enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,5450
EURO
53,1360
ALTIN
6.686,80
BIST
14.420,30
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
25°C
Pazar Hafif Yağmurlu
21°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Hafif Yağmurlu
22°C

Fehmi Koru: Cinayetler, suikastlar, soru çalmalar; ‘olağan şüpheliler’ olmasa halimiz haraptı…

Fehmi Koru* Yakın ailemde artık imtihanla işi olan tek kişi kalmadı; çocuklarım yaşlarını başlarını aldılar. Fakat bir süre sonra torunlar …

Fehmi Koru: Cinayetler, suikastlar, soru çalmalar; ‘olağan şüpheliler’ olmasa halimiz haraptı…
05.08.2022 08:19
30
A+
A-

Fehmi Koru*

Yakın ailemde artık imtihanla işi olan tek kişi kalmadı; çocuklarım yaşlarını başlarını aldılar. Fakat bir süre sonra torunlar yarışa katılacaklar. Bu sebeple bile KPSS imtihanının iptaliyle sonuçlanan soru skandalını derin bir tasayla karşıladım.

Büyük oğlum imtihan mağdurudur.

İlkokulu bitirdiği yıl katıldığı Anadolu lisesi imtihanı sorular çalındığı için iptal edilmiş, gereksiz bir ikinci imtihan badiresi yaşamak zorunda kalmıştı. Liseyi bitirdiği yıl ise, iyi hazırlandığı üniversite giriş imtihanı, bir gün önce sorular çalındığı gerekçesiyle ertelenmişti.

KPSS imtihanına giren gençlerle ailelerinin şu anda yaşadıkları ruh buhranı bu sebeple hiç yabancım değil.

Devlet gemisi kolay batmaz, lakin imtihan heyecanı yaşayan gençler ve aileleri nezdinde uğradığı prestij kaybı onu batmış olmaktan beter hale getirir.

Sınavı kimin hangi gayeyle çaldığı polisiye bir hadisedir; buna benzeyenolaylarda çok önemli olan devletin güvenilirliğinin zedelenmesidir ki, bunun getirdiği kaybın telafisi epey zordur.

Bereket geçmişte yaşanmış benzeyenolaylara konulmuş hazır bir tespit var, aranan suçlu ‘olağan şüpheliler’ ortasından derhal bulunup ilan edilebiliyor. ‘Yanlı’ ve ‘farklı yanlı’ medya mensuplarına göre, bu son olay da ‘FETÖ işi’ ya da Terör Örgütüi -hatta onun yerini alma çabasındaki- bir yahut birkaç cemaat ile tarikatın cürmü…

AK Parti iktidarının en başında, daha şimdi o sıralar ‘cemaat’ diye bilinen yapıyla irtibatlı bilinmenin devlette görev alamamak için kâfi sebep sayıldığı bir devirde işlenmiş bir siyasi suikastın ‘FETÖ’cü çete’ tarafından işlendiğine inanılan bir ülke burası… 

“Nasıl olur?” diye sorulması bile kaşların çatılmasına sebep oluyor bu ülkede.

Daha da ötesi, cinayeti işledikleri şu yakınlarda suçüstü yapılmış gibi ayan beyan belli hala gelen kümenin taban tabana zıt özellikleri bile görmezden gelinebiliyor.

Bunun için de, infaz talimatı verdiği anlaşılan grup önderine daha önce hiç bilinmeyen ve adamın üzerine de oturmayan özellikler atfedilmesi yetiyor.

Çantasından seccadesi eksik olmazmış… Arapça bilir, Kur’an tefsiri yaparmış…

Yıllar önce, AK Parti iktidarının o suikastın fail ya da faillerini yakalama konusunda sergilediği aczi sorgulama ihtiyacı duyduğumda, daha evvelki bir devrin sorumlularından biri, bana, suikastın üzerine gitmesi beklenen devlet vazifelilerinin, failler ile korumakla görevli oldukları devlet arasında irtibat kurulmasından çekindikleri için bu türlü davranmış olabileceklerini söylemişti.

Yeni gelişme evvelden bu türlü uyarıldığım için beni hiç şaşırtmadı.

