Sabah yazarı Burhanettin Duran, “Kürt probleminde partilerin yeni siyasi telaffuzlarına ve ataklarına şahit olunabilir” fikrini dile getirdi …

Sabah yazarı Burhanettin Duran, “Kürt probleminde partilerin yeni siyasi telaffuzlarına ve ataklarına şahit olunabilir” fikrini dile getirdi.
Duran, AKP’nin anayasa değişikliği teklifi kapsamında HDP’yi ziyaret etmesinin akabinde başlayan tartışmalara da değinerek, “MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin Meclis’te grubu bulunan partilere ziyaretin “son derece doğal ve doğru bir adım olduğunu” söylemesi Cumhur İttifakı içinde kritik siyaset bahislerindeki istişarenin güçlü olduğunu gösterdi. Kriz beklentileri suya düştüğü seçimlere giderken HDP konusunda yeni bir siyaset alanı açıldı.” görüşünü savundu.
Duran yazısında şunları kaydetti:
“Bunun mahiyetine bakmadan önce Cumhur İttifakı’nın krize girmemesindeki temel sebebe de işaret etmek lazım. Erdoğan ve Bahçeli’nin terörle uğraştan dış siyaset atılımlarına, ekonomik programdan iç siyasi mevzulara kadar geniş bir alanda birlikte hareket edebilmesi… Birbirlerine duydukları güven ve temel memleket problemlerindeki ortak yaklaşımları… Yani sağlıklı bir lider diplomasisi…
6’lı masadaki genel liderlerin dağınıklığına karşın AK Parti ve MHP başkanlarının farklılıklarını koruyan ama birbirini zora sokmayan tavırlar sergileyebilmesi seçimlere giderken önemli manada bir avantaj teşkil ediyor. Bu ahengin kampanya döneminde Kürt seçmene yönelik telaffuz ve siyasetlerde sürdürülebilmesi 6’lı masanın ortak siyaset arayışlarını da etkileyebilecek bir kıymete sahip. Seçimlere giderken Alevi açılımı ve başörtüsüne anayasal garanti gibi kimlik bahisleri öne çıktı. benzer şekilde Kürt sorununda partilerin yeni siyasi telaffuzlarına ve atılımlarına şahit olunabilir. Kürt seçmene seslenen kapsayıcılık-birliktelik telaffuzları ve parti listelerinde Kürt siyasetçilere daha fazla yer açılması akla gelebilecek örnekler. Lakin Türkiye’deki milliyetçi seçmen tabanının genişliğini gören partiler HDP’yi marjinallikten kurtarabilecek bir alan açmayı tercih eder mi?
Seçim pazarlıklarında açıktan HDP’yi muhatap alırlar mı? Yeni bir hareketlilik için seçimleri beklediği anlaşılan HDP nasıl davranır? Bu soruların hepsi çok taraflı ve sürprizlere açık bir siyasi tartışmanın bizi beklediğini gösteriyor.”