CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, Kamu İhale Kanunu’nun 21/B olarak bilinen unsurunun ilk haline dönmesi için kanun teklifi vererek …

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, Kamu İhale Kanunu’nun 21/B olarak bilinen unsurunun ilk haline dönmesi için kanun teklifi vererek, hususun iktidara yakın şirketlere kaynak transfer aracına dönüştüğünü söyledi.
CHP’li Bekaroğlu, doğal afet, salgıni ani ve beklenmeyen olayların ortaya çıkması durumunda acil ihale yapılmasını düzenleyen Kamu İhale Kanunu’nun 21/B olarak bilinen unsurunun ilk haline dönmesi için kanun teklifi verdi.
Kamu İhale Kanunu’nun 21. unsuru yürürlüğe girdikten sonra 8 defa değiştirildi
Gazete Duvar’da yer alan haberde, Bekaroğlu’nun Meclis Başkanlığı’na sunduğu kanun teklifinin münasebetinde 2001 yılında, devrin koalisyon hükümetince Kamu İhale Kanunu’nun 21-1-b hususunda değişiklik yapıldığı hatırlatıldı. “Doğal afetler, salgın hastalıklar, can ya da mal kaybı tehlikesi benzeri ani ve beklenmeyen ya da yönetim tarafından evvelce öngörülmeyen olayların ortaya çıkması üzerine ihalenin çabuk olarak yapılmasının zarurî olması”nı getiren düzenlemenin yasalaştıktan sonra 8 defa değiştirildiğini belirten Bekaroğlu’nun verdiği bilgiye göre bu bende 16.05.2018’de 7144 Sayılı Kanun ile “beklenmeyen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere “yapım tekniği açısından özellik arz eden ya da yapı ya da can ve mal güvenliğinin sağlanması açısından acilen yapılması gerekliliği idarece belirlenen hallerde veyahut” ibaresi eklendi.
’21/B hususu iktidara yakın şirketlere kaynak transferi haline geldi”
Yasa teklifinin Meclis Plan ve Bütçe Kurulu’ndaki görüşmelerinde düzenlemeye itiraz ettiklerini belirten Bekaroğlu şunları ifade etti:
“Yapım tekniği açısından özellik gösteren işlerin de pazarlık metodu kapsamına alınarak kamuda lakin istisna hallerde kullanılabilen pazarlık tekniğinin genişletilmesini kamu ihalelerinde saydamlığın, rekabetin, kamuoyu kontrolünün ve kaynakların verimli kullanılmasının sağlanması açısından uygun bulmadığımızı muhalefet şerhinde vurguladık. 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 21. hususunda yer alan bu sınırlayıcı karara rağmen, uygulama döneminde büyük meblağlı birtakım ihalelerin, bilhassa ulaştırma, alt yapı ve il hastanelerine ilişkin ihalelerin hukuk dışı bir biçimde 21. madde kapsamında gerçekleştirildiği, kamu kurumlarının 21. hususun b bendini, kayırmacılığa kılıf olarak gördüğü ve neredeyse tüm ihalelerini bu kapsamda yapma çabası içine girdikleri, söylediği söz edilen hususun iktidara yakın şirketlere kaynak transferinde bulunmanın ve dolaylı yoldan siyasetin finansmanının aracı haline getirildiği gözlemlenmiştir.”
İdarelerin her zamankendi planlama ve zamanlama yanlışlarını bu bent kapsamında değerlendirerek pazarlık adabını kullanmasının unsurun ruhuna aykırı olduğunu ifade eden Bekaroğlu, “Bu çeşit ihale metodunun tüm sakıncalarının ortaya konulmasına ve kamuoyunda yoğunlukla eleştirilmesine, sorgulanmasına karşılık mevcut iktidarın bu tavrında değişiklik olmamıştır. Kimi ihalelerin bitirilme müddetleri dikkate alınarak acil olmadığı gerekçesiyle iptaline yargı tarafından karar verilmesine rağmen, görünürde yargı kararlarının uygulanmasını sağlamaya yönelik olarak yapıldığı algısı yaratılarak bunlarla ilgili olarak yapılan ikinci ihalelerin de yeniden ısrarla aynı sistemle gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Örneğin; Halkalı-Ispartakule Demiryolu İnşaatı ile Elektromekanik Sistemlerinin Temini ve Üretim İşi, Sabiha Gökçen Havalimanı TEM Temas Yolu Tünel Güçlendirme İşi gibi örnekler bu kapsamdadır” dedi.
“Yasanın ilk haline dönülmesi gerek”
Son 20 yılda kamu ihalelerinde hem ihale aşamasında hem de uygulama aşamasında şeffaflığın neredeyse tümüyle ortadan kalktığını ifade eden Bekaroğlu, “İhalelerin, Kamu İhale Kanunu’nun 21’inci hususuna göre pazarlıkla, çoğunlukla da hiçbir ivediliği olmadığı halde unsurun birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında yapılması, rekabeti ortadan kaldırdığı için zati yüksek bedellerle kontrat imzalanan bu projelerde sonraki yıllarda da çok önemli ölçülerde keşif artışlarına gidilmektedir” dedi. Bu nedenle kamunun büyük ölçülerde zarara uğratıldığını belirten Bekaroğlu, saydamlık ve şeffaflık olmadığı, ayrıyeten Sayıştay’ın kontrolünün aktifliğini yitirmiş olması nedeniyle kamu ziyanının boyutlarının bilinemediğini, yasanın ilk haline döndürülmesi gerektiği için kanun değişikliği teklifini verdiğini söyledi.