Yurt için bağışlanan araziyi satan rektör Hotar, eleştirenleri ‘ihanetle’ suçladı; “Sözleşme satışa izin veriyor, yeni mi fark etmişler?” dedi

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatma Seniha Nükhet Hotar, kız yurdu yapılması koşuluyla bağışlanan 3 dönümlük arazinin satılmasına ilişkin tenkitlere cevap verdiği açıklamasında, “Hizmetin önüne geçmeye çalışmak, ilk başta bu kente ihanettir” dedi. Rektör Hotar “Sözleşme satışa izin veriyor. Yeni mi fark etmişler?” tabirini kullandı.
Eski AKP Milletvekili ve DEÜ Rektörü Prof. Dr. Hotar, kız yurdu yapılması kaidesiyle bağışlanan İnciraltı’ndaki 3 dönümlük arazinin satılmasına ilişkin tenkitlere cevap verdi. Hotar, bağış kontratının satışa izin verdiğini, elde edilecek gelirle yurt yapılacağını savundu; “İzmir için hizmet üretmek yerine kasıtlı dezenformasyon üzerinden yapılacak hizmetin önüne geçmeye çalışmak, ilk başta bu kente ihanettir” dedi.
“Yeni mi fark etmişler”
ANKA’da yer alan habere göre yazılı açıklama yapan Hotar, bağışçının isteğinin yok sayıldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını iddia etti ve “Yeni mi fark etmişler?” dedi. Söz konusu arazinin 3. derece sit alanında kaldığını, imara açık olmadığını ve bina yapma imkanı olmadığını ileri sürerek şunları kaydetti:
“Daha önce 06.09.2019 ve 05.01.2020 tarihlerinde bahsi geçen gayrimenkulün satışı için benzer yolla ihale edildi, lakin istekli çıkmamıştı. Şimdi, bu satışa ilk defa çıkılmış gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Yeni mi fark etmişler. Kontrat son derece açık ve kamuoyu ile de paylaştık. Bu arazinin satışından elde edilecek gelir, sadece kız öğrenci yurdu imali için kullanılabilir.
İzmir için hizmet üretmek yerine, kasıtlı dezenformasyon üzerinden yapılacak hizmetin önüne geçmeye çalışmak, ilk başta bu kente ihanettir. Bu bahiste kimi isimlerin ve medya organlarının bilgi kirliliği yaratarak kentimizin marka haline gelen araştırma üniversitesini hedef almasını hüzün ile karşılıyoruz. İzmir ve öğrencilerimiz için imkanları düzgünleştirmeye çalıştığımız noktada karşılaştığımız tüm çarpıtmalara karşın, ülkemizi emanet edeceğimiz, Dokuz Eylül Üniversitesi ismini gururla temsil edecek gençlerimizin eğitim-öğretim hayatlarında yanında olmayı, onlar için üretmeyi ve kentimizin menfaatlerini düşünmeyi sürdüreceğiz.”