enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,4901
EURO
51,8451
ALTIN
6.834,39
BIST
12.937,87
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Az Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
17°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
16°C
Pazar Parçalı Bulutlu
16°C
Pazartesi Açık
18°C

Ankara Tabip Odası seçiminde yarışacak Çağdaş Hekimler: Gelenekten geleceğe mücadeleyi büyütmek için buradayız!

Ankara Tabip Odası seçimleri için yarışacak olan Çağdaş Hekimler, “Gelenekten Geleceğe: Ankara Tabip Odası’nda mücadeleyi büyütmek için Çağdaş Hekimler olarak buradayız” diyerek neden aday olduklarını, hedeflerini açıkladı. “Dar siyasi polemik …

Ankara Tabip Odası seçiminde yarışacak Çağdaş Hekimler: Gelenekten geleceğe mücadeleyi büyütmek için buradayız!
30.03.2026 23:30
0
A+
A-

Ankara Tabip Odası seçimleri için yarışacak olan Çağdaş Hekimler, “Gelenekten Geleceğe: Ankara Tabip Odası’nda mücadeleyi büyütmek için Çağdaş Hekimler olarak buradayız” diyerek neden aday olduklarını, hedeflerini açıkladı. “Dar siyasi polemik yapmayı ve sağlık ortamının gerçek gündemlerinden kopmayı doğru bulmuyoruz” denilen açıklamada, örgütlü mücadeleyi büyütme çağrısı yapıldı. Çağdaş Hekimler, “Bu salona şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da karanlığı sokmayacağız” ifadelerini kullandı.

4-5 Nisan’da yapılacak olan Ankara Tabip Odası seçimlerinde yarışacak olan Çağdaş Hekimler grubunun açıklamasında, “Bu ülkede sağlık alanında her şey değiştirildi, dönüştürüldü, piyasalaştırıldı; ama sağlıkta dönüşüm programının hâlâ tam olarak dönüştüremediği, bütün baskılara rağmen teslim alamadığı çok önemli mücadele zeminleri var: Tabip odaları ve Türk Tabipleri Birliği, bu zeminlerin en önemlilerindendir. Eğer hâlâ umut varsa, hâlâ birlikte söz kurma olanağı varsa, hâlâ “başka türlü bir sağlık ortamı mümkündür” diyebiliyorsak, bunun önemli nedenlerinden biri bu kurumlardır. İşte bu yüzden buradayız. İşte bu yüzden bu alanları bırakmıyoruz” denildi.

“Hekimlerin bugün yaşadığı kriz yalnızca bir ücret krizi değil”

“Hekimlerin bugün yaşadığı kriz yalnızca bir ücret krizi değildir; yalnızca nöbet, yalnızca performans, yalnızca yönetmelik meselesi değildir. Bu kriz, mesleki bağımsızlıktan etik değerlere, çalışma koşullarından toplumun sağlık hakkına kadar uzanan derin bir sağlık ve toplum krizidir. Evet, biliyoruz. Çok büyük çoğunluğumuz çalışma koşullarından memnun değil. Akademisyen meslektaşlarımızın YÖK baskısı altında eğitim vermeye çalıştığını; bir yandan sağlık hizmeti üretirken, bir yandan da içlerine sinecek bir akademik ve mesleki ortam bulmakta zorlandıklarını biliyoruz. Sağlık hizmetinin ana omurgası olan birinci basamakta aile hekimi arkadaşlarımızın, bitmek bilmeyen iş yüküyle, kesintilerle, dayatmalarla, sahadan kopuk düzenlemelerle ve “yönetmelik” adı altında kurulan bir kaosla bunaltıldığını biliyoruz. Şehir hastanelerinde, üniversite hastanelerinde ve giderek azalan eğitim ve araştırma hastanelerinde asistan hekim arkadaşlarımızın; uzmanlık öğrencisi olarak eğitim almak yerine sağlık hizmetindeki her açığı kapatmaya mahkûm edilmenin şaşkınlığını, yorgunluğunu ve bunalımını yaşadığını biliyoruz. İşyerinden işyerine saatlerce yolculuk eden; OSGB düzeni ve işyeri patronu kıskacında bunalan; işçi sağlığı alanında söz söyleme hakkı daraltılan; emeği ucuzlatılmaya çalışılan işyeri hekimi arkadaşlarımızın halini biliyoruz. Sağlık hizmetinden çekilerek sağlık piyasasını düzenleyen ve denetleyen bir kuruma dönüşen bir Sağlık Bakanlığı’nın gölgesinde; patronlar lehine yapılan düzenlemeler, ciro-kâr zinciri içinde çalışmaya mahkûm edilen şirket kurmak zorunda bırakılarak özlük haklarından yoksun bırakılan, ya da muayenehanesinde yarını belirsiz biçimde ayakta kalmaya çalışan, hastalarını hastane koşullarında tedavi etme hakları ellerinden alınan, vergi ve haraç baskısı altında ezilen özel hekimlik alanındaki meslektaşlarımızın sorunlarının farkındayız. Açlık sınırına itilen emekli aylıklarıyla yaşamaya zorlanan emekli hekimlerimizi tanıyoruz. Kamu hastanelerinde hangi ölçütlerle atandığı belirsiz yöneticilerin baskısı altında; söz kurma imkânı elinden alınan, beş dakikalık muayenelere sıkıştırılan hekimleri biliyoruz. Kamuda çalışma hakkı gasbedilen, ataması yapılmayan, ataması yapılsa da işinden fütursuzca edilen, demokrat oldukları için cezalandırılan genç hekimleri biliyoruz; onları selamlıyoruz. KHK’lı hekim arkadaşlarımızı tanıyoruz. Unutmuyoruz.”

