Zelzeleden etkilenen vilayetlerde seçmen nasıl oy kullanacak?

Ayşe Sayın | Ankara
Türkiye sarsıntı yaralarını sarmaya çalışırken, bir yandan da olağan takvimi 18 Haziran olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimlerinin ertelenip ertelenmeyeceği tartışılıyor.
Hukukçulara göre Anayasa uyarınca savaş sebebi dışında, seçimlerin ileri bir tarihe ertelenmesi mümkün görülmese de siyaseten tartışılıyor.
Ancak seçimlerin vaktinde ya da 14 Mayıs’ta yapılması halinde de büyük yıkım yaşayan başta Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş olmak üzere zelzeleden etkilenen vilayetlerde altyapı meseleleri, seçmenlerin büyük kısmının göç etmesi ya da kayıplar nedeniyle; seçmen kütüklerinin güncellenmesi, seçmenin sandıkla nasıl buluşturulacağı, seçimin sağlıklı olup olmayacağı da tartışılıyor.
Peki zorlu şartlara karşın, sarsıntıdan etkilenen vilayetlerde seçimler nasıl yapılabilir, seçmen nasıl sandıkla buluşturulacak, göç ya da kayıplar nedeniyle vilayetlerin milletvekili sayıları değişebilir mi?
CHP’nin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) temsilcisi Hadimi Yakupoğlu, BBC Türkçe’nin bahse ilişkin sorularını yanıtladı:
Deprem nedeniyle seçimlerin ertelenip ertelenmeyeceği tartışılıyor. Bu şartlarda seçim yapılabilir mi?
Yapılabilir tabii.
Peki seçim 18 Haziran’dan ileriye ertelenebilir mi?
Hayır, seçimi erteleyemezler. O denli “bir seferden bir şey olmaz” diyerek anayasayı delemezsiniz. O denli bir şey olmaz esasen.
Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman gibi yerlerde yıkım çok büyük. “İnsanların adresleri bile belli değil, nasıl oy kullanacaklar” deniliyor?
Daha evvelki kanunlarda,” sandık çevresi” ve “sandık alanı” diye kavramlar vardı.fakat 2018’de yapılan yasa değişikliği ile bu kavramlar kaldırıldı. “Seçim çevresi” il, “seçim bölgesi” muhtarlık, “sandık bölgesi” ise bir sandığın seçmenleri olarak tanımlandı.
Yapılan değişiklikle 298 sayılı kanunun 5’inci hususuna “Aynı binada oturan seçmenler, hane bütünlüklerinin korunması ve aynı seçim bölgesinde kalmaları koşuluyla, farklı sandık bölgelerine kaydedilebilir” kararı getirildi.
Yani aynı muhtarlık içinde farklı sandıklara bölüştürebilirsin diyor. Getirilen kural bu.
Bu, şunun için getirildi: Biliyorsunuz kamu lojmanları, huzurevleri var. Buralara tek sandık konulursa, hangi partiye oy çıktığı belli oluyor.
Bu seçmeni rahatsız edebiliyor. Bunun önüne geçilmesi için yapıldı.
Bir de 2015 seçimlerinde, terör sebebiyle 2972 sayılı Mahalli Yönetimler Kanunu