ref: refs/heads/v3.0
enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
31,0028
EURO
33,5840
ALTIN
2.019,63
BIST
9.312,12
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
12°C
İstanbul
12°C
Açık
Perşembe Az Bulutlu
16°C
Cuma Açık
18°C
Cumartesi Az Bulutlu
18°C
Pazar Çok Bulutlu
15°C

Ceyş El Adl: İran’ın Pakistan’da hedef aldığı örgüt kimdir?

Ceyş El Adl: İran’ın Pakistan’da hedef aldığı örgüt kimdir?

Ceyş El Adl: İran’ın Pakistan’da hedef aldığı örgüt kimdir?
18.01.2024 07:00
7
A+
A-

Shumaila Jaffery
BBC News, İslamabad

İran’ın Pakistan’da gerçekleştirdiği ve Ceyş el Adl isimli militan grubu hedef aldığı son atakları, Orta Doğu’daki çatışmanın bölge dışına taşacağı tarafındaki tasaları arttırdı.

Pakistan hükümeti atakta iki çocuğun öldüğünü ve üç kişinin de yaralandığını bildirdi.

Füze hücumlarının “kabul edilemez” olduğunu söyleyen İslamabad hükümeti akınlara misilleme yapılacağı ihtarında bulundu.

İran, Pakistan’la sınırında fliyet gösteren Sünni militan grup Ceyş el Adl’ın ABD ve İsrail tarafından desteklendiğini iddia ediyor. Grup geçmişte İran güvenlik güçlerine yönelik birtakım hücumların vazifesini üstlenmişti.

Ceyş el Adl: ‘Adalet Ordusu’

Ceyş el Adl yahut “Adalet ve Eşitlik Ordusu” İran hükümetine muhalif silahlı bir militan grup. Örgüt kendisini İran’ın Sistan-Beluçistan eyaletinde “Sünni haklarının savunucusu” olarak tanımlıyor.

İran, daha önce Cundullah (Allah’ın Askerleri) olarak bilinen militan kümenin lideri Abdülmalik Rigi’yi 2009 yılında İran güvenlik güçlerini bombalamak ve İngiltere ile ABD’nin casusu olmak suçlamalarıyla tutukladı. Rigi 2010’da da asılarak idam edildi.

O periyotta İran’da görev yapan eski bir Pakistanlı diplomat olan Muhammed Abbasi, Pakistan’ın Rigi’nin tutuklanmasında çok önemli bir rol oynadığını söyledi.

ABD istihbaratına göre Ceyş el Adl’in birçok patlama ve hücuma karışmış durumda. 2005 yılında İran’da eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’a düzenlenen saldırı da bunlardan birisi.

Ceyş el Adl tarafından üstlenilen operasyonlar genelde Sistan-Beluçistan eyaletinde gerçekleştirildi.

İran neden Pakistan’ı vurdu?

İran İhtilal Muhafızları, önce Irak ve Suriye’deki amaçlara saldırdı. Bir gün sonra da Pakistan’daki maksatlara balistik füzeler fırlattı.

Eski bir bakan ve dış siyaset uzmanı olan Müşahid Hüseyin Sayed, bu atılımın Pakistan için bir sürpriz olduğunu söyledi.

Eski bakan, “Şahsi kantimce, bu onların derin devletinin – İran İhtilal Muhafızları’nın – zımnî operasyonu duruyor ve daha geniş bir bakış açısını gerektiriyor” dedi.

Sayed, taarruzun ikili mutabakatların ve uluslararası protokollerin ihlali olduğunu belirtti ve “Gazze’de bir soykırım yaşandığını” hatırlatarak, böylesi bir periyotta İslami birlik ruhunun baltalandığını savundu.

Öfkesini İsrail’e yöneltmek yerine Tahran’ın 24 st içinde üç Müslüman ülkeyi vurduğunu söyleyen Sayed şöyle devam etti:

“Böylesi bir ikiyüzlülük ve ikili standart güçlü bir kınamayı hak ediyor.”

Pakistan-İran gerilimleri

Tarihsel olarak Pakistan-İran ilişkileri inişli çıkışlı bir seyir sergiledi.

