ref: refs/heads/v3.0
enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
32,2078
EURO
34,9725
ALTIN
2.444,85
BIST
10.927,32
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
22°C
İstanbul
22°C
Az Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
23°C
Cumartesi Az Bulutlu
22°C
Pazar Az Bulutlu
21°C
Pazartesi Az Bulutlu
21°C

Fehmi Koru: CB Erdoğan ile CHP lideri Özel görüşmesi samimi havada geçmiş, bu bana yıllar öncenin ‘bahar havası’nı hatırlattı…

Fehmi Koru: CB Erdoğan ile CHP lideri Özel görüşmesi samimi havada geçmiş, bu bana yıllar öncenin ‘bahar havası’nı hatırlattı…

Fehmi Koru: CB Erdoğan ile CHP lideri Özel görüşmesi samimi havada geçmiş, bu bana yıllar öncenin ‘bahar havası’nı hatırlattı…
03.05.2024 06:30
2
A+
A-

Fehmi Koru*

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile CHP genel başkanı Özgür Özel dün AK Parti genel merkezinde bir araya geldiler. İki başkanın görüşmesi 1,5 stten fazla sürdü. Ziyarete giden Paşabahçe üretimi ‘Cumhuriyet ateşi’ isimli bir parçayı armağan olarak götürdü; galiba evsahibi de konuğuna ikram mukabilinde bulunmuş.

Adını koyalım: Siyasette bunun ismi ‘bahar havası’dır…

[Havayı yumuşatan çıkışlardan birincisi Bülent Arınç’tan gelmişti. AK Partili Arınç, bir TV programında,  CHP genel başkanı Özel için, “O benim kahramanım” ve “Özgür Özel’i başarılı buluyorum” sözlerini sarf etmişti.]

Siyasi tarihimizde iktidarla muhalefet arasında bir parlayıp bir sönen bu türlü bahar havaları hep olmuştur.

En unutulmazları Demokrat Parti’nin (DP) on yıllık iktidar döneminde (1950-1960), biri iktidarın ilk yarısında -1953’te-, başkası de iktidarın ikinci yarısında -1957’de- iki sefer tekrarlanan bahar havalarıdır.

İktidardaki DP’nin on yılı Adnan Menderes ile İsmet İnönü’nün çoğu kere olağanüstü sertleşen çatışmalarıyla geçmiştir. Bahar havaları o çatışmacı ortamlar arasındaki kısa sürmüş duraklamalar sayılabilir.

Açılış, ilk duraklamada, Menderes’ten geldifakat CHP de derhal yeni havaya uydu. Yumuşama kendisini üslupta göstermişti. İnönü için en ağır sıfatları kullanan hatta ona ‘milli münafık’ yakıştırmasını yapan DPliler, eski cumhurbaşkanından ‘Sayın İnönü’ diye söz etmeye başlamışlardı.

Bu bahar havası çok kısa sürdü.

Esas ‘bahar havası’ denilmeyi hak eden ise 1957’de yaşandı.

Şaşırtıcı olan, bu defaki barış teklifinin İnönü’den gelmesiydi.

Şubat ayının ilk günlerine kadar hep karşı cenahı en sert sözlerle itham etmesine alışılmış olan İnönü, 25 Şubat 1957 günü, Meclis kürsüsünde farklı bir çehreye bürünüverdi.

O günleri CHP milletvekili olarak İnönü’nün derhal yanıbaşında yaşamış olan Yakup Kadri Karaosmanoğlu ‘Politikada 45 yıl’ isimli anı kitabında anlatır.

Okuyalım:

“Ama, günün birinde ne oldu, hangi vesile ile pek iyi bilmiyorum. İsmet Paşa, Meclis kürsüsünde konuşurken birden bire sesini yumuşatarak iktidarın ve hassaten Başbakanın muvaffakiyetlerini övmeye başlamasın mı! Bu sürpriz karşısında yalnız biz değil, Adnan Menderes de hayrete düşmüştü. O, Meclisteki odasında birkaç arkadaşıyla oturuyor ve bu konuşmayı mikrofondan dinliyormuş. Yanındakilerden birinin -ki bu zat Safa Kılıçlıoğlu’dur- bir tanıdığıma anlattığına göre, Menderes önce şaşırmış, kulaklarına inanamamış; sonra, âdeta bir çocuk gibi sevinerek: ‘Ben, buna karşı çabucak şimdi,şekilde bir mukabelede bulunmalıyım’ demiş ve tam o sırada aşağıdan çıkıp gelen bazı Demokrat Parti erkânının ‘Aman, Beyefendi, İsmet Paşa’nın bu sözlerine kanmayın. Kesinlikle yeni bir hareket çeviriyor’ demelerine kulak bile asmayarak Meclis toplantı salonuna gitmiş ve derhal söz isteyip kürsüye çıkarak CHP Genel Liderinden ‘tecrübeli devlet adamı’, ‘tarihi şahsiyet’ benzeri vasıflarla uzun uzadıya bahsetmiştir.”

Sonra ne oldu?

Hava bir süre devam etti. Karaosmanoğlu anılarının devirle ilgili kısmında bir olayı daha aktarıyor.

Reklam

İnönü İzmir’e gidecek ve orada bir konuşma yapacaktır. Konuşmanın yazımının bitimine doğru, Karaosmanoğlu yanına gelince, yazımını bitirdiğinde metni kendisine okutacağını söyler İnönü.

Metin muharrire çok şaşırtan gelir.

Okuyalım:

“Nutkun kimi yerlerinde İsmet Paşa’nın Adnan Menderes’ten ‘Başvekil muktedirdir’, ‘Başvekil ehliyetlidir’ yahut ‘muvaffak devlet adamıdır’ aynıi sözlerle bahsedişleri, doğrusunu söylemek gerekirse, bana, muhalefetin iktidara pek aşırı bir odunu olarak görünmüştü.”

Karaosmanoğlu itiraz eder. İkisinin bulunduğu yere gelen müellif Bedii Faik de itirazına hak verir. O sırada CHP milletvekili Ekrem Maça, Başbakan Menderes’in bir mesajını getirir İnönü’ye…

Menderes bildirisinde “İsmet Paşa emin olmalıdır ki, ben kendisine karşı büyük bir muhabbetle meşbuumdur” demekte ve diğerleriyle paylaşmamaya söz verirse, kendi vekillerine bile anlatmadığı memleketin en mahrem iç ve dış siyasetine ait işleri onunla konuşabileceğini bildirmektedir.

Gelen mesaj tesirli olmuş ve iki lider bir süre sonra Meclis başkanı Refik Koraltan’ın evinde gizlice buluşup bire bir konuşmuşlardır.

O görüşüp konuşmanın akabinde işler beklendiği gitmemiş, bahar havası aniden kesilivermiştir.

Karaosmanoğlu’nun İnönü’den aktardığı ihtimale göre, araya giren kara kedi Celal Bayar’dır.

Çatışma yeniden sertleşir.

Dün AK Parti genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile CHP genel başkanı Özgür Özel arasında gerçekleşen görüşme, anlatıldığına göre, samimi bir havada geçmiş.

‘Bahar havası’ demem bundan…

Umarım, uzun yıllar öncenin ‘bahar havası’ kısa ömürlü olmaz.

*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.