İran yönetimi ABD’nin yeniden başlayan saldırılarına etkili karşılık vermeye çalışırken diğer yandan silahlı Kürt gruplarına yönelik kapsamlı bir kara harekâtına hazırlık yapıyor. Kürt gruplarının olası saldırılarını engellemek ve bölgede güçlü bir …

İran yönetimi ABD’nin yeniden başlayan saldırılarına etkili karşılık vermeye çalışırken diğer yandan silahlı Kürt gruplarına yönelik kapsamlı bir kara harekâtına hazırlık yapıyor. Kürt gruplarının olası saldırılarını engellemek ve bölgede güçlü bir Kürt direnişinin önüne geçmek için bölgeye ağır silah desteğinde ordu güçleri ve eğitimli Devrim Muhafızları güçlerini sevk ediyor. Kürt bölgelerine yönelik yapılan askeri sevkiyatın kapsamlı bir kara harkatına dönüşebileceği belirtiliyor.
ABD ile İran arasında karşılıklı saldırılar ve misillemeler sürerken, İran yönetiminin ülkenin Kürt bölgeleri ile Irak Kürdistan Bölgesi sınırına yönelik askeri sevkiyatını hızlandırdığı bildirildi. Birleşik Arap Emirlikleri merkezli El Hurra’nın haberine göre, Devrim Muhafızları hem sınır hattına ilave birlikler ve ağır silahlar konuşlandırıyor hem de İran karşıtı Kürt örgütlerinin olası ortak hamlelerine karşı hazırlıklarını artırıyor.
“Mevcut savaş, ortak hareket için en iyi fırsat”
Habere göre, Kürdistan Özgürlük Partisi Sözcüsü Halil Nadri, İran’ın yıllardır Kürt siyasi hareketlerine ve Kürt bölgelerine yönelik askeri baskı uyguladığını, ancak son dönemde bu baskının yöntem değiştirdiğini söyledi. Nadri, İran karşıtı Kürt partilerinin bugüne kadar İran topraklarına girerek ortak askeri operasyon başlatma kararı almadığını belirterek, mevcut savaşın bu konuda yeni bir dönemin kapısını aralayabileceğini savundu. “Şimdi bu kararı birlikte almamız ve bunu uygulamak için koordineli planlar geliştirmemiz gerekiyor. Mevcut savaş bunu yapmak için en iyi fırsatı sunuyor” diyen Nadri, Devrim Muhafızları’nın yalnızca Kürt bölgelerine değil, Huzistan ile Sistan-Belucistan eyaletlerine de ilave asker, silah ve füze sevkiyatı yaptığını öne sürdü.
Altı Kürt örgütü siyasi ve askeri ittifak kurmuştu
ABD-İsrail-İran eksenindeki çatışmaların başlamasından yaklaşık bir hafta önce, 22 Şubat’ta altı önde gelen İranlı Kürt örgütü ortak bir siyasi ve askeri ittifak kurduklarını duyurmuştu. İttifakın, “Kürt halkının kendi kaderini tayin etme hakkını” savunmayı amaçladığı belirtilirken, Kürt muhalefet temsilcileri şimdiye kadar İran içinde koordineli ortak askeri operasyon başlatılmadığını, çalışmaların daha çok siyasi koordinasyon düzeyinde sürdüğünü ifade etti. Buna karşın her örgütün kendi silahlı faaliyetlerini ve siyasi çalışmalarını ayrı ayrı yürütmeye devam ettiği kaydedildi.
“Tahran Kürtleri siyasi denklemden çıkaramadı”
İran Kürdistan Demokrat Partisi Dış Diplomatik Komitesi Üyesi Hirsh Palani ise Tahran yönetiminin yaklaşık yarım asırdır Kürt hareketini tasfiye etmeye çalıştığını ancak bunu başaramadığını ileri sürdü. Palani, “İran rejimi Kürtleri siyasi denklemden çıkaramadı çünkü Kürt güçleri örgütlü” ifadelerini kullanarak, bu örgütlü yapının Tahran yönetiminde uluslararası destek alabilecek güçlü bir Kürt muhalefeti oluşabileceği yönündeki kaygıları artırdığını savundu. Palani ayrıca, Ayetullah Humeyni’nin 1979 yılında Kürtlere yönelik yayımladığı fetvayı hatırlatarak, o tarihten itibaren Kürt yerleşimlerine yönelik askeri operasyonların başladığını ve bu politikanın günümüze kadar sürdüğünü, Kürt silahlı güçlerinin ise faaliyetlerini büyük ölçüde öz savunma amacıyla yürüttüğünü öne sürdü.