enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,5250
EURO
56,3246
ALTIN
6.784,88
BIST
14.467,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
29°C
İstanbul
29°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Hafif Yağmurlu
25°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
23°C
Salı Çok Bulutlu
24°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
23°C

Can Atalay’dan çerçeve yasa açıklaması: ‘Önce barış’ diyen çağrıya dikkat kesilelim

Gezi davası nedeniyle Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan TİP Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’de görüşmeleri devam eden “çerçeve yasa” teklifine ilişkin bir açıklama yaptı. Atalay, “Kürt Sorunu’nun silahların gölgesi olmadan …

Can Atalay’dan çerçeve yasa açıklaması: ‘Önce barış’ diyen çağrıya dikkat kesilelim
10.08.2026 17:00
9
A+
A-

Gezi davası nedeniyle Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan TİP Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’de görüşmeleri devam eden “çerçeve yasa” teklifine ilişkin bir açıklama yaptı. Atalay, “Kürt Sorunu’nun silahların gölgesi olmadan, şiddetsiz bir ortamda konuşulabilmesi için, ‘önce barış’ diyen, ‘şiddetsiz bir siyaset ortamı’ için yapılan çağrıya dikkat kesilelim. Yakılmaya çalışılan barış ateşinin, her yönden esen sert siyaset fırtınalarıyla sönmemesi için çevresini kuşatalım” ifadelerine yer verdi.

Konuya ilişkin 4 Mart 2025’te yaptığı bir açıklamayı anımsatan Atalay, “Yakılmaya çalışılan barış ateşinin, her yönden esen sert siyaset fırtınalarıyla sönmemesi için çevresini kuşatalım” ifadesini tekrar etti. Can Atalay’ın “‘Şiddetin gölgesini, memleketin ve Kürt yurttaşlarımızın demokratik talepleri üzerinden kaldırmak için’ hatırlatma ve tavrımdır!” başlıklı açıklaması şöyle:

“Şubat 2025’te ‘silahların bırakılması’ çağrısından hemen sonra ülkemizde; Anayasanın, yasaların, başta TBMM olmak üzere kurumların, kuralların askıda olduğunu dikkat merkezimizden kaçırmadan ama Kürt Sorunu’nda ‘silahlara veda çağrısı’nın başlatacağı yeni bir siyaset ortamını heba etmeden sürecin ülkemiz ve bölgemiz için önemli sonuçları olacağını açıkladım.

Bugün de ülkemizde demokratik siyaset ortamının bir yıl öncesine göre daha olumsuz olduğunun altını çizerek ‘şiddetsiz siyaset’ adımları önemlidir. 4 Mart 2025 tarihli açıklamamı tekrar paylaşıyorum.

‘Şiddetsiz bir siyaset ortamı oluşturmak için’ her yurttaşın, her kurumun önemsemesi gereken çok güçlü bir çağrı yapıldı. Bir an için Anayasa’nın askıda olduğunu unutalım. Bir an için hukukun en dipte, keyfiliğin dorukta olduğunu unutalım. Bir an için her türlü demokratik talep gibi Kürt yurttaşlarımızın demokratik taleplerinin demokratik bir ortam olmadan serpilip gelişemeyeceğini, atılan adımların güvenceye kavuşamayacağını, kalıcı olamayacağını da unutalım.

Şimdi, Kürt Sorunu’nun silahların gölgesi olmadan, şiddetsiz bir ortamda konuşulabilmesi için, ‘önce barış’ diyen, ‘şiddetsiz bir siyaset ortamı’ için yapılan çağrıya dikkat kesilelim. Yakılmaya çalışılan barış ateşinin, her yönden esen sert siyaset fırtınalarıyla sönmemesi için çevresini kuşatalım. Toplumsallaşması için sahip çıkalım.

“Siyasetin hoşgörüsüne bırakılmamalı”

Kürt Sorunu üzerinden şiddetin gölgesinin kaldırılması çabaları yeni toplumsal ve siyasal mutabakatlar için bir fırsat olabilir. Bu çabanın karşılığı verilmelidir. Barışçı bir ortamda bütün görüşlerin özgürce kendini ifade edebilmesi, derinlemesine konuşulup tartışılması ‘fiili durumlar’a, siyasetin hoşgörüsüne bırakılamaz. Önceki yılların ‘fiili durumlar’ının sonuçlarını yaşamaktayız. Şiddetin siyasetten dışlanması adımları siyasetten gelen demokratik adımlarla karşılık bulmalıdır.

Sorunun çözümü geniş bir toplumsal mutabakat gerektiriyor. Toplumsal ve siyasal desteği genişletmenin ilk adımı Meclis’i çözüm odağı olarak işlevli kılıp süreci şeffaflaştırmaktır. Acilen, önceki yıllarda yasal güvencelere bağlanmadan atılmış adımların ceremesini yaşayanları özgürleştirme, Kürt yurttaşlarımızın seçme iradesini yok eden kayyumluk vesayetine son vermektir. Her ileri adım önemlidir. Dikkate alınmayı hak eder. Ve şimdi başta ‘unutalım’ dediklerimizin hepsini yeniden hatırlayalım.

Cumhuriyetimizi demokratikleştirmek için; hukukun, yasaların, kurallı, kurumlu bir işleyişin kazanılması için, Kürt yurttaşlarımızın demokratik talepleri için, eşit ve özgür bir Türkiye için yürüyüşümüze devam edelim.”

( ANKA )

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.