Komünist Başkan Maçoğlu: Kamuya yönelik toplumsal baskı gerekiyor

Tunceli Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, depremzedelerin problemlerinin devlet tarafından çözülmesi için toplumsal baskıya ihtiyaç olduğunu söyledi.
Evrensel’in haberine
“Gücümüz oranında burada olmaya çalışıyoruz”
Depremin ilk gününden itibaren Tunceli Belediyesi ve halkı olarak bölgeyle dayanışma içinde olduklarını ifade eden Maçoğlu, “Kaygı var. Ne olacak, ne yapacağız, bundan sonrası ne olacaki… Devasa bir yıkım var. Gücümüz oranında burada olmaya çalışıyoruz” dedi.
Maçoğlu, demokratik kitle örgütleri ile Emek ve Özgürlük İttifakı bileşenlerinin de bölgedeki çalışmalarda yer aldığına dikkat çekerek bu güçlerle iletişim halinde olduklarını dile getirdi. Gerek ilerleyen süreçte yıkılan kentlere dönüşlerin sağlanabilmesi, gerekse insanların barınma gereksinimlerinin karşılanabilmesi için neler yapılabileceğine dair emek ve demokrasi güçleriyle bir organizasyon muhtaçlığına dikkat çeken Maçoğlu, kamunun bu işin içine girmesi için toplumsal bir baskının gerektiğini ifade etti.
“Kimin kime ne verdiği belli değil”
Kaldırılan enkazların sulak alanlara ve derelere bırakılmasına da tepki gösteren Maçoğlu, “Bu enkazları ya sulak alanlara ya derelere ya tarım topraklarına ya ormana dökecekler. Bu sıkıntıya dair biz ne yapmalıyız… Bunların hepsi aslında bizim düşünmemiz gereken şeyler. Adıyaman’ın kimi bölgelerinde gördük. Sulak alanlara, derelere (enkazları) dökmeye başladılar. Bir sürü kimyasal, asbest, boya, plastik dökülüyor. Durum esasen vahim, bir de suları, dereleri kirleterek öteki yerlerdeki insanların zehirlenmelerini de doğru bulmuyoruz” diye konuştu.
Türkiye’den ve dünyanın her noktasından sarsıntı bölgelerine destek aktığına dikkat çeken Maçoğlu, “Herkese çok teşekkür ediyorum. Türkiye halkı ve dünyanın her noktasından insanlar sahiden seferber oldu. ama artık yavaş yavaş temel gereksinimlere odaklanmalıyız. Besin, çadır ihtiyaçlara… ama bir de bunu ferdi bir çalışma haline çevirmeden kurumlarla, STK’lerle, siyasi partilerle, demokratik kitle örgütleriyle, inanç kümeleriyle yapmak kıymetlidir. Zira kimin kime ne verdiği belli değil, bir yığın haline geliyor. Onun için düzene koymak ismine buna çalışmalar uygundur diye düşünüyorum” tabirlerini kullandı.