Almanya, Avustralya ve Norveç’te depozitolu şişeler hem çevreyi hem bütçeyi koruyor. Peki, depozito sistemi başka ürünlerde de uygulanabilir mi?

Almanya, Avustralya ve Norveç’te depozitolu şişeler hem çevreyi hem bütçeyi koruyor. Peki, depozito sistemi başka ürünlerde de uygulanabilir mi? Almanya, Avustralya ya da Norveç’te yaşayanlar için depozitolu şişeler, gündelik hayatın olmazsa olmazları arasında.
Boş bir şişeyi geri getirene, ödediği depozito bedeli iade ediliyor. Almanya’da hâlihazırda camdan ya da PET plastikten yapılmış çoklu kullanımlı bir şişe için, boyutuna göre 8 ya da 15 cent, tek kullanımlık şişeler için ise 25 cent depozito ödeniyor. Bu şişeler 2003 yılından bu yana diğer evsel atıklardan ayrı toplanıyor. Bunların yüzde 96’sından fazlası, depozito sistemi sayesinde geri veriliyor. Yalnızca tek bir malzemeden oluşan, türlerine göre ayrıştırılmış şişeler parçalanarak yeni şişeler ve ürünler haline getiriliyor. Üretimde ise genellikle ilave olarak yeni plastik de kullanılıyor.
Alman Çevre Yardımı (Deutsche Umwelthilfe-DUH) adlı kuruluşun verilerine göre, Almanya’daki tek kullanımlık plastik şişelerin yarıdan fazlası yeni plastikten üretiliyor. DUH’ya göre bu üretim için her yıl, aynı miktarla neredeyse 276 bin müstakil evin ısıtılabileceği kadar ham petrol gerekiyor. Çoklu kullanımlı şişeler, özellikle taşıma mesafeleri uzun olmadığında, çevre açısından çok daha avantajlı kabul ediliyor.
Cam şişeler 50 defaya kadar, PET plastikten yapılanlar ise yaklaşık 25 defa yeniden doldurulabiliyor. Tüm yaşam döngüsü boyunca çoklu kullanımlı şişeler, tek kullanımlıklara kıyasla yaklaşık yarı yarıya daha az iklimi olumsuz etkileyen emisyonlara yol açıyor.
Gıda ürünlerinde daha fazla çoklu kullanım mümkün DUH’da döngüsel ekonomi alanından sorumlu olan Elena Schägg, çoklu kullanımlı bir sistemin başka alanlarda da işe yarayabileceğini söylüyor: “Çoklu kullanım içeceklerle sınırlı kalmak zorunda değil; sürülebilir gıdalar, meyve ve sebze konserveleri ya da yemeklik yağlar ve sirke gibi bambaşka ürünlerde de kullanılabilir.”
Piyasada bunun mümkün olduğunu gösteren ilk çözümlerin bulunduğunu belirten Schägg, DW’ye yaptığı değerlendirmede bunların uygulanabilirliğini vurguluyor. Çoklu kullanım oranının artması amaçlanıyor Almanya, Ambalaj Yasası’nda içeceklerin mümkünse yüzde 70’inin çoklu kullanımlı ambalajlarda sunulmasını öngörüyor. Ancak bu hedef bağlayıcı değil ve artık düzenli olarak tutturulamıyor.
Tek kullanımlık şişelerde depozito uygulamasının hayata geçirilmesinden önce, 1990’ların sonunda çoklu kullanım oranı yüzde 70’in biraz üzerindeyken, 2023’te bu oran yalnızca yüzde 34,3 oldu. Alman hükümeti şimdi çoklu kullanım sistemlerini teşvik etmek için bir fon planlıyor. Yeni Ambalaj Yasası taslağına göre, 2027’den itibaren tek kullanımlık ambalaj üreten firmalar, ton başına 5 euro ödeme yapacak. Ancak buna göre çoklu kullanımlı ambalaj üreticilerinin de bu fona katkı sunması öngörülüyor. Çevre örgütleri, çoklu kullanımlı şişeler için yüzde 70 hedefinin bağlayıcı hale getirilmesini talep ediyor. Buna ulaşmak için, depozito bedeline ek olarak tek kullanımlık şişelerin daha pahalı hale getirilmesi gündeme gelebilir.
Bir başka öneri ise içecek ambalajlarının çevresel etkilerine göre kademeli bir vergi uygulanması. Bir diğer talep de tek kullanımlık plastik üreten ve satan firmaların AB plastik vergisini ödemesi yönünde. Bu vergi 2021’den bu yana tüm AB üye ülkelerinde uygulanıyor. Almanya, örneğin geri dönüştürülmeyen her bir ton plastik atık için AB bütçesine, vergi gelirlerinden, 800 euro ödüyor. Bu da yılda yaklaşık 1,3 milyar euroya denk geliyor.
Gıda dışı alanlarda depozito sistemleri Ocak 2023’ten bu yana Almanya’da paket servis sunan tüm gastronomi işletmeleri çoklu kullanımlı ambalajlar bulundurmak ya da müşterilerin getirdiği kapları kabul etmek zorunda. Ancak yasada çok sayıda istisna yer alıyor. Buna rağmen bazı şirketler artık paket servis yiyecek ve içecekler için çoklu kullanım sistemleri sunuyor. Almanya’da içecek ambalajlarının yanı sıra içten yanmalı motorlu araçların pilleri de depozitoya tabi. Depozito bedeli 7,50 euro. Burada amaç çoklu kullanım değil, pillerin usulüne uygun şekilde bertaraf edilmesi ve hammaddelerin yeniden işlenmesi.
Piller için AB çapında depozito sistemi mümkün mü?
Siyaset, elektronik cihazlarda kullanılan lityum iyon pillerle de yakından ilgileniyor. Avrupa Birliği Komisyonu, 2027 sonuna kadar piller için AB çapında bir depozito sistemi getirilip getirilmeyeceğini incelemek zorunda. Alman hükümet çevrelerinden gelen bilgilere göre Avusturya, Komisyonu bu incelemeyi mümkünse derhal yapmaya çağırdı. Almanya’nın da bu talebe katıldığı belirtiliyor. Ayrıca Alman meclisi, hükümeti Eylül 2026’ya kadar Almanya için bir pil depozito sistemini incelemekle görevlendirdi.
AB ve Almanya için burada iki hedef öne çıkıyor: Bir yandan pillerdeki kritik hammaddelerin geri dönüştürülmesi, diğer yandan ise mevcut toplama sistemlerine rağmen çok sayıda eski pilin hâlâ yanlış şekilde, yani evsel atıklarda, plastik atıklarda ya da atık kağıtla birlikte çöpe atılması. Bu da sık sık yangınlara yol açıyor. Alman Atık Yönetimi Birliği’nin (BDE) verilerine göre, Almanya’da her gün geri dönüşüm ve ayrıştırma tesislerinde, işletme sahalarında ya da çöp kamyonlarında 30’a varan yangın çıkıyor.
Kargo ve e-ticaret için çoklu kullanım fikri Almanya’da 2024 yılında gönderilen paket, ekspres ve kurye gönderilerinin sayısı 2014’e kıyasla yüzde 50’den fazla artarak yaklaşık 4,3 milyara ulaştı. Peki bu gönderiler için kullanılan tüm taşıma ambalajlarını atmak yerine boş olarak geri gönderip yeniden kullanmak mümkün olsa nasıl olurdu? Bazı start-up’lar, çevrim içi ticaret için çoklu kullanımlı ambalajlar geliştirdi bile.
Kendi verilerine göre, bu ambalajların karbon ayak izi, malzemeye ve iade sistemine bağlı olarak tek kullanımlık ambalajlara kıyasla yüzde 50 ila 80 daha düşük. Ancak sektör, bu tür iade sistemlerini büyük ölçekte hayata geçirmenin o kadar da kolay olmadığını söylüyor. Bunun nedenlerinden biri, ambalaj atıklarını azaltmayı hedefleyen yeni AB Ambalaj Yönetmeliği’nin kargo ve çevrim içi ticareti kapsamaması.