enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,3532
EURO
53,5211
ALTIN
6.875,62
BIST
15.062,65
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
23°C
İstanbul
23°C
Hafif Yağmurlu
Pazar Az Bulutlu
23°C
Pazartesi Çok Bulutlu
25°C
Salı Az Bulutlu
25°C
Çarşamba Az Bulutlu
20°C

Nagehan Alçı: Un ve su dışında hiçbir şeyi olmayan milyonların ülkesi Afganistan…

HaberTürk yazarı Nagehan Alçı, Afganistan ziyaretinden notları kaleme almaya devam ediyor. Afganistan kendilerine eşlik eden sürücü ve rehberle …

Nagehan Alçı: Un ve su dışında hiçbir şeyi olmayan milyonların ülkesi Afganistan…
13.10.2022 12:51
31
A+
A-

HaberTürk yazarı Nagehan Alçı, Afganistan ziyaretinden notları kaleme almaya devam ediyor. Afganistan kendilerine eşlik eden sürücü ve rehberle gittikleri köyden izlenimlerini aktaran Alçı, “Un ve su dışında hiçbir şeyi olmayan milyonların ülkesi Afganistan…” yorumunu yaptı. 

Alçı yazısında, “Bir süre sonra köyün gençleri geldi. Birini gururla karşımıza çıkardılar. Geçen hafta tek bir gün Kabil’de çalışmış, bunu büyük bir muvaffakiyet olarak anlatıyorlar. Şöyle dedi o genç: “Bir gün çalışınca beş gün aileme bakabiliyorum”. Pekala ya çalışmazsa? “Un var, su var ekmeğimizi yapıyoruz…” (Bu ortada bir günde yalnızca 4 dolar kazandığı notunu düşeyim…) İşte o un ve su ile bize de tandır ekmeği hazırladıklarını söyledi konutun hanımı. Ne varsa hatta yoksa paylaşmak için bekliyorlarmış.” sözünü kullandı. 

Alçı şunları kaydetti:

“O an Kabil’de geçen yıl Raşid Dostum’un Taliban tarafından işgal edilen evinde gördüğüm ihtişamı, Ekber Han’da anlatıla anlatıla bitirilemeyen ev partilerini, ABD’nin Afganistan’a akıttığı milyonlarca doları düşündüm… Un ve su dışında hiçbir şeyi olmayan milyonların ülkesi Afganistan.. Kasalardan milyon dolarlar fışkıranların ülkesi… Dronelarla yok edilen ve bunun için “Yanlışlık oldu, özür dileriz” denilerek geçilenlerin… İşini polise, askere paralar saçarak halledenlerin… Günlüklerinde Eyfel Kulesi’ni görüp, pizza yiyip en sevdiği muharrir olan Elif Şafak’la tanışma hayalleri kurarken canlı bomba ile paramparça olan kız öğrencilerin… Mezar taşlarında ismi yazılmayanların ülkesi Afganistan…

Köyden çıkmadan çocuklara getirdiğimiz kurabiye ve bisküvi kutusunu yavaşça köşeye bıraktık. O ana kadar etrafımıza toplanıp bizim evde konuk olmamız konusunda ısrarcı olan köylüler kutuyu gördüler ve süratle yanımızdan uzaklaştılar. Hayat durdu… O an, o köyde her şey yalnızca o bisküvi kutusu oldu. İçinde kurabiye ve bisküvi dışında bir şey olmayan küçük kutu o köyün hayatı oldu…

Mahcubiyet, isyan, suçluluk… Afganistan’a yolu düşen herkesin en ağır yaşadığı hisler bunlar olsa gerek. En azından benim öyle… İşte bu hislerle köyden çıkarken rehberimiz Sohrab şöyle diyordu: “Abla, Afganistan’da çoğunlukla ölünür ama bazen de yaşanır. Ne mutlu ki biz şu anda yaşayanları arkamızda bıraktık…”

 

 

 

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.