enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,8677
EURO
52,9709
ALTIN
6.960,43
BIST
14.484,91
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
18°C
İstanbul
18°C
Parçalı Bulutlu
Salı Çok Bulutlu
20°C
Çarşamba Yağmurlu
11°C
Perşembe Az Bulutlu
14°C
Cuma Parçalı Bulutlu
16°C

CHP’li Ağbaba maden faciasının yaşandığı Amasra’da: Bu ‘kader planı’ niçin hep fakirde, garibanda, işçide devreye giriyor?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, CHP heyeti ile birlikte Bartın’da yaptığı açıklamada; “Kader’ diye insanları kandırıyorlar. Bahta bu …

CHP’li Ağbaba maden faciasının yaşandığı Amasra’da: Bu ‘kader planı’ niçin hep fakirde, garibanda, işçide devreye giriyor?
17.10.2022 18:15
20
A+
A-

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, CHP heyeti ile birlikte Bartın’da yaptığı açıklamada; “Kader’ diye insanları kandırıyorlar. Bahta bu kadara inanıyorsan niçin 3 bin kişilik müdafaa ordusuyla geziyorsun? Ya da niçin zırhlı araçlara binerek geziyorsun? Bu ‘kader planı’ niçin hep fakirde, garibanda, işçi de devreye giriyor? Maden faciasında ölen emekçilerimiz ‘kader’ mahkûmu değil, ihmalkarlığın mağdurudur, ihmal merhumlarıdır. Ekonomik krizi yazgı yapıyor, uyuşturucu kaçakçılığını baht yapıyor, hırsızlığı baht yapıyor, torpil yaparken yazgı planı devreye giriyor, iş cinayetlerini, ihmallerini mukadderat yapıyor. AKP ise bunu izliyor” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcıları Gülizar Biçer Karaca, Veli Ağbaba, Gamze Akkuş İlgezdi, Bartın Milletvekili ve CHP Parti Meclisi üyesi Aysu Bankoğlu, Bartın Kent Başkanı Selim Karakaş ve yirmi milletvekillinden oluşan CHP Heyeti, Bartın maden faciasının akabinde CHP Bartın Kent Başkanlığı önünde basın açıklaması yaptı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, şunları söyledi:

“Elinizi nereye atsanız ihmal var, vurdumduymazlık var”

“Amasra Türkiye Taşkömürü Kurumu’na ait kurumda grizu patlaması nedeniyle yaşanan maden faciasında hepimizi yasa boğan 41 canımızı kaybettik. İstanbul’da, Bartın’da tedavi altında olan madencilerimiz var. Temennimiz daha büyük acıların yaşanmaması, vefat sayılarının daha yükselmemesi. Öncelikle hayatını kaybeden emekçilerimize Allah’tan rahmet, ailelerine baş sağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz.

Günlerden beri konuşuluyor. Sayıştay raporu ortada, ihtarlar ortada. Personellerin kazalar olmadan önce söyledikleri ortada. Sayıştay raporunda, grizu gaz risklerinin yanı sıra personel sayısının tehlikeli boyutta azaltılmış olduğu, yer altı haberleşme sisteminin uzun süre kesildiği, 24 saat takip gerektiren tehlikeli gaz ölçüm sisteminin iyi işlemediği yazıyor. Elinizi nereye atsanız ihmal var, vurdumduymazlık var.

“Maden sektöründe yaşananlar bir mukadderat değil, daima bir cinayet ve katliam haline dönüşmüştür”

Bizler yakın tarihimizde çok büyük acılar yaşadık. Bu periyotta içimizi karartan birtakım maden katliamlarını tekrar hatırlamak gerekiyor.

22 Kasım 2003 Ermenek 10 kişi. 8 Eylül 2004’te Kastamonu Küre’de 19. 19 Mayıs 2010 Zonguldak Karadon’da 30. 14 Mayıs 2014 Manisa Soma’da 301. 28 Ekim 2014’te Karaman Ermenek’te 18 ve en son Amasra’da 41 madencimizi iş cinayetine kurban verdik.

Amasra’da, Soma’dan bugüne kadar yaşanmış en büyük maden faciası yaşandı. Maden sektöründe yaşananlar bir mukadderat değil, daima bir cinayet ve katliam haline dönüşmüştür.