“Sağlık ortamı çoktan kamusal bir hizmet alanı olmaktan çıkarıldı”

Sağlık ortamı çoktan kamusal bir hizmet alanı olmaktan çıkarıldığını ifade eden Çağdaş Hekimler, “Hepimiz, piyasalaştırılmış bir ortamda emeğimizi satarak yaşamaya çalışıyoruz. İnsanca yaşayacak bir ücret, İşimizi layıkıyla yaptığımızı hissettirecek mesleki bağımsızlık ve emeğimizin yarattığını adilce paylaşabileceğimiz demokratik bir ortam olmadan; yine de hekimlik geleneğinin ve etik değerlerin içinde direnmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Sağlıkta dönüşüm programına da değinen Çağdaş Hekimler, “Bizleri dönüştürmek istediği hekim tipi tam da budur: Kendi başına, kendi işyerine, kendi sorununa kapanmış; bütünü görmeyen, birlikte düşünmeyen, birlikte davranmayan; kendisine yapılanı yalnızca “kişisel bir talihsizlik” gibi yaşayan bir hekim tipi… Ama buraya adım adım gelmiş olmamız, burada kalacağımız anlamına gelmiyor. Çünkü sağlıkta dönüşüm programı bu ülkenin sağlık sistemini büyük ölçüde dönüştürdü; fakat tabip odalarını ve TTB’yi bütünüyle dönüştüremedi. Demek ki umut buralardadır. Demek ki buraları savunmak gerekir. Demek ki buraları büyütmek gerekir. İşte biz burada, tam da bunun için varız” dedi.

“Çağdaş Hekimler; solun tüm renklerini içeren ortak bir mücadele geleneğidir”

Çağdaş Hekimler grubunun açıklaması şöyle devam etti:

“Bizler Ankara’nın hekimlik hafızasının, kaybolmayan umudunun taşıyıcılarıyız. Bizler muayene odalarından, servislerden, polikliniklerden, ASM’lerden, işyerlerinden çıkıp birbirini gören; birbirini fark eden; birbirini anlayan hekimlerin konuşarak, dayanışarak ve eyleyerek neleri başarabileceğini defalarca göstermiş bir geleneğin parçasıyız. Bizler tabip odasını, yalnızca resmi yazışmaların, açıklamaların ve bürokratik işlemlerin yürüdüğü bir yer olarak değil; hekimlerin birbirini duyduğu, gördüğü, güç verdiği büyük ve aydınlık bir salon olarak kurmaya çalışanlarız. Bir mücadele çizgisinin adıyız. Çağdaş Hekimler; solun tüm renklerini içeren ortak bir mücadele geleneğidir. Bu geleneğin ortak akıl ve demokratik işleyişle sürdürülmesi gerektiğini dün de savunduk, bugün de savunuyoruz.”

