Medya Ombudsmanı Bildirici’den Özay Şendir-İlhan Ahmet yorumu: Bir siyasetçiyi eleştirmesi doğal ama savların doğru olması da kural

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, PASOK’un Türk kökenli milletvekili İlhan Ahmet’in isteği üzerine İlhan Ahmet ile Milliyet gazetesi genel yayın yönetmeni Özay Şendir arasında mevzu olan “Dendias ile çizgidesin” polemiğini inceledi.
Milliyet gazetesi genel yayın direktörü Özay Şendir, “Atina- Ankara hattında kirli gölgeler” yazısında, PASOK’un Türk kökenli milletvekili İlhan Ahmet’i “Yunanlıdan çok Yunanlı olma gayreti içinde olmak” ile eleştirmiş ve “İlhan Ahmet’in Kathimerini’ye verdiği röportajda Savunma Bakanı Dendias (Türkiye tersi görüşlerini dayanaklar mahiyette) ile aynı çizgide buluşması buluşması hepimizin hayatını etkileyen nokta” tabirlerini kullanmıştı.
Köşe yazısının akabinde Ahmet Şendir’e bir yanıt yollamış ve Şendir “Türk -Yunan ilgilerinde utanma sınırı” başlıklı köşe yazısında İlhan Ahmet’in yanıtını aktarmış ve tenkitlerine devam etmişti.
Son olarak Bildirici, Ahmet İlhan’ın kendisine ulaşarak, hem Şendir’e attığı karşılık metnini hem de mevzuyu incelemesini istediğini aktardı. Bildirici’nin “PASOK Milletvekili İlhan Ahmet’in karşılık hakkı” başlıklı köşe yazısının tamamı şu şekilde:
“Milliyet gazetesi genel yayın direktörü Özay Şendir, “Atina- Ankara hattında kirli gölgeler” yazısında, PASOK’un Türk kökenli milletvekili İlhan Ahmet’i eleştiriyor, “Yunanlıdan çok Yunanlı olma gayreti içinde olmak” ile suçluyordu:
“…geçen hafta eşcinsel evliliğe evet dediği için bu bireyle ilgili şikayet mailleri aldımönemsemedim. Sonuçta Yunanistan’ın milletvekili, dilediği, içine sindirdiği her kararı verebilir, kimse karışamaz.
Ancak İlhan Ahmet’in, Kathimerini’ye verdiği röportajda Dendias ile benzeyençizgide buluşması hepimizin hayatını etkileyen nokta. Bundan Ötürü burada da sorgulanması kaçınılmaz bir sonuç.”
Özay Şendir, yedi gün sonra İlhan Ahmet hakkında “Türk -Yunan ilgilerinde utanma sınırı” başlıklı bir yazı daha kaleme aldı. İlhan Ahmet’in kendisine uzun bir yanıt gönderdiğini belirtiyordu:
“Mesaj özetle ‘Kathimerini’ye verdiğim röportajda (Milli Savunma Bakanı) Dendias ismi geçmiyor’ diyor. Birisiyle ‘Aynı çizgide buluşmak’ için ismini anmanıza gerek yok esasen. Dendias ile İlhan Ahmet Türkiye’ye hep kuşkuyla bakmak, hep bir komplo teorisi kurmak konusunda aynı çizgide buluşuyorlar.”
Ardından da “Yazdıklarımı ispat ederek ilerleyeyim” diyerek, İlhan Ahmet’in izlediği politik tavra ilişkin geçmişten örnekler veriyor; ilk yazıdan daha ağır bir lisanla tenkitler yöneltiyor; yazısını Sadık Ahmet ile İlhan Ahmet’i kıyaslayarak sonlandırıyordu.
İlhan Ahmet, “Medya Ombudsmanı” olarak mevzuyu incelemem talebinde bulundu; Özay Şendir’e gönderdiği yanıt metnini bana da iletti. Şendir’in yazısına bahis olan Kathimerini gazetesindeki söyleşinin metnini de eklemişti iletisine.