“2021 yılında maden ve madencilik sektöründe hayatını kaybedenlerin sayısı 75”

İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin sayılarına göre 2022 yılının ilk 9 ayında madencilik iş kolunda meydana gelen kazalarda 53 madencimiz ömrünü yitirmiş. 13 Mayıs 2014’ten sonra Soma ne kadar inançlı ise 14 Ekim’de Amasra da ne kadar güvenliyse şu an Türkiye’deki tüm madenlerde o kadar inançlıdır. Bir arpa uzunluğu yol alınmamıştır. Türkiye’de hala üç vardiya halinde madenciler mevte inmektedir.

İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin verilerine göre AKP hükümetleri döneminde madenlerde iş cinayetlerinin sayısı bin 989, maden ve madencilik sektöründe 2021 yılının devletin resmi kayıtlarına göre 16 bin 995 iş kazası yaşanmış, SGK verilerine göre 2021 yılında Türkiye’de her gün maden sektöründe 47 adet iş kazası gerçekleşmiştir.

ILO verilerine göre Avrupa’da 2020-2021 yılları arasında maden sektöründe ölümlü kazalarda Türkiye maalesef birinci sırada. Türkiye’de 2021 yılında kayıtlara göre 75 ölümlü iş kazası olmuşken, Türkiye’ye en yakın ülke 30 ölümlü iş kazasıyla Ukrayna olmuştur. Fransa’da bu sayı 5, Almanya’da 2, Çek Cumhuriyeti’nde 2, İngiltere’de ise 1 olarak tespit edilmiştir. 2020-2021 yılları arasında Estonya, Danimarka, Finlandiya, Belçika, Macaristan, Hollanda, Norveç ve İsveç benzeri ülkelerde maden sektöründe ölümlü hadiseye rastlanmamıştır.

“Hem kurumların içi boşaltılmış, hem de denetimsizliğe ve kuralsızlığa terk edilmiştir”

Nedense maden sektöründe yaşanan katliamlar hep bizim ülkede ‘kader’ olarak gösterilmektedir. Bu kurumlarda personel sayısı azaltılmış, az sayıda çalışana çok sayıda üretim yapma mecburiliği getirilmiştir.

TTK bünyesinde 2001 yılında 18 bin 25 personel çalışırken, 2021 yılında bu 7 bin 370’e düşürülmüştür. Yani hem kurumların içi boşaltılmış, hem de denetimsizliğe ve kuralsızlığa terk edilmiştir. Sayıştay buradaki tüm riskleri tek tek açıklamış. Burada yaşanan katliam adeta yıllar önce ‘geliyorum’ demiş. Türkiye’de artık bu işletmelerin birer şirket mantığıyla yönetilmesine son verilmelidir. Deva özelleştirme de yahut bugün Amasra’da olduğu aynıi kamu kurumlarının birer şirket mantığıyla yönetilmesinde değildir. Bu katliamların önüne geçilmesi için faal kontrol düzeneği kurulmalıdır. Buna benzeyenişletmelerde siyasi iktidar baskısına ve liyakatsizliğe çabucak son verilmelidir.

Grizu patlamaları önlenebilir, öngörülebilir olaylardır. Bunun için bilimsel raporların dikkate alınması gerekmektedir. Tüm madenlerimizde ömür odaları zarurî tutulmalıdır. Çalışma Bakanlığı, madenlerdeki teftişleri daima ve zarurî hale getirmelidir. İş sağlığı ve güvenliği önlemlerini hiçe sayan tüm sorumlular, kuruluşlar hakkında caydırıcı cezalar, yaptırımlar devreye sokulmalıdır.

Burada birçok sorumlu var lakin burada patronun özeleştiri, sorgulaması yapması gerekirken, sendikanın da kesinlikle sorumluluğu tartışılmalıdır. Personel sendikalardan sorumlu bir genel başkan yardımcısı olarak bunu söylüyorum. Şayet sendika çalışılmayacak bir yerde çalışanların ikazlarına karşın çalışmaya devam ediyorsa kesinlikle bu sendikaların da sorumluluğu göze alınmalıdır.

“Maden faciasında ölen personellerimiz mukadderat mahkumu değil, ihmalkarlığın mağdurudur”

Bu maden faciasının akabinde kamuoyunda çok dile getirilmeyen üç konu var. Birincisi ‘kader’ telaffuzuyla başlayan bir istismar. İkincisi liyakatsizlik. Üçüncüsü özelleştirme. Her şey bahta bağlayınca suçlu Allah oluyor, bunların hiçbir sorumluluğu kalmıyor. Mukadderat bizimle aynı üretim yapan Japonya’da niçin işlemiyor? Almanya’da, Amerika’da, Fransa’da niçin ‘kader planı’ devreye girmiyor?

