“Biz yangın söndürmek üzere geziyoruz, yangından mal kaçırmak gibi bir telaşımız yok”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Şunu söylemek zorundayım; bu tek adam sistemi, partili cumhurbaşkanlığı sistemi kurumlarımızın içini boşaltmış, kurum diye bir kavram kalmamış, devlet aklı diye bir kavram kalmamış. Buna bağlı olarak da liyakat ortadan kalmış” dedi. Sarsıntı bölgesinde salgın hastalık tehlikesine dikkat çeken Akşener, kimsesiz kalan çocukların çeşitli nedenle çalınabileceğini, buna karşı titiz olunması gerektiğini söyledi.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Kahramanmaraş’ta 6 Şubat’ta meydana gelen 2 büyük zelzeleden etkilenen Adıyaman’ı bugün ziyaret etti. Besni ilçesinde depremzedelerle bir araya gelen Akşener, incelemelerin akabinde yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi:
“O bir sayı değil, bir can”
“Depremden sonra bölgeye giden milletvekilleri ve genel başkan yardımcılarından oluşan heyetten sahaya ilişkin bilgi almaya başladık. O bilgiler ışığında mümkün olduğunca bir canın kurtulabilmesi için her kapıyı çaldık, çalmaya devam ediyoruz. Bir can. O bir sayı değil, bir can. Bundan Ötürü insanlarımızın kurtarılabilmesi, enkaz altından sıhhatle çıkabilmesi için elden gelen çabası göstermeye çalıştık. Muhalefetin halkın avukatı olması gerektiğine inanırız. Bizim sizin sesinizi duyurmak bir misyonumuz var. İktidarın da sizin sorunlarınızı çözmek aynıi bir görevi var. Onların işi çok. Biz o sesi, proje yapıp iletmek zorundayız.
“Anne ve babasını kaybetmiş çocuklarla özel olarak ilgilenilmesi gerekiyor”
Bugün yaptığım incelemelerde gördüğüm şu: Besine erişim kolaylaştı. Orada bir meselemiz yok. Suya erişim çok zorluydu. Orada da meselemiz yokşimdi iki derin sorun var. Birisi barınma, ona bağlı ısınma. Tüpler üzerinden hem ısınma hem aydınlanma hem de yemek pişirmeye dair bir çalışma var. Onu sahadan aldığımız bilgiler ışığında Cumhurbaşkanı’na ben iletmiştim. Bundan Ötürü bu başladı. Şu Anda ilaç. Salgın hastalık çıkacağından endişemiz var. Ben 99 zelzelesini yaşamış bir beşerim. O günle bugün arasında bir fark var. O gün yazdı, bugün kış.
Isınma ve barınmaya dair eksiklerimiz var. Bunların ivedilikle tamamlanması lazım. Bir diğer bahis da tuvalet gereksinimi. Bayanlar bunu söyleyemiyortuvalet ihtiyacı çok üst düzeyde. Bayanlar açısından bu iş çok zor. Bir çadır kente gittik, hoş ama iki tuvalet yapmışlar. Buna zaman ayrılması gerekiyor. Anne ve babasını kaybetmiş çocuklarla özel olarak ilgilenilmesi gerekiyor. Bu türlü devirlerde çocuk çalınır. Organ için çalınır, satılmak için çalınır, öteki şeyler için çalınır. Annesini, babasını kaybetmiş çocukları Allah isteği için devletin kurumlarına teslim edin. Diyelim ki ulaşamadınız, bizi arayın. Bizi arayın, biz teslim edelim. Lütfen, çok rica ediyorum; küçük çocukların peşinde olacaksınız.
“Biz yangın söndürmek üzere geziyoruz, yangından mal kaçırmak bir telaşımız yok”
Yaraları sarma konusunda gitgide daha iyi olabiliriz. Milletimizin feraseti, irfanı, yardımlaşma duygusu inanılmaz. ‘Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için’ anlayışımız tecelli etti. Bunu hep bir arada görüyoruz. Bu da çok çok önemli ve değerli. Bu milletin bir mensubu olmaktan çok gurur duyuyorumfakat bu periyotta bir şey görüldü; Ben aynı esnaf gezer gibi geziyorum. Partimi esnaf dükkanlarının içinde hiç övmedim, bir öteki partiyi yermedim. Yalnızca dinledim ve ilettim. Burada da o denli geziyorum. Biz yangın söndürmek üzere geziyoruz. Yangından mal kaçırmak aynıi bir telaşımız yok. Şunu söylemek zorundayım; bu tek adam sistemi, Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi kurumlarımızın içini boşaltmış, kurum diye bir kavram kalmamış, devlet aklı diye bir kavram kalmamış. Buna bağlı olarak da liyakat ortadan kalmış. Bugün yalnızca sizin aracılığınız ile iletiyorum. Günü geldiğinde elbette daha farklı açıklamalarda yapacağız. Arkadaşlarımla birlikte incelemelerde bulundum. Buradan aldığım her bilgiyi şahsen ileteceğim. Yapılmasını takip edeceğim, Adıyaman’ın sesi olmaya uğraş edeceğiz.” (ANKA)