enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,8964
EURO
53,4313
ALTIN
6.620,56
BIST
13.703,96
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Az Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
29°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
28°C
Perşembe Açık
29°C
Cuma Az Bulutlu
27°C

CHP’li Özel’den Bakan Kurum’a ‘işgal’ tepkisi: Sen İzmir’de muhtar olamazsın, hadsiz atanmış!

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “İzmir işgal altında diyen” Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a yönelik olarak, “Hadsiz, İzmir’de nerede …

CHP’li Özel’den Bakan Kurum’a ‘işgal’ tepkisi: Sen İzmir’de muhtar olamazsın, hadsiz atanmış!
16.09.2022 21:03
32
A+
A-

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel“İzmir işgal altında diyen” Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum‘a yönelik olarak, “Hadsiz, İzmir’de nerede yönetimdeyiz biz? Büyükşehir’de, ilçe belediyelerinde, en az yüzde 60, 78, 80 oy aldığımız belediyeleri yönetiyoruz. Sen işgal altında diyorsun, yüzde 22 oyla iktidara gelmiş, yüzde 22 oyla İstanbul’u yönetmiş Recep Tayyip Erdoğan, o zaman işgal denmemiş de yüzde 80 oya deniyor. Nerede kaldı milli irade? Sen Tayyip Erdoğan’ın atanmışısın, sen seçilmiş birinin atadığı kapının dış mandalı, zurnanın en aşağıdaki deliğisin. Sen İzmir’e muhtar olamazsın Murat Kurum, hadsiz atanmış!” dedi. 

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP İzmir Kent Başkanlığı’nda bugün gündeme ilişkin basın toplantısı düzenledi. Özel, şunları söyledi:

“Toplantının en can alıcı cümlesi bir köşede, bu servis edilmiş demek”

“Bugün Recep Tayyip Erdoğan’ın MKYK toplantısında söylendiği belirtilen birtakım sözler bir köşe müellifinin köşesine taşınmış, oradan okuduk. Erdoğan diyor ki; ‘Keşke Esad, Özbekistan’a gelseydi görüşürdüm, yüzüne söylerdimfakat o gelmez’. Bu cümleyi kullanmış olabilirbu cümleyi Hürriyet gazetesindeki bir köşeye taşıyan nedir MKYK toplantısında, dinlemenin mümkün olmadığı büyük bir zımnilik içinde toplantı yapılırken, toplantının en can alıcı cümlesi bir köşede. Bu servis edilmiş demek.

“Tayyip Beyefendi, hangi hal ve kaidede olursa olsun Esad ile görüşmeyi başa koymuş ve bunun yolunu yapıyor”

AKP’nin kurumsal olarak Erdoğan’ın bu cümlesini servis etmesi söz konusu. Tayyip Beyefendi, hangi hal ve kaidede olursa olsun Esad ile görüşmeyi başa koymuş ve bunun yolunu yapıyor. Hem Türkiye kamuoyunu hazırlıyor hem de Esad’a selektör yapıyor. Esad ile direkt ortada aracı olmadan direkt görüşülmedir. Bunu Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu 2012 yılından beri 10 yıldır lisanında tüy bitene kadar söylüyor. O günden bugüne ne oldu ‘Katil Esad ile görüşmem, Esad’ın elinde kan var, artık o benim için Esad değil Esed…’ diyenler seçim yılına gelince bugün öteki bir noktaya geldi. Erdoğan’ın bu U dönüşünü yapacağı esasen kaçınılmaz.

2012’den beri Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Diplomaside arbede olmaz, komşuyla diplomasiyi terk etmek olmaz’ dedi, sen ‘Görüşmeyeceğim’ dedin. Bugüne kadar ne oldu, 245 şehidimiz var, tam 10 yılda 245 polis, asker, kamu vazifelisi. Bu inadın sonunda şehit evlatlarımız. 245 ağlayan ana, kahrolan baba, 245 ocağa ateş düştü, bugün gelmiş ‘Esad ile görüşmek isterim’. Çok geç kaldınız. Dün, ‘Bir gece apansız gelebilirim’ diyordu; Kıbrıs Barış Harekatı’nda Türk askerlerin Kıbrıs tarafına söylediği müzik bu. Oradan kendine kahramanlık devşiriyor ama meğer o şarkıyı en naif şekilde Esad için söylüyormuş.

