enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,1187
EURO
53,2596
ALTIN
6.436,59
BIST
13.860,59
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
26°C
İstanbul
26°C
Parçalı Bulutlu
Salı Az Bulutlu
25°C
Çarşamba Açık
26°C
Perşembe Açık
27°C
Cuma Açık
27°C

Kılıçdaroğlu: Türkiye’yi bu bataktan çıkararak, yeniden kurtuluşu başlatmamız lazım

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; Edirne’de, Büyük Taarruz’un 100. Yılında Büyük Balkan Buluşması programında; “Türkiye’nin bu bataktan …

Kılıçdaroğlu: Türkiye’yi bu bataktan çıkararak, yeniden kurtuluşu başlatmamız lazım
08.08.2022 23:06
25
A+
A-

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; Edirne’de, Büyük Taarruz’un 100. Yılında Büyük Balkan Buluşması programında; “Türkiye’nin bu bataktan çıkması lazım. Hani derler ya; ‘Fabrika ayarlarına dönmemiz lazım’ diye… Yeniden kurtuluşu başlatmamız lazım. Demokratik yollarla, sandığa giderek, oyumuzu kullanarak, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında Cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracağız” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Edirne’de; Büyük Taarruz’un 100. Yılında Büyük Balkan Buluşması programına katıldı.

Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada; şunları söyledi:

“Bir devlet, bir şahsa teslim edilemez”

“Türkiye’nin çok zor şartlarda olduğunu ben de biliyorum, siz de biliyorsunuz.hayatım boyunca hiç umutsuz olmadım. Zira bizler ülkemizi, bayrağımızı seviyoruz. Bir ortada yaşamayı istiyoruz. Kimliğimiz, inancımız, hayat stillerimiz farklı olabilir;huzur içinde yaşamak istiyoruz.

Çanakkale Savaşı’nı hepimiz biliriz. Çanakkale’yi geçilmez kıldık. Yedi düvel geldi, büyük gemiler geldi. Avustralya’dan askerler geldi. Çanakkale’yi geçebilir miyiz, İstanbul’u işgal edebilir miyiz, Osmanlı İmparatorluğu’nu yıkıp teslim alabilir miyiz diye. Yapamadılar, Çanakkale’yi geçilmez kıldılar. Mustafa Kemal’in askeri dehasının ilk adımları orada atılmıştır. Çanakkale geçilmedi.

Ama üç yıl sonra 1918’de bir kişinin iradesi Çanakkale’yi aştı. O savaşan yedi düvel, tek kurşun ,atmadan Çanakkale Boğazı’nı geçip gelip, Dolmabahçe’nin önünde demirlediler. O nedenle diyoruz; “Bir devlet bir bireye teslim edilemez” diye.

Her karış toprağında şehitler var Çanakkale’nin. Hiç unutmadık Çanakkale’yi ve unutmayacağız da. O Çanakkale’yi geçilmez kıldık, ama bir kişinin iradesiyle o Çanakkale’den bütün o düşman gemileri geldiler ve Marmara’ya, Dolmabahçe’nin önünde demirlediler.

“Bugün geldiğimiz nokta; devlet idaresinin bir şahsa teslim edildiği süreçtir”

Mustafa Kemal, Yıldırım Orduları kumandanıydı. Suriye-Irak cephesindeydi, Osmanlı orduları dağıtılmıştı. İstanbul’a geldi, Haydarpaşa’da indi. Oradan küçük bir botla karşıya geçerken düşman gemilerini gördü. ‘Geldikleri gideceklerdir’ sözünü o zaman etti. Arkasından; Samsun, Merzifon, Amasya, Erzurum, Sivas kongreleri gerçekleşti. Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi kuruldu.

Bütün bu muvaffakiyetleri sağlayan lider, halkıyla birlikte hareket etti. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni kurdu. ‘Her şeyi ben bilirim, ben yaparım’ demedi. Başkomutanlık yetkisini dahi, Türkiye Büyük Millet Meclisi; Gazi Mustafa Kemal’e üç ay mühletle verdi.

Bugün geldiğimiz nokta; devlet idaresinin bir şahsa teslim edildiği süreçtir ve bu süreç her birimizin başında derin soruların oluşmasına yol açıyor. Yalnızca Cumhuriyet Halk Partililerin değil; ülkesini seven herkesin başında derin sorulara yol açıyor. Ve hepimiz şu soruyu soruyoruz: ‘Ne olacak bu memleketin hali?’ diye.