Duvardan sökülecek tek bir tuğlanın duvarın yıkılmasıyla sonuçlanabileceği tespiti, devlet için -ve tabii devletin prestijinin zedelenmemesi konusunda titizlik gösterdiğine inanmamızı bekleyenler için de- cinayet ve suikastların faillerinin yakalanmasından daha çok önemli bizde.

Zaten bu sebeple, 1990 yılında Prof. Muammer Aksoy ile başlayan ve yakın vakte kadar birçok aydının hayatlarını siyasi suikastlarda kaybetmelerine yol açan bir düzineden fazla suikast olayı ile failleri meçhul kalmış sayısız cinayet bu ülkede gerçekleşebildi.

Oğlumun yedi yıl ortayla -AK Parti iktidarı öncesinde- girdiği iki imtihanın başına gelenlerin sorumluları bulundu mu?

Galiba üzerlerine fazla gidilmediği için bulunmadı.

Ancak daha sonra, AK Parti’nin iktidara gelmesi ve o sıralar ‘cemaat’ diye anılan yapının farkına varılması ile birlikte, pek çok imtihandan duyulmaya başlanan şaibelerin üzerine, olayların hepsi ‘olağan şüphelilere’ mal edilerek gidildi.

Hırsızlıkların hiç değilse birtakımı, tarikatsal kontaklar sebebiyle değil de tamamen duygusal sebeplerle -para kazanma hırsıyla- yapılmış olamaz mı? Suçlananlar ve bu yüzden yargılanıp ceza alanlar sahiden hırsızlık yapanlar mıydı?

Belki. Tahminen de değil.

Çünkü ülkemiz için kanaat hakikatten çok daha önemli.

KPPS imtihanı ile, eğitim hayatları geride kalmış devlette görev almak isteyen genç insanlar bunu sağlamalarına yarayacak bir sonuca ulaşmanın peşindeler. Devlet, son imtihanın sorularına hakim olamayarak, birtakım soruları evvelden öğrenmiş birileri olabileceğini akla düşürmüş oldu.

Daha önce benzeyensınava girmiş ve başarılı olamamış yüz binlerce gencin adalet duygusu bu olayın ortaya çıkmasıyla yerle bir olmuş mudur?

Sınavın iptal edilmesi, imtihana girip ter dökenlerin gerçek ortaya çıkınca bozulan ruh hallerini düzeltmeye yarayacak mıdır?

Her iki sorunun da karşılığı belli.

Cevabını en fazla merak ettiğim sorular ise üsttekilerden farklı.

Onları da sizlerle paylaşıyorum:

Sınav soruları imtihana girmeden önce kendilerine iletilmiş ve o sayede hakları olmadığı halde eğitim kurumlarına ve üniversitelere girme, devlet memuru olma talihine kavuşmuş olan şahıslar, hayatlarının daha sonraki periyotlarında nasıl insanlar oldular?

Başkalarının haklarına el uzatan, kendisine ait olmayan, hak etmediği şeyleri hak gören birer varlığa dönüşmüş olabilirler mi?

Akademik hayatta, devlet kademelerinde, siyasette, değişik alanlarda imtihan hırsızları sayesinde önü açılmış ne kadar kişi vardır ve onlar sonradan bulundukları yerlerde nasıl davranmaktadırlar?

Çalınmış sorulara erişimi bulunmadığı için kendilerini geride bırakılmış, hakları ellerinden alınmış hisseden gençler üzerinde bu olayların ne aynıi bir tesiri olmuştur?

Ve son sorum:

Ülkenin bugün karşı karşıya kaldığı sıkıntıların çözülemez olmasında, sıkça meydana gelmiş soru hırsızlıklarının hissesi ne kadardır?

Jürili yargı sistemlerinde, sanık hakkındaki tezlerini birbiri arkasına sıralayan savcı, sözlerini “Diyeceklerimi bu cümleyle bitiriyorum” benzeri bir tabirle [Amerikan sinemalarında “I rest my case” denilerek] sona erdirir.

Benim de yazımın burasında cümleyi tekrarladığımı farz ediniz.

*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.

 

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.