olarak ya da uygulama bakımından bir eksikliğe yol açmayacaktır” denilmekle yetinilmiş, İstanbul Mukavelesinden neden çekinildiği konusunda hukuken geçerli bir münasebete de yer verilmemiştir” denilerek, şu tespitler yapıldı:

 “İdari faaliyetlerin temel ve ortak amaçladığı kamu faydasıdır. Kamu faydası, genel bir tabirle ferdî, özel çıkarlardan başka ve bunlara üstün olan toplumsal faydası ifade etmektedir. Mevzuatta yönetime takdir yetkisi tanındığı durumlarda, yönetim, yargı kararıyla bir işlem ya da eylem yapmaya zorlanamaz. Lakin, yönetime tanınan takdir yetkisinin kullanımı da mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu faydası ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğundan, yetki, hal ve bahis ögeleri yanında takdire dayanan süreçlerin sebep ve maksat ögeleri istikametinden de yargı kontrolüne tabi bulunduğu kuşkusuzdur. Bu manada yönetime tanınan takdir yetkisinin kullanımı keyfilikten fazla kamu faydası ve hizmet gereklerine uygun olmak zorundadır. Aksi bir niyet Hukuk Devletinin ihlali sonucunu doğurur.

 “Önlenmesi amaçlanan konular devam ediyor”

 Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile ülkemiz bakımından feshedilen Kontratta önlenmesi amaçlanan konuların ülkemizde devam ediyor olması, 6284 sayılı Kanun’un Kontrat kararlarına direkt göndermede bulunması, diğer bir deyişle bu Kanunun, bayanları gerçek manada muhafazada tek başına kendisinin kâfi olmayacağını ve değinilen Mukavelenin takviyesine de ihtiyacı olduğunu kabul etmesi, ayrıyeten kontratın feshiyle Kanun’un atıfta bulunan kararlarının mana ve uygulama kabiliyetini yitirecek olması karşısında, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının, husus, sebep ve emel ögeleri istikametinden de hukuk dışı olduğu sonucuna varılmıştır”

Danıştay, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasını hukuka uygun buldu, kararındaki münasebetler baş karıştırdı: Gözler artık en üst kurulda

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.