Karar yazarı Yıldıray Oğur, PKK’nın Mersin’deki polisevi saldırısının ardından “Çok karanlık bir saldırı” ,“Tam seçime giderken şu anda bu …

Karar yazarı Yıldıray Oğur, PKK’nın Mersin’deki polisevi saldırısının ardından “Çok karanlık bir saldırı” ,“Tam seçime giderken şu anda bu nereden çıktı”, “Zamanlama manidar” şeklinde yorumlar yapıldığını ifade ederek, “Bu aksiyonun sürpriz olmadığını anlamak için PKK’nın haber ajansı ANF’de birkaç dakika geçirmek yeterli” dedi.
Sınırların dışında çatışmaların aylardır sürdüğünü belirten Oğur, “Özellikle Zap’taki operasyonlarda PKK yıllardır elinde tuttuğu bölgede zorlanıyor, kayıplar veriyor, aynı vakitte neredeyse her gün bölgeden şehit haberleri de geliyor. Türkiye bu mevzuyu şehit haberleri dışında pek konuşmuyor diye olan biten değersiz olmuyor. Bilhassa PKK için bu bölgeleri elinde tutmak bir varlık yokluk meselesi” sözünü kullandı.
Oğur, Murat Karayılan’ın 22 Eylül’de ANF’ye “Devrimci Halk Savaşı çerçevesinde sorumluluğunu yerine getirmelidir. Bu konuda eksiklikler var, bu manada tenkitlerimiz var. Bu türlü yabanî bir düşmana karşı kimse sessiz kalmamalıdır. … Bilhassa önümüzdeki 3 ay gerilla savaşı için çok önemli. Zira düşman da sonuç almak istiyor, biz de sonuç almak istiyoruz. Bunun için de destek lazım. Varlık ve yokluk savaşı dememiz boşuna değil. Gerçek budur. Bu yüzden bu süreçte kimin elinden ne geliyorsa yapmalıdır. Gençler gerilla saflarına katılmalı, bayanlar, yurtseverler herkes sorumluluğunu yerine getirmeli” diye konuştuğunu belirtti.
Oğur şunları kaydetti:
“Yani PKK, bir müddettir devrimci halk savaşı moduna girmiş. Münasebet operasyonlar, kimyasal saldırı iddiaları, cezaevlerinde yaşanan vefatlar ve 18 aydır Öcalan’la görüşme yaptırılmaması. Bu dört madde Türkiye’de gündem olmadı.fakat bizim gündemimizde olmasa da demek ki PKK için çok önemli ve kritik. Zati PKK’nın Mersin’deki saldırıyı üstlenme açıklamasında da bunlar münasebet olarak sıralandı.
ANF’de Mersin’deki iki saldırgan PKK’lı bayan gerisinden yazılanlar da PKK’nın oyuna getirildiği, derin güçlerin devrede olduğu gibi tahlilleri boşa çıkaracak kadar coşkuyla yazılmış.”