“Elinizi vicdanınıza koyarak oy kullanmanızı istiyorum”

Sizden yalnızca bir şey istiyorum; sandık konacak ve gideceğiz sandığa. Elinizi vicdanınıza koyarak oy kullanmanızı istiyorum. A partisi, B partisi, C partisi; değil. Türkiye’nin bu bataktan çıkması lazım. Hani derler ya ‘fabrika ayarlarına yeniden dönmemiz lazım’ diye. Yeniden kurtuluşu başlatmamız lazım, yeniden. Demokratik yollarla, sandığa giderek, oyumuzu kullanarak ikinci yüzyılında Cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracağız.

‘Ben çocuklarıma hoş bir miras bırakmak istiyorum’ diyorsa herhangi bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı… Bayanı, erkeği, yaşlısı, genci… ‘Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında ben evlatlarıma hoş bir miras bırakmak istiyorum’ diyorsa tek adam rejimini savunanı değil, ülkeye demokrasiyi getireni seçmelidir, tercihini bundan yana kullanmalıdır. Torunlarına bugünleri anlatırken, Çanakkale’yi de unutmamalıdır, verilen savaşı unutmamalıdır, şehitleri unutmamalıdır. Bir kişinin iradesiyle nasıl oradan tek kurşun atmadan düşman gemilerinin Dolmabahçe’nin önüne gelip demirlemesini de anlatmalıdır.

“Gazi Meclis bugün, Gazi Meclis olmaktan çıkmıştır”

Bir savaş verdik ve bir yüzyıl devirdik. Önümüzde ikinci bir yüzyıl var. O ikinci yüzyılda Cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandırdığımızda, Gazi Mustafa Kemal’e verdiğimiz söylediği söz büyük ölçüde yerine getirmiş olacağız. Çünkü onun en büyük hasreti milli iradeydi, milletin iradesinin tecelli etmesiydi. Parlamento milli iradenin tecelligahı olmalıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gazilik unvanının verilmesinin temel sebebi Kurtuluş Savaşı’nı yönetmesidir. Dünyada örneği yoktur. Gazi Mustafa Kemal’e üç aylık müddetle Başkomutanlık yetkisi verildi; ‘Tekrar gel gerekirse, bir daha vereceğiz’ diye.

Gazi Meclis bugün, Gazi Meclis olmaktan çıkmıştır. Bir kişinin iradesiyle eller kalkmakta ve inmektedir. Milletvekili dediğimiz arkadaşlarımızın büyük bir kısmı, milletin vekili değildir esasen. Sarayın vekili olanlar milletin vekili olamazlar.

“Biz milletvekillerini gerçek manada milletin vekili yapmak istiyoruz”

Biz milletvekillerini gerçek manada milletin vekili yapmak istiyoruz. Gerçek manada ülkenin sıkıntılarıyla ilgilensin istiyoruz, parlamentomuz. Bunu yaptığımız zaman Mustafa Kemal ve arkadaşlarının bize teslim ettikleri Türkiye’yi büyütme yolunda, geliştirme yolunda, demokrasi yolunda büyük adımlar attığımızı hepimiz göreceğiz ve tarihe bunu yazdıracağız. Dolasıyla her birimizin önemli bir sorumluluğu var. Ve evlatlarınıza bırakacağınız hoş bir miras var.

Diyeceksiniz ki, ‘Türkiye bir dönem tek adama teslim edilmiştibiz sandığa gittik oyumuzu kullandık, tek adamdan kurtardık. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki milletvekillerinin, tekrar milletin vekili olmasını sağladık ve demokratik yollarla sağladık’ diyeceksiniz. Bu söylendiği zaman dünya siyaset tarihine çok önemli bir mirası gençler bırakmış olacaklar.

Yedi buçuk milyon gencimiz ilk defa sandığa gidip oy kullanacaklar. Türkiye’nin mukadderatını bu yedi buçuk milyon gencimiz tayin edecek. Her birimizin sorumluluğu var, sorumlulukları yerine getireceğiz. Sandığa gideceğiz, elimizi vicdanımıza koyup oyumuzu kullanacağız.

“Geri adım atmak bizim kitabımızda yok”

Edirne hoş bir kent, Avrupa’ya kapımızın açıldığı bir kent. Yarın Edirne’yle ilgili çok şeyler söyleyeceğim şu anda burada söylemeyim, zira grup toplantımız var. Biz ilk grup toplantımızı parlamento tatildeyken Erzurum’da yaptık. İkinci grup toplantımızı Edirne’de yapıyoruz. Bize göre manası var. Erzurum’un da manası var, Edirne’nin de manası var.

Sakın ola ki ümitsizliğe kapılmayın, en büyük güç sizsiniz. Sizden daha büyük bir güç demokrasilerde yoktur. En büyük güçsünüz. İradenizi ortaya koyun. Şundan emin olun; asla ve asla geri adım atmak, bizim kitabımızda yoktur. Biz hiç kimsenin önünde diz çökmeyiz; yedi düvel bile gelse, bundan da emin olmanızı isterim.”

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.