Açıklamada birlikte mücadele vurgusu da yapıldı ve şu ifadelere yer verildi:

“Geçtiğimiz seçim döneminde bizler, iç uzlaşmazlıklarımız karşısında yapıcı ve sorumlu bir tutum almak, hekim kamuoyunda kırılma yaratmamak, siyasi iktidar destekli grupların odalarımızı ele geçirmesine müsaade etmemek ve ortak mücadele zeminini korumak amacıyla; kamuoyunu kendi gündemlerimizle meşgul etmeme yoluna gittik. Ancak yaratılmış bu şans değerlendirilememiş oldu. Ortaklaşma mekanizmalarının güçlendirilmesi, demokratik işleyişin yeniden kurulması ve muhataplığın açık biçimde sürdürülmesi yönünde gerekli adımların atılmaması gerçeğiyle iç sorunlar kamuoyunun önünde tartışılır oldu. Ve bugün artık şunu söylemek gerekiyor: Sorun, yalnızca seçim dönemine ilişkin bir yöntem tartışmasının da ötesindedir. Geçtiğimiz iki yıllık süreçte Ankara Tabip Odası’nın sahadaki etkisinin zayıfladığı, demokratik kitle örgütü ve mücadeleci rolünün gerilediği; buna karşılık bürokratik mekanizmaların öne çıktığı, katılımcılık anlamında daralan ve giderek medya araçlarına sıkışan bir tabip odası tablosu ortaya çıktı. Bizler bu hattın, hekimlerin ihtiyaç duyduğu beraberlik zeminini büyütemeyeceğini düşünüyoruz. Oysa bugün tam tersine ihtiyaç duyduğumuz şey daha fazla mücadele, daha fazla yan yana geliş, daha fazla söz ve daha fazla dayanışmadır.”

“Bizler hekimlik yapmak istiyoruz”

Açıklama şöyle devam etti: “Emeğimizin hakkı için gereğince mücadele edebilmek ve insanca yaşayabilmek adına; Demokrasi istiyoruz, barış istiyoruz, laiklik istiyoruz, eşitlik istiyoruz, insan olmanın onurunu ve yaşam hakkını savunuyoruz. Sağlık piyasasını düzenleyen bir denetim kurulu gibi değil; sağlığın bir hak olduğunu kabul eden bir Sağlık Bakanlığı, kamucu-toplumcu bir sağlık sistemi ve halktan yana bir kamu yönetimi istiyoruz. Sağlık piyasasının birer unsuru değil, mesleki bağımsızlığı garanti altına alınmış birer hekim olmak istiyoruz. Bizi ilgilendiren her kurumda temsil edilmek istiyoruz. İşimizi yaparken nasıl yapacağımıza dair söz kurmak istiyoruz. Her gün değişen emirlerle edilgenleştirilmek değil, sözümüze değer verilmesini istiyoruz. Birlikte yürümek, birlikte söylemek, birlikte üretmek, birlikte eylemek istiyoruz. Kısacası: Bizler hekimlik yapmak istiyoruz.”

“Sağlık ortamının gerçek gündemlerinden kopmayı doğru bulmuyoruz”

“Dar siyasi polemik yapmayı ve sağlık ortamının gerçek gündemlerinden kopmayı doğru bulmuyoruz” denilen açıklamada, “Bizim önceliğimiz; sağlıkta şiddete, güvencesizliğe, mobbinge, performans baskısına, akademideki baskı ortamına, aile hekimliğine dönük eziyet yönetmeliklerine, malpraktis davalarının yaşamın doğal akışına uymayan haksız kararlarına, özel hekimliğe dönük kuşatmaya, emekli hekimlerin yoksullaştırılmasına, işyeri hekimlerinin OSGB’lere mahkûm edilmesine, sağlıksızlık üreten şehir hastanelerine ve toplumun sağlığına yönelen tüm tehditlere karşı örgütlü mücadeleyi büyütmektir. Ankara’da hekimlere söz veriyoruz: Tabip odası bütün hekimler için büyük ve aydınlık bir salon olacak. Bu salona şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da karanlığı sokmayacağız. Bu salonda hepimiz, bugünümüze ve geleceğimize, mesleki bağımsızlığımıza ve andımızdaki iyi hekimlik değerlerine sonuna kadar sahip çıkacağız. Sessizliğin tedirginliğini, çok sesliliğin ve dayanışmanın coşkusuna dönüştüreceğiz” denildi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.