enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,8942
EURO
52,9284
ALTIN
6.898,07
BIST
14.484,91
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Çok Bulutlu
Çarşamba Yağmurlu
11°C
Perşembe Az Bulutlu
14°C
Cuma Parçalı Bulutlu
16°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
18°C

Boğaziçi Direnişi 628. gününde: Naci İnci ve yönetimi ile hukuksuzca takımlaşmış tüm isimlerin istifasını talep ediyoruz; kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz

Rektörlüğüne Melih Bulu’nun atanmasının akabinde başlayan Boğaziçi Direnişi 628. gününde de devam ediyor. 628. günde yayımlanan 84 sayılı …

Boğaziçi Direnişi 628. gününde: Naci İnci ve yönetimi ile hukuksuzca takımlaşmış tüm isimlerin istifasını talep ediyoruz; kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz
23.09.2022 19:18
15
A+
A-

Rektörlüğüne Melih Bulu‘nun atanmasının akabinde başlayan Boğaziçi Direnişi 628. gününde de devam ediyor. 628. günde yayımlanan 84 sayılı bültende ”Kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz” denilerek, “Naci İnci ve yönetimi ile bugüne kadar hukuksuzca takımlaşmış tüm isimlerin istifası” talep edildi.

Boğaziçi Üniversitesi’nde 2 Ocak 2021’de Prof. Dr. Melih Bulu’nun Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından rektör olarak atanmasıyla başlayan protestolar, Bulu’nun görevden alınmasının akabinde da devam ediyor. Direnişin 628. gününde Boğaziçili akademisyenler bir araya gelerek rektörlük binasına sırtlarını döndüler.

Direnişin 628. günde 84 sayılı bülten yayınlandı. Bültende öğrencilerin yaşadığı meselelere yer verilirken; yurt ve barınma krizine dikkat çekildi. Üniversitede liyakat temelli olmayan görevlendirildiğinin belirtildiği bültende ayrıyeten akademisyenler kaygılarından bahsetti. Yayınlanan bülten şöyle:

“Hocalarımızın derslerini mesnetsiz münasebetlerle iptal eden ve sonuçları umursamayan kayyım yönetimidir”

“Bugün 23 Eylül Cuma. Nöbetimizin 424., direnişimizin 628. günündeyiz. Sizlere basının hala alınmadığı, etrafında polisin ağır silahlarla devriye gezdiği, her köşesinin kameralarla, özel güvenlik güçleri ve sivil polislerce denetlenmeye çalışıldığı, girişlerine yüksek demir parmaklıkların yerleştirildiği kampüsümüzden sesleniyoruz.

“Tepeden inme kararlarla üniversiteyi yönetmeye çalışan kayyım rektörlüğü yeni mağduriyetlere yol açıyor”

Endişeli olduğumuz bir diğer mevzu da yeni öğrencilerimizi ve ailelerini büyük bir belirsizliğe sürükleyen yurt ve barınma krizi. Üniversitemizde haftalardır devam etmekte olan yurt krizinin hala bir tahlile ulaşmadığını üzülerek gözlemliyoruz. Yönetim il dışından gelecek hazırlık öğrencilerinin tamamına yurt sağlayabilmiş değil. Öğrencilere verilen bilgiler tutarsız ve şeffaflıktan uzak. Yönetim, öğrencilerin yurtlara yerleştirilme kararını kayıtlara 24 saatten az bir süre önce açıkladı. Tepeden inme kararlarla üniversiteyi yönetmeye çalışan kayyım rektörlüğün kurumsal kapasiteyi yok ederek yarattığı bu kriz, öğrencilerin hayati önceliklerini göz arkası ederek yeni mağduriyetlere yol açıyor.

