“Türkiye’nin cumhurbaşkanı oburu olsaydı, Ayasofya’yı müzelikten çıkarıp ibadethaneye çevirmeyi düşünmeye cüret edebilir mi?”

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “2021’in Temmuz ayında sayın Diyanet İşleri Başkanlığı’mızın riyasetinde kılınan cuma namazıyla birlikte Ayasofya zincirleri kırıldı. Yeniden ibadete açıldı, ceddimiz Fatih Sultan Mehmet Han’ın vakfiyesine dönüldü. Cumhurbaşkanı’mız Sayın Erdoğan değil de diğer birisi Türkiye’de ismi geçen herkesi kastederek söylüyorum, Türkiye’nin cumhurbaşkanı diğeri olsaydı, Allah için elinizi vicdanınıza koyun, karşılık verin. Ayasofya’yı müzelikten çıkarıp ibadethaneye çevirmeyi bırakın hayata geçirmeyi, düşünmeye cüret edebilir mi? Vallahi edemezler” dedi.
Bakan Bozdağ, Şehit İbrahim Yılmaz Dini İhtisas Merkezi’nin açılışında, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Gazi Mustafa Kemal Atatürk‘ün kurduğu çok önemli bir kurum olduğunu söyledi.
“Ayasofya’nın zincirleri kırıldı”
AK Parti’nin din ve vicdan hürriyeti konusunda ülkede yaşanan sıkıntıları çözmek, din ve vicdan hürriyetini Türkiye’de tam manasıyla hayata geçirmek açısından da önemli adımlar attığını söyleyen Bozdağ, şöyle konuştu:
“2021’in Temmuz ayında sayın Diyanet İşleri Başkanlığı’mızın riyasetinde kılınan cuma namazıyla birlikte Ayasofya zincirleri kırıldı. Yeniden ibadete açıldı, ceddimiz Fatih Sultan Mehmet Han’ın vakfiyesine dönüldü. Çok net söylüyorum; şayet Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, Türkiye’nin yönetimi cumhurbaşkanımızda olmasaydı; bu piyasada gezen Altılı Masa’nın etrafında ve öbür yerde olan, hatta AK Parti’nin içinde olanları da katarak söylüyorum, ben de dahil, ‘Şimdi vakti değil. Hele biraz daha bekleyelim. Vakit biraz daha olgunlaşsın. Koşullar iyi değil diye diye’ emin olun şu dediklerimin hiçbirini hayata geçiremezdik.
“Türkiye’nin cumhurbaşkanı diğeri olsaydı, Allah için elinizi vicdanınıza koyun; Ayasofya’yı müzelikten çıkarıp ibadethaneye çevirmeyi bırakın hayata geçirmeyi, düşünmeye cüret edebilir mi?”
Cumhurbaşkanı’mız Sayın Erdoğan değil de diğer birisi Türkiye’de ismi geçen herkesi kastederek söylüyorum, Türkiye’nin cumhurbaşkanı oburu olsaydı, Allah için elinizi vicdanınıza koyun, yanıt verin. Ayasofya’yı müzelikten çıkarıp ibadethaneye çevirmeyi bırakın hayata geçirmeyi, düşünmeye cüret edebilir mi? Vallahi edemezler. İşte böylesi büyük bir yiğit başkanın önderliğinde din ve vicdan hürriyetine ilişkin Anayasa’mızda yer alan kurallar yeniden Anayasa’nın ruhuna uygun hayata geçirilirken, bu milletin manevi bedellerine vurulan zincirler de bir bir kırıldı. İnşallah bu zincirleri yeniden takmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecek.”