ref: refs/heads/v3.0
enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
32,2366
EURO
34,9796
ALTIN
2.441,37
BIST
10.677,49
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
26°C
İstanbul
26°C
Açık
Perşembe Parçalı Bulutlu
27°C
Cuma Açık
28°C
Cumartesi Açık
30°C
Pazar Açık
30°C

Fehmi Koru: Birileri hep gizli kalacağını sansalar bile, gerçekler gün gelir mutlaka ortaya çıkar

“İki olay arasında ilk bakışta herhangi bir ilgi bulmak mümkün olmayabilir,benim açımdan ikisi arasında münasebet büyük”

Fehmi Koru: Birileri hep gizli kalacağını sansalar bile, gerçekler gün gelir mutlaka ortaya çıkar
05.05.2024 07:30
0
A+
A-

Fehmi Koru*

“Bir hakîkat kalmasın âlemde Allah’ım nihân”, aslında Muallim Naci’nin bir şiirinin bir mısrası olduğu halde, eskilerin ağzında bir tabire dönüşerek yaygın kullanım kazanmıştı.

Şairin “Allah’ım dünyada hiçbir hakikat bilinmeyen kalmasın” manasına gelen duası şu günlerde daima dilimde.

Önce üzerinde ‘gizli’ ibaresi bulunan, 1993 tarihli, kırmızı kapaklı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği tarafından hazırlanmış, üzerinde ‘Psikolojik Etkinlik Çalışmaları Sonuç Raporu’ yazan kitap bir hurdacıda bulundu ve 10Haber sitesi muhabiri Saf Gök tarafından haberleştirildi.

Dün de, 30 Aralık 2022 tarihinde Ankara’da uğradığı atakta hayatını kaybeden Dava Ocakları eski genel başkanı Sinan Ateş’le ilgili mahkemeye sunulan iddianame erişilir hale geldi.

İki olay arasında ilk bakışta herhangi bir ilgi bulmak mümkün olmayabilir,fakat benim açımdan ikisi arasında bağ büyük.

Önce sizleri kırmızı kapaklı kitabın yayım tarihi olan 1993 yılına götürmem gerekiyor.

Tansu Çiller’in başbakan, Mehmet Ağar’ın Emniyet Genel Müdürü olduğu, PKK ile mücadelenin yeni bir boyut kazandığı döneme…

Çiller 1993 yılının Temmuz ayında başbakan oldu. Olur olmaz da PKK ve terör konusunu kucağında buldu. Şimdi başbakanlıkta koltuğunu ısıtmadan, 4 Kasım 1993 tarihinde, bir MGK toplantısından kısa süre sonra, bir basın toplantısı düzenledi.

O toplantıda hepimizi şaşırtan, birkaç ay sonra meydana gelmeye başlayan bir dizi olay sırasında da gözlerimizi fal taşı açmamıza yol açan şu cümlesi oldu Çiller’in: “Elimizde PKK’ya para yardımı yapan işadamlarının listesi var.”

Kronoloji şöyle:

Behçet Cantürk 13 Ocak 1994.

Yusuf Ziya Ekinci 24 Ocak 1994.

Fevzi Aslan 26 Mart 1994.

Savaş Buldan 4 Haziran 1994.

Medet Serhat 11 Kasım 1994.

Bunlar, basın toplantısını takip eden on ay içerisinde meydana gelmiş, sonradan failleri meçhul kalacak cinayetlere kurban giden Kürt iş insanlarıdır.

Tansu Çiller’in elindeki listede kaç isim vardı öğrenilemedi, ama bu beş ismin olduğundan eminim.

Her ne kadar liste açıklaması ile sonraki cinayetler arasında bir irtibat kurmak aslında mümkün olsa da, ‘kırmızı kaplı kitap’ mevzuyu bir öteki boyuta taşıyor.

‘Psikolojik etkinlik çalışmaları’ genel başlığı altında bir görev bilgisi orada yer alıyor zira.

Şu görev: “Örgüte destek sağladığı bilinen iş adamlarına karşı özel önlemler uygulamak.”

Konuya ilişkin olarak, şimdi başbakanlığı sürerken, uzun bir uçak seyahati sırasında görüşme fırsatı bulduğum Tansu Çiller’e, “O açıklamanız bir gün gelir size sorulur” demiştim.

[O görüşmemizle ilgili sonradan kaleme aldığım bir Kulis yazısını vakit bulup okumanızı hararetle tavsiye ederim.]

Gelelim Sinan Ateş cinayetine ve yürütülen soruşturmanın yargı safhasına intikalinin ilk basamağı olan iddianamenin mahkemeye sunulmasına…

Merhum Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş iddianameye “Böyle bir suikastı birkaç çapulcunun tasarlayıp planladığına inanmamızı mı bekliyorsunuz?” tepkisini veriyor.

İlk edinilen bilgilere göre, 145 sayfalık iddianamede, kanıtlar sırf yedi sayfada değerlendirilmiş. Daha önce de kanunla başları kedere girmiş failler ve onların cinayet mahalline gitmelerine yardımcı olmuş tipler hakkında detaylara yer verilirken, esas azmettiriciler ve cinayetin işlenme nedeni ihmal edilmiş.

Şu cümleler acılı eş Ayşe Ateş’e ait:

“İddianame burada. Pekala, azmettiriciler nerede? Bu türlü bir suikasti birkaç çapulcunun tasarlayıp planladığına inanmamızı hakikaten bekliyor musunuz? Sadece bu iddianameyi hazırlamak için kamuoyunu neden bir buçuk yıl beklettiniz?”

Herhalde bu iki olay ile şu sıralarda benim dilimden düşmeyen “Bir hakîkat kalmasın âlemde Allah’ım nihân” mısraı arasında kurduğum ilgiyi anlamışsınızdır.

Gerçeklerin kesinlikle ortaya çıkma adetleri vardır.

*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.