“Kurumumuzu yıkıma sürükleyen bu takımlaşma uğraşlarını kamuoyunun dikkatine sunuyoruz”

Atandığı ilk günden beri kayyım yönetiminin temel gayesinin akademik ve idari takımlaşma olduğunu biliyoruz. İdari işçiye yönelik tasarruflarında giderek hasmane bir tavır alan yönetim, eski idari takımları tasfiye etmekte ve onlarca yeni işçisi işe almaktadır. Bu çerçevede işçi alımlarında ve terfilerde kayırmacılığın ve keyfiliğin arttığını, liyakat asıllı olmayan görevlendirmelerin yaygınlaştığını gözlemliyoruz. Bu uygulamaların sonucu deneyimli ve işinin ehli birçok işçi alternatif iş imkanları ararken, bir yandan da kaygı ve misliyle artan iş yükü altında vazifelerini yapmaya çalışmakta. Şeffaflık ve liyakat prensiplerini hiçe sayan, siyasi saiklerle yürütülen ve kurumumuzu yıkıma sürükleyen bu takımlaşma gayretlerini kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.

“Naci İnci ve yönetimi ile bugüne kadar hukuksuzca takımlaşmış tüm isimlerin istifasını talep ediyoruz”

Üniversitedeki gayrimeşru uygulamalar bir an önce sona ermelidir. Üniversitemizdeki tüm fakülte dekanları, enstitü müdürleri ve yüksek okul müdürü seçimle göreve gelmeli ve seçilmiş heyetlerle denetlenebilmelidir. Şeffaf ve demokratik yollardan belirlediğimiz ve haksızca işlerine son verilen dekanlarımız ve enstitü müdürümüz bir an önce vazifelerine iade edilmelidir. Atama ve yükseltme kriterleri hiçe sayılarak, kısım, fakülte ve enstitülerin onayı alınmadan, tepeden inme kararlarla yapılan tüm atamalar gayrimeşrudur, geri alınmalıdır. İşlevsizleştirilen Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi ve Cinsel Tacizi Tedbire Koordinatörlüğü işinin ehli çalışanlarıyla birlikte bir an önce tekrar aktif hâle getirilmelidir. Gayrimeşru yönetim tarafından gerekçesiz şekilde el konulan İstanbul Matematiksel Bilimler Merkezi binası eski fonksiyonuna kavuşturulmalı, yeniden araştırmacıların kullanımına sunulmalıdır. Naci İnci ve yönetimi ile bugüne kadar hukuksuzca takımlaşmış tüm isimlerin istifasını talep ediyoruz. Fakülte ve kısım kararları yok sayılarak işine son verilen ve dersleri iptal edilen meslektaşlarımızın haksızca uzaklaştırıldıkları işlerine iade edilmelerini, ayrıyeten öğrencilerimiz, akademik ve idari çalışanımız hakkında mesnetsiz münasebetlerle açılmış tüm disiplin soruşturmalarının geri alınmasını bir defa daha talep ediyoruz. Üniversitemizi yılmadan ve kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.

“Kabul Etmiyoruz, Vazgeçmiyoruz”

Bizler her iş günü her öğle bu meydanda toplanıyor, rektörlüğe sırtımızı dönüyor, gayrimeşru idarenin antidemokratik uygulamaların hiçbirini kabul etmediğimizi, unsurlarımızdan vazgeçmeyeceğimizi söylüyoruz. Kamuoyuna unsurlarımızın arkasında olduğumuzu, insan haklarına, bilimsel niyete saygılı, demokratik bir üniversite ortamı kurulana kadar bu direnişten vazgeçmeyeceğimizi yeniden ve ilk günkü kararlılığımızla duyurur, bu mücadeleyi öğrencilerimize, mezunlarımıza, ülkemize olan borcumuz olarak gördüğümüzü ifade etmek isteriz.

Türkiye’de özgür, özerk, demokratik ve katılımcı unsurlara dayalı bir üniversite ideali gerçekleşene kadar,

Kabul Etmiyoruz, Vazgeçmiyoruz.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.