“Bütün sığınmacıların Suriye’ye geri gitmelerini sağlayacak formül CHP’dedir”

Şimdi karşılık beklediği belli, görüşecek, görüşmesinde şaşılacak bir şey yok. Yeniden de görüşmesi gerektiğini söylüyoruz. Esad ile görüşerek, bütün komşularla görüşerek, BM’yi, AB’yi, Güvenlik Konseyi’ni bu işe dahil ederek Suriye’deki savaşı bitirecek, iç karışıklığı sonlandıracak, Türkiye’deki bütün sığınmacıların Suriye’ye geri gitmelerini sağlayacak metot, formül, irade CHP’dedir, bu irade millet ittifakındadır. Sorunun nedeni olanlar sorunun tahlili olamazlar. Bu sorunu Recep Tayyip Erdoğan başına bela etmiştir. Bunun altını çizmek gerekiyor. Seçim yılı olana kadar Birleşik Arap Emirlikleri’ne ‘darbe finansörü şerefsizler’ diyenler birkaç gün sonra 10-20 milyar dolar için onursuz dediklerine evlatlarına sarılır sarıldılar.

“Yarattığı düşmanlarla barışarak, dış siyasette ‘iyiye gidiş’ göstermeye çalışıyor”

Yarattığı düşmanlarla barışarak, dış siyasette ‘iyiye gidiş’ göstermeye çalışıyor. Bu tamamen bir illüzyondur. Buna bu ülkedeki yaşayan insanların karnı toktur. Bu meselelerin tahlilinin tamamı Türkiye’nin klasik, barışçı, prensipli ve istikrarlı tavrını sürdürmesi, yeniden o dış politikayı inşa etmesiyle mümkündür. Suriye’de bütün komşularla da barışa kapı aralanabilir ama bu kapının aralanması seçimde sandığa giden seçmenin oyu kullandıktan sonra perdeyi aralayıp çıkıp oyunu sandığa atmasıyla başlayacak.

“Bu kadar kokuşmuş bir duruma, günü gelince biz kayıtsız kalmayacağız”

AKP Milletvekili Mücahit Arınç, bir televizyon programında SPK ve rüşvet tezleriyle ilgili şöyle söylemiş; ‘İddialar ve bu argümanların gerçekliği ile ilgili bir durum varsa kesinlikle soruşturulmalı, gereğinin yapılması elzemdir, bu devletin malı gereğinin yapılmasını gerektirir’. Bir gerçek var bugüne kadar 2,5 hafta önce bir suç duyurusunda bulunduk. AKP’den, emniyetten, savcılardan ses yok Mücahit Arınç’tan ses var. Milletin beklediği ses savcılardan. Bu kadar kokuşmuş bir duruma, günü gelince biz kayıtsız kalmayacağız. Soruşturan soruşturur, soruşturmayan soruşturmaz, gün gelince bunlar esasen soruşturuluro gün bugün soruşturmayanlar da soruşturulur. Akıllarını başlarına alsınlar. Bu kadar pisliğe, kokuşmuşluğa bir şey yapamayan cumhuriyet savıcısı emin olun bir şey yapıyordur, bunu da tarih önünde emin olun gelecek devirlerde kendisinden sorarlar.

“Sosyal konut projesine karşı değiliz, bu projede karşı olduğumuz dört şey var”

Şehircilik Bakanı Murat Kurum, son bir haftadır en çok konuşan AKP’li siyasilerden bir tanesi, bir toplu konut projesi açıklandı. Dağ fare doğurdutoplu konut projesiyle ilgili CHP şunu söylüyor; Türkiye’yi yalnızca fakirleri değil, eskinin orta oburunu; memuru, emeklisi herkesi fakirleştirip orta direği çökerttiler. Bugün evi olmayan herkes kendi imkanlarıyla ev alamaz. Bugün takip edilen sistem doğru değil. Sosyal konut projesine karşı değiliz, bu projede karşı olduğumuz dört şey var; yüksek ödemeler, peşinat istenmesi, altı ayda bir ödemelere zam gelecek olması, eve geçmeden de kira ödeme mecburiliği.