Hatırlayın, Soylu ilgili tezler ortaya çıktıktan sonra, ‘bize yaptıran Allah’tır’ demişti. ‘Kader’ diye insanları kandırıyorlar. Mukadderata bu kadar inanıyorsan niçin 3 bin kişilik müdafaa ordusuyla geziyorsun? Ya da niçin zırhlı araçlara binerek geziyorsun? Bu ‘kader planı’ niçin hep fakirde, garibanda, işçi de devreye giriyor? Millet açken, sen Saray’da lüks içinde yaşarken, makam otomobilleriyle vergiler çarçur edilirken baht niçin devreye girmiyor? Maden faciasında ölen emekçilerimiz mukadderat mahkumu değil, ihmalkarlığın mağdurudur, ihmal merhumlarıdır. Ekonomik krizini baht yapıyor, uyuşturucu kaçakçılığını mukadderat yapıyor, hırsızlığı mukadderat yapıyor, torpil yaparken yazgı planı devreye giriyor, iş cinayetlerini, ihmallerini yazgı yapıyor. AKP ise bunu izliyor.

“Türkiye Taş Kömürü Kurumu’nda son 20 yılda kurumun içini boşalttılar”

Soma’daki maden faciasının üzerinden 8 yıl geçti. Hakkında soruşturma başlatılan devlet vazifelileri hakkında doğru düzgün iddianame bile hazırlanmadı. Soma Holding’in sahibi 4,5 yıl hapis yaptı. İki yıl önce düzenlenen infaz maddesinden yararlanarak serbest bırakıldı. Suçlu yok, sorumluluk yok. Cezasızlık da denetimsizliği artırıyor. Ölen, öldüğüyle kalıyor.

İkincisi ise liyakatsizlik ve siyasi yakınlık. Türkiye Taş Kömürü Kurumu’nda son 20 yılda kurumun içini boşalttılar. Göreve getirilenleri iş bilmeyen, direktif vermeyen bireyler olduğu sık sık medyada yer aldı. Bu madenlerde evvelce on binlerce insan çalışırdı şu anda özelleştirmelerle, tasfiyelerle bu sayı 400’lere, 500’lere indi.

Patlama olan madende evvelden 5 bin şu anda ise 400 kişinin çalıştığı söyleniyor. 5 bin personelin yaptığı işi, 400 madenci yapıyor. Bu iş yükünü bu kadar emekçi nasıl karşılasın? Bu kadar sayıda madenci aşağıya inerek üretim mi yapacak, nakliye mi yapacak, denetim mü yapacak, disiplini mi sağlayacak, gereçleri mi taşıyacak, gaz ölçüsünü mı ölçecek?

“TTK’nın görev alanını çok önemli şekilde daralttılar”

Bu facianın diğer sonucu ise özelleştirmedir. TTK’nın görev alanını çok önemli şekilde daralttılar. Bu daraltılan bölgelerinde TTK’nın elinden alınarak öbür işletmelere tahsis edileceği gündemde. Bakan maden ocağını günler öncesinden ziyaret ediyor, Sayıştay Enerji Grubu başkanı ziyaret ediyor. Bu maden ocağı devlete aitbaşında özel işletmeler mevcut. Şayet patlamalar olmasaydı tahminen de iş güvenliği maliyet ögesi olarak gösterilip kendi yandaş bürokratlarıyla özelleştirmeyi gündeme getireceklerdir. Maksat çoğu zaman ki gibi yandaşı beslemek ve kamuyu tasfiye etmek.

Biz CHP olarak Soma’nın da Bartın’ın da göz göre göre gelen iş cinayetleri olduğunu biliyoruz ve bunların hesabını soracağımızı buradan belirtmek istiyoruz. Suça ‘kader’ atanlar ne kadar ihmalleri varsa hepsinin hesabını verecekler.

CHP olarak kesinlikle bununla ilgili bir araştırma kurulu kurulmasını; kim hatalıysa, kimin ihmali varsa, gereken soruşturmanın aktif bir biçimde yapılmasını söyleyeceğimizi belirtmek istiyoruz.”

Açıklamanın akabinde CHP Heyeti, hayatını kaybeden 41 madencinin ailelerine taziye ziyaretinde bulundu. (ANKA) 

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.