İran, 1947 yılında Pakistan’ın bağımsızlığını tanıyan ve İslamabad idaresinin yurtdışındaki ilk büyükelçiliğine ev sahipliği yapan ilk ülkeydi. Her iki ülke de Soğuk Savaş sırasında işbirliği yapmış ve jeopolitik olarak geniş ölçüde benzeyençizgide yer almıştı.

Pakistan ve Hindistan arasında Ağustos-Eylül 1965 arasında yaşanan 1965 Hint-Pakistan Savaşı sırasında Tahran İslamabad’ı destekledi.

Ancak 1979’daki İran İhtilali ve Suudi Arabistan’dan ilham alan Vahabi İslamcılığın Pakistan’daki artan tesiri (Afganistan’daki çatışmaların da etkisiyle) İran ve Pakistan arasındaki güvensizliğin artmasına neden oldu.

İran 1990’larda Pakistan’da mezhepçiliği ve Şii vekilleri teşvik etmekle suçlandı. Tahran da İslamabad’ın Kabil merkezli Taliban hükümetine verdiği dayanakla ilgili rahatsızdı.

İran’ın Hindistan ile artan işbirliği ve Pakistan’ın ABD ile yürüttüğü stratejik ittifakı, iki ülkenin ortasının daha da açılmasına neden oldu.

2018 yılında İran, Hindistan ile İran’ın Çabahar limanının bir kısmının denetimini Yeni Delhi idaresine devretmek üzere bir anlaşma imzaladığında İslamabad bu durumla ilgili kuşkucu bir yaklaşım sergiledi.

Bu gelişme Pakistan’da Hindistan ve İran’ın, Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru’nun değeri noktası Gwadar limanının stratejik kıymetini azaltmaya yönelik karşı atakları olarak yorumlandı.

Tüm bunlara karşın iki ülke hiçbir zaman büyük bir uyuşmazlığa düşmedi. Fakat ikili ilgilerinin potansiyelini de tam olarak kullanamadılar.

İslamabad Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nde araştırma vazifelisi Arhama Siddiqa’ya göre iki ülke arasındaki ilişkiler 2021’den bu yana olumlu bir seyir izliyor.

Yine de Pakistan son gelişmeleri ihtiyatlı bir biçimde izliyor.

BBC’ye konuşan Arhama, “Pakistan toprak bütünlüğünden ödün veremezaynı vakitte öbür bir cephe açmak da istemiyor. Hindistan ve Afganistan ile ilişkiler problemli. İslamabad öteki bir komşusunun iyi niyetini kaybetmeyi göze alamaz” diyor.

Savunma analisti Ikram Sehgal BBC’ye yaptığı değerlendirmede Pakistan’ın İran’la makul ilişkiler kurabildiğini söyledi.

Pakistan’ın “Suudi kampının” bir modülü olmayı reddettiği vakitler oldu. Bilhassa de 2015’te Suudi liderliğindeki Sünni koalisyon Yemen’deki iç savaşa müdahale ettiğinde Pakistan bunun bir kesimi olmayı reddetti.

Pakistan, ülke içindeki Sünni ve Şii nüfus arasında yeni fay çizgileri yaratabileceğini düşündüğü mezhepsel bir bölgesel çatışmaya katılmanın tehlikesini gördü.

Ancak İran ve Suudi Arabistan arasındaki son yakınlaşma buna benzeyenbaskıları azalttı.

Sehgal, İran’ın da öteki bölgesel çatışmalara dahil olurken komşusuyla yeni bir çatışma başlatamayacağını anladığına inanıyor. Ülke ayrıyeten ABD yaptırımları altında zorluklar yaşıyor.

Pakistan’ın militan gruplara karşı harekete geçmesi ve topraklarının öteki ülkelere saldırmak için kullanılmasına izin vermemesi gerektiğini savunan Sehgal, şunları diyor:

“İran da buna aynı yıkıcı aksiyonlardan kaçınmalı. İletişim ve koordinasyon içinde olmalılar. Aksi takdirde buna aynı atılımlar bölgeyi, halkının göze alamayacağı diğer bir savaşın eşiğine getirme potansiyeline sahip.”

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.