“Ev tesliminden 3 ay sonra ödeme başlasın”

1 Ekim’de kanun teklifimizi veriyoruz, gündeme alınmasını bekliyoruz. 5 bin 500 lira alan bir taban fiyatlı yada polis, öğretmen, küçük esnaf kirayı mı ödeyecek bu parayı mı ödeyecek. Onun için diyoruz ki; başvursunlar, konutlar yapılsın, eve geçsinler kira ödemekten kurtulduğu ay kira ödemeye başlasın. 3 ayda eve taşınma masrafları için almayalım, 3 ay sonra ödeme başlasın. Bizim karşı olduğumuz budur. Bugün 60 bin lira peşinat istiyor, kim kaybetmiş de 60 bin lirayı evsiz, barksız, kirada oturan adam bulsun.

“Bir bakan günde 10 saat çalışan minimum ücretliye ‘ek iş yap’ der mi?”

Şunu diyordu; ‘Ya borç alsın, borç almazsa fazla mesai alsın minimum fiyatlı yada ikinci bir işte çalışsın.’ Bir bakan günde 10 saat çalışan taban ücretliye ‘ek iş yap’ der mi? Bir defa kanunen yasak. Bunlar bu kadar kötü adam. Bunların bir eli yağda bir eli balda, altlarında son model Mercedes, senin benim gibilerin paraları, çocukları yurt dışında okur, Recep Tayyip Erdoğan’ın dörtte dört. Sana geldi mi ‘eve gitme, ek işe git’.

“Sen İzmir’de muhtar olamazsın, hadsiz atanmış!”

Kurum demiş ki; ‘İzmir, maharetsiz, liyakatsiz, işgal altındadır, İzmir’ yönetimi işgal altındadır. Hadsiz, İzmir’de nerede yönetimdeyiz biz? Büyükşehir’de, ilçe belediyelerinde, en az yüzde 60, 78, 80 oy aldığımız belediyeleri yönetiyoruz. Sen işgal altında diyorsun, yüzde 22 oyla iktidara gelmiş, yüzde 22 oyla İstanbul’u yönetmiş Recep Tayyip Erdoğan, o zaman işgal denmemiş de yüzde 80 oya deniyor. Nerede kaldı milli irade? Sen Tayyip Erdoğan’ın atanmışısın, sen seçilmiş birinin atadığı kapının dış mandalı, zurnanın en aşağıdaki deliğisin. Sen İzmir’e muhtar olamazsın Murat Kurum, hadsiz atanmış!

“Bugüne kadar Türkiye’de 18 şenlik ve büyük konser iptal edildi”

Barolar Birliği avukatlar spor oyunu yapıyor. Tarzına uygun başvurmuşlar, olur diye yanıt almışlar. Her şey tamamlanmış, 8 Eylül’de başlayacak diyorlar ki, ‘Valilik bunu iptal etti’. Bugüne kadar Türkiye’de 18 şenlik ve büyük konser iptal edildi. Sonuncusu da bu; münasebeti de yok. Meslek örgütünü cezalandıracaklargörüşte değiller. İzmir’e 350 milyon lira zarar. Önce izin verip, sonra bunu iptal etmişler.

“Bir atanmış olarak haddinizi bileceksiniz, ona göre davranacaksınız”

Bugün Fuat Oktay, Sivas’ta konuşmuş; ‘Muhalefet PKK ile FETÖ’nün arka bahçesine masa kurdu. Bir hadsiz atanmışlık örneği de burada. Şuursuz atanmışın tekidir. Fuat Oktay, bu lafları çabucak geri alacaksın. O bütçe konuşasında o salona geldiğinde geçen seferden beter olursun. O bütçe sunumunu sana yaptırmazlar. Palavranın, iftiranın, hakaretin bir dozu var. CHP’ye ve millet masasına bu lafları söyleyebilmek senin ne hakkındır, ne haddindir, seni bundan men ederiz. Bir atanmış olarak haddinizi bileceksiniz, ona göre davranacaksınız.

“ÖSYM Başkanı istifa etti, bahis kapandı; bu mevzu mahşere kadar kapanmaz”

KPSS 18 Eylül Pazar günü yapılacak. Biliyorsunuz 20 tane sorusu bir dershanenin kitapçığından çıkan imtihan. Bu ilk rezalet değil. Terör Örgütü döneminde soruların çalındığı, cemaate servis edildiği, tahminen örneğin kendi mesleğini yapamadığı için diğer işler yapan, yüz binlerin hakkının yendiği AKP periyodunun son rezaleti. Erdoğan, Devlet Denetleme Kurumu’nu faaliyete geçirdi, DDK savcılığı göreve çağırdı, ÖSYM Başkanı görevden alındı…O günden bugüne ne oldu? Kimseyi görmedik savcılıkta, bu soruları ÖSYM Başkanı mı basmış? Hiçbir şey yok? Burası Afrika’daki sahra altı devlet mi? Bir suç varsa hatalıyı çıkaracaksın cezasını çekecek. Biliyor ki ipin ucunu çektikçe en zirvelere kadar gidecek. Nereye kadar geleceğini bildiği için istifa etti bahis kapandı, bu mevzu mahşere kadar kapanmaz.” 

“Atatürk’e hürmet noktasında en ufak bir çelişki, en ufak bir meselemiz da yoktur”

Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in, “100 yıl önceydi. Bu toprakları yönetenler, gaflet, delalet hatta hıyanet içindeydi. Gençleri, bayanları, çocukları, geleceği hiç düşünmediler” sözleriyle ilgili olarak İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in; “Aslında Atatürk’ün ‘Olabilirler’ sözünü karar cümlesi olarak kurmuş. Orada sorun var” kelamlarının hatırlatılması üzerine şu cevabı verdi:  

“Bir defa daha söyleyelim; Atatürk bunu ne için Kurtuluş Savaşı’nı yaptığını anlatmak için söylüyor, birileri de diyor ki; ‘Bunu söyleme bu doğru’ değil. Onlar o zaman Kurtuluş Savaşı’na, işgale direnmeye, Yunanı denize dökmeye mi karşı. Bunların çok sevdikleri hocası fesli mecnun Kadir; ‘keşke Yunan kazansaydı’ diyor. Millet ittifakında milli mücadele, kahramanlarına hürmet, Atatürk’e hürmet, Cumhuriyetin kazanımlarını sahiplenme noktasında en ufak bir çelişki, en ufak bir problemimiz da yoktur.

“Millet ittifakı, kimi farklı görüşlerini demokratik olarak savunan bir ittifak”

Biz İYİ Parti ile benzeyenparti değiliz, partiler arasında ittifakın bileşenleri arasında bir cümlede küçük farklar olabilir, bu millet ittifakının gücünü gösterir. Örneği Devlet Bahçeli; ‘Ekonomik pahalılık var, yok demek milletin aklıyla alay etmektir’ diyen bir üyesi ihraç ediyor. Neden? İttifak ortağımızda birazcık fark yaptım falan…Cumhur İttifakı birbirlerine her geçen gün benzer ve birbirinden ayrılamayan, millet ittifakı ise kimi farklı görüşlerini demokratik olarak savunan bir ittifak. Meral Hanım’ın cümlesinden kriz çıkarabilmek için çok büyük bir siyaset mühendisi olmak lazım. Meral Hanım, ‘Keşke kendi cümlesi gibi değil de Atatürk’ten alıntıladığını söyleseydi’ demiş, biz de Atatürk’ten alıntıladığını Nutuk’u açarak söyledik. Anneannem kaygısı ki; ‘Derdimiz olacaksa bu kadar olsun’. Millet ittifakı ile ortamızda sorun olacaksa bu kadar olsun. Buradan millet ittifakına bir kriz çıkarmak mümkün değildir.”     (ANKA) 

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.