Diyarbakır Açık Ceza İnfaz Kurumu’nun ek binası olarak kullanılan eski Tekel hangarlarında kalan yaklaşık 300 mahpusun barınma, hijyen, sağlık, beslenme ve güvenlik koşullarına ilişkin iddialar Meclis gündemine taşındı. Yeni Parti Diyarbakır …

Diyarbakır Açık Ceza İnfaz Kurumu’nun ek binası olarak kullanılan eski Tekel hangarlarında kalan yaklaşık 300 mahpusun barınma, hijyen, sağlık, beslenme ve güvenlik koşullarına ilişkin iddialar Meclis gündemine taşındı. Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, hangarlarda kapasite ve fiziki koşulların yanı sıra özellikle yangın ve acil tahliye güvenliğinin araştırılmasını istedi.
Yaklaşık 800 kişinin bulunduğu Diyarbakır Açık Ceza İnfaz Kurumu’nun ek binası olarak kullanılan eski Tekel hangarlarında yaklaşık 300 mahpusun iki ayrı bölümde tutulduğunu belirten Tanrıkulu, bazı bölümlerde yaklaşık 150 kişinin barındırıldığını aktardı. Tanrıkulu’nun soru önergesinde, yatak ve ranza yetersizliği nedeniyle bazı mahpusların yerde uyumak zorunda kaldığı, temiz su ve banyo imkânlarının yetersiz olduğu, bazı kişilerin ayda yalnızca bir kez banyo yapabildiği ve bunun hijyen kaynaklı sağlık sorunlarına yol açtığı yönündeki iddialara yer verildi.
Yangın ve tahliye güvenliği
Soru önergesindeki en dikkat çekici bölüm ise eski Tekel hangarlarının yangın ve acil durumlara karşı güvenliği oldu. Tanrıkulu, yaklaşık 300 kişinin kaldığı iki hangarın kapılarının kapatıldığı, yeterli yangın çıkışı ve tahliye imkânının bulunmadığı yönündeki iddiaların ciddi bir risk oluşturduğunu belirtti. Bu iddiaların doğru olması halinde olası bir yangın veya başka bir acil durumda çok sayıda mahpusun yaşamının tehlikeye girebileceğine dikkat çekti. Tanrıkulu, hangarların ceza infaz kurumu olarak kullanılmasına ilişkin yapı güvenliği, yangın güvenliği ve deprem dayanıklılığı denetimlerinin yapılıp yapılmadığını, varsa raporların kamuoyuyla paylaşılıp paylaşılmayacağını da Bakan Gürlek’e sordu.
Ayrıca hangarlarda yangın çıkış kapısı, acil çıkış, yangın merdiveni, alarm ve söndürme sistemleri ile acil tahliye planının bulunup bulunmadığının açıklanmasını istedi. Yaklaşık 300 mahpusun olası bir acil durumda kaç dakika içerisinde güvenli biçimde tahliye edilebileceğine ilişkin bir risk analizi yapılıp yapılmadığını da gündeme getirdi.
“Bazı mahpuslar yerde uyumak zorunda”
Tanrıkulu, barınma koşullarına ilişkin iddiaların da açıklığa kavuşturulmasını istedi. Hangarlardaki mevcut kapasitenin kaç kişi olduğu, kaç mahpusun barındırıldığı ve kapasite aşımı bulunup bulunmadığının açıklanmasını isteyen Tanrıkulu, yatak ve ranza sayısının da belirlenmesini talep etti. Önergede, bazı mahpusların yatak veya ranza bulunmaması nedeniyle yerde uyumak zorunda kaldığı yönündeki iddia da yer aldı.
Temiz su ve banyo sorusu
Mahpusların hijyen koşullarına ilişkin iddialar da önergenin önemli başlıkları arasında yer aldı. Tanrıkulu, mahpusların temiz suya erişiminde sorun yaşanıp yaşanmadığını ve kişi başına günlük ne kadar su düştüğünü sordu. Banyo imkânlarının nasıl düzenlendiğinin açıklanmasını isteyen Tanrıkulu, “Ayda yalnızca bir kez banyo yapılabildiği” yönündeki iddianın doğru olup olmadığının da yanıtlanmasını istedi. Son bir yıl içerisinde bitlenme, uyuz ve diğer bulaşıcı hastalıklar dahil olmak üzere hijyen kaynaklı kaç sağlık vakasının tespit edildiği de Bakanlığa yöneltilen sorular arasında bulunuyor.
Sağlık hizmetlerine erişim de sorgulandı
Önergede mahpusların sağlık hizmetlerine erişimine ilişkin iddialar da ayrıntılı biçimde soruldu. Diyarbakır Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda revir veya sürekli sağlık hizmeti sunan bir sağlık biriminin bulunup bulunmadığını soran Tanrıkulu, son bir yılda hastanelere kaç mahpusun sevk edildiğinin ve bu sevklerin kaçının acil, kaçının rutin sağlık ihtiyacı nedeniyle gerçekleştirildiğinin açıklanmasını istedi. Mahpusların ancak bayılma veya kriz geçirme gibi durumlarda hastaneye sevk edildiği yönündeki iddialar hakkında herhangi bir inceleme veya soruşturma başlatılıp başlatılmadığı da soruldu.
Yemekler ve kantin de önergeye girdi
Barınma ve sağlık koşullarının yanı sıra yemeklerin niteliği de Meclis gündemine taşındı. Tanrıkulu, yemeklerin kalitesinin ve besin değerinin yeterli olmadığı, bazı yemeklerin tüketilemeyecek durumda bulunduğu yönündeki iddiaların araştırılmasını istedi. Yemeklerin hijyen koşulları, porsiyon miktarları ve düzenli denetlenip denetlenmediği konusunda Bakanlıktan bilgi talep etti. Kantinde mahpusların temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek yeterli miktarda ve çeşitlilikte ürün bulunup bulunmadığı da soruldu.
Kötü muamele ve disiplin işlemleri iddiaları
Soru önergesinde infaz ve koruma memurları ile mahpuslar arasında yaşanan tartışmalar sonrasında bazı mahpusların kapalı ceza infaz kurumlarına gönderildiği yönündeki iddialara da yer verildi. Tanrıkulu, son bir yılda kötü muamele, darp, tehdit veya hakaret iddiasıyla kaç şikâyet yapıldığını ve bunların kaçının idari ya da adli soruşturmaya konu edildiğini sordu. Aynı dönemde açık ceza infaz kurumundan kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilen mahpus sayısının ve bu işlemlerin gerekçelerinin açıklanmasını isteyen Tanrıkulu, disiplin soruşturmalarının ve verilen cezaların sayısının da açıklanmasını talep etti.
“Bağımsız ve habersiz denetim yapılsın”
Tanrıkulu, önergesinde yalnızca mevcut uygulamalara ilişkin bilgi istemekle kalmadı; eski Tekel hangarlarının habersiz ve bağımsız biçimde denetlenmesi çağrısında da bulundu. Kamuoyuna yansıyan iddiaların tamamının araştırılması amacıyla hangarlarda bağımsız bir denetim yapılıp yapılmayacağını soran Tanrıkulu, mahpusların yaşam ve sağlık haklarının yanı sıra insan onuruna uygun muamele görme ve güvenli bir ortamda barındırılma haklarının korunması için mevcut koşulların ivedilikle iyileştirilmesini istedi. Tanrıkulu ayrıca eski Tekel hangarlarının fiziki koşullarının bağımsız uzmanlar tarafından incelenmesi için herhangi bir çalışma başlatılıp başlatılmayacağını Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yöneltti. Toplam 21 sorudan oluşan önerge, Diyarbakır Açık Ceza İnfaz Kurumu’ndaki yaklaşık 300 mahpusun kaldığı eski Tekel hangarlarının fiziki koşullarından hijyen ve sağlık hizmetlerine, beslenmeden disiplin uygulamalarına ve özellikle yangın güvenliğine kadar geniş bir alanda Bakanlığın açıklama yapmasını talep ediyor.