Her iki tarafın yazılarını da inceledim. Şendir’in yazısında “Yunan” olması gerekirken “Yunanlı” yazılmış olması yanlışını bir tarafa bırakayım.
Elbette Şendir bir müellif olarak İlhan Ahmet’in politik tavrını beğenmeyebilirilk yazısında eleştirisini “Kathimerini’ye verdiği röportajda Dendias ile aynı çizgide buluşması”na dayandırıyordu. o söyleşideki hangi cümleye yahut hangi tabire dayanarak bu türlü bir yorumda bulunduğunu belirtmiyordu. Bu bir eksiklik, madem o söyleşiden bu türlü bir sonuç çıkarmış, o sonuca nasıl vardığı bilgisini okuruna da aktarmalıydı.
Üstelik Özay Şendir, ikinci yazısında İlhan Ahmet’in karşılığını doğru aktarmıyor. İlhan Ahmet, “Kathimerini’ye verdiği röportajda Dendias’ın isminin geçmediğini” söylemiyor; “Referans noktanız olarak belirttiğiniz Kathimerini gazetesindeki röportajımda, Savunma Bakanı Dendias’ın yetki ve sorumluluk alanı içerisinde olan herhangi bir hususta tek bir cümle açıklamam bulunmamaktadır” diyor!
Özay Şendir, İlhan Ahmet’in itirazı üzerine kaleme aldığı ikinci yazısında da Kathimerini’de söyleşiden nasıl olup da “İlhan Ahmet’in Dendias ile çizgide buluştuğu” sonucuna vardığını açıklamıyor. “Birisiyle ‘Aynı çizgide buluşmak’ için ismini anmanıza gerek yok zaten” deyip diğer örneklere geçiyor.
Verdiği örneklerde haklı olup olmadığını bilemem bu da tartışmaya açık bir mevzu olabilir.Özay Şendir, ne kadar örnek verirse versin Kathimerini’de söyleşiden “İlhan Ahmet’in Dendias ileçizgide buluştuğu” sonucu nasıl çıkardığı açıklamaya muhtaç bir soru işareti olarak ortada kaldı. Ayrıyeten İlhan Ahmet’in yanıt hakkına gereğince hürmet gösterildiği de söylenemez.
Akşam’a da karşılık metni göndermiş
İlginçtir, Özay Şendir’in, İlhan Ahmet hakkında ilk yazısını kaleme aldığı 23 Şubat tarihinde Akşam’da da Genel yayın Direktörü Mustafa Kartoğlu yönde bir yazı yazmıştı. Kartoğlu, “Yunanistan’da bir ‘asimile’ portre” başlıklı yazısında İlhan Ahmet’i, “Yunan siyasetinin başarılı bir örneği” olarak nitelendiriyordu.
İlhan Ahmet’in Türk ve Müslüman azınlıkla ilgili halinden örnekler veren Kartoğlu, yazısını “İlhan Ahmet profili ne kadar ucuz ise, Batı Trakya Türklerinin onu ve temsil ettiği asimilasyon siyasetini reddetmesi de o kadar değerli. Ahmet’lerden İlhan’ın değil, Sadık’ın mirası tüm dünyada Türklere çok şey anlatıyor” diyerek noktalıyordu. Kartoğlu’nun yazısındaki örnekler ile Şendir’in ikinci yazısındakilerin büyük ölçüde örtüşmesi de dikkat cazipti.
İlhan Ahmet, Özay Şendir’e gönderdiği Mustafa Kartoğlu’na da karşılık metni iletmiş. Bu metin daha da uzun ve özetle suçlamaların hiçbirinin doğru olmadığını savunuyor. Mustafa Kartoğlu’nun, yeni yazısında İlhan Ahmet’e yanıt hakkı tanıyacağına inanıyorum.
Bir muharrir olarak bir siyasetçiyi eleştirmesi doğal ama tezlerin doğru olması da koşul tabii..”
Bu yazı farukbildirici.com’dan motamot alıntılanmıştır