enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,4901
EURO
51,8451
ALTIN
6.834,39
BIST
12.937,87
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Az Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
17°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
16°C
Pazar Parçalı Bulutlu
16°C
Pazartesi Açık
18°C

İklim Adaleti Koalisyonu: Sıfır atık üretim ve tüketim düzenine itiraz meselesidir

İklim Adaleti Koalisyonu, “Yaşam için, adalet için, ekoloji için mücadeleye” sloganıyla yaptığı açıklamada “Atık sorunu yalnızca çöplerin nasıl toplandığıyla ilgili değildir. Asıl mesele, neden bu kadar çok atığın ortaya çıktığı, kimlerin bu atığı …

İklim Adaleti Koalisyonu: Sıfır atık üretim ve tüketim düzenine itiraz meselesidir
30.03.2026 22:30
1
A+
A-

İklim Adaleti Koalisyonu, “Yaşam için, adalet için, ekoloji için mücadeleye” sloganıyla yaptığı açıklamada “Atık sorunu yalnızca çöplerin nasıl toplandığıyla ilgili değildir. Asıl mesele, neden bu kadar çok atığın ortaya çıktığı, kimlerin bu atığı ürettiği ve kimlerin bunun sonuçlarına maruz kaldığıdır” ifadelerini kullandı. Açıklamada “Sıfır atık, yalnızca bireylerin ev içi sorumluluklarına indirgenemez” denildi.

30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü gerekçesiyle yapılan açıklamada “sıfır atık” kavramının giderek daha fazla resmi söylemin, şirket kampanyalarının ve belediye tanıtımlarının parçası haline geldiği ifade edildi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Mesele birkaç geri dönüşüm kutusu yerleştirmekten, ambalajlara yeşil işaretler basmaktan ya da bireylere yeni sorumluluklar yüklemekten ibaret değildir. Üretimin ve tüketimin bugünkü örgütlenmesi değişmeden, doğa talanı sürerken, plastik ve ambalaj üretimi artarken, tarım alanları, ormanlar ve su varlıkları sermaye birikiminin konusu olmaya devam ederken “sıfır atık” söylemi gerçek bir çözüm olmaktan uzak kalmaktadır.”

“Bir yandan sıfır atık söylemi öne çıkarılırken, diğer yandan orman alanları daralıyor”

“Atık, bugünkü ekonomik düzenin, kapitalizmin yan ürünü değil, temel sonuçlarından biridir” denilen açıklama şöyle devam etti: “Daha fazla kâr için daha fazla üretim, daha hızlı tüketim ve daha kısa kullanım ömrü üzerine kurulu bu sistem; hem doğayı hem emeği değersizleştirerek ilerliyor. Tamir edilemeyen ürünler, tek kullanımlık malzemeler, aşırı ambalaj, plansız kentleşme, ithalata ve ihracata dayalı uzun tedarik zincirleri, devasa lojistik ağları ve kontrolsüz sanayi politikaları atık sorununu sürekli büyütüyor. Türkiye’de de tablo farklı değildir. Bir yandan sıfır atık söylemi öne çıkarılırken, diğer yandan maden projeleri genişliyor, orman alanları daralıyor, kıyılar ve tarım arazileri sermayeye açılıyor, plastik kullanımı azalmak yerine yaygınlaşıyor. Adana Ceyhan’da plastik hammaddesi üretecek olan şirketin yatırımına izin ve teşvik veriliyor, plastik üretimi kışkırtılıyor. Ne kadar çok üretilirse, o kadar çok atık olacağı görmezden geliniyor. Avrupa’nın atık yükünün çoğunun “ithalat” adı altında Türkiye’ye yönlendirilmiş olması da bu tablonun bir parçasıdır. Avrupa istatistik ajansının verilerine göre, her yıl yapılan bu “ithalatın” sadece plastik atık kısmı 700 bin tondan fazladır ve her geçen yıl artmaktadır. Bu koşullarda sıfır atık, ekolojik yıkımın üzerini örten bir tanıtım başlığına indirgenmemelidir.”

“Atık meselesi yalnızca çevre politikalarının değil, emek, sağlık ve adalet mücadelesinin de parçası”

Sürecin ekonomik boyutuna da dikkat çekilen açıklamada, “Bu sürecin emek boyutu da görünmez kılınıyor. Atık toplama, ayrıştırma ve geri dönüşüm alanlarında çalışan işçiler; çoğu zaman güvencesiz, düşük ücretli ve sağlıksız koşullarda çalıştırılıyor. Kayıt dışı atık toplayıcıları ise hem sosyal haklardan mahrum bırakılıyor hem de kamusal politikalarda yok sayılıyor. Oysa atık meselesi yalnızca çevre politikalarının değil, emek, sağlık ve adalet mücadelesinin de bir parçasıdır.
Bizler için gerçek bir sıfır atık yaklaşımı, atığın yalnızca sonucuna değil kaynağına müdahale etmeyi gerektirir” denildi.

“Sıfır atık, yalnızca bireylerin ev içi sorumluluklarına indirgenemez”

İklim Adaleti Koalisyonu, 30 Mart vesilesiyle şu çağrıyı yaptı:

“Sıfır atık, yalnızca bireylerin ev içi sorumluluklarına indirgenemez. Gerçek dönüşüm, üretimden tüketime, yerel yönetimlerden merkezi politikalara kadar bütünlüklü bir ekolojik ve toplumsal değişimi gerektirir. İhtiyacımız olan şey, yeşil cilalı kampanyalar değil; doğayı, emeği ve kamusal yararı esas alan bir dönüşümdür. Atığın değil, onu üreten düzenin tartışıldığı; ekolojik adaletin ve toplumsal eşitliğin merkezde olduğu bir gelecek mümkün ve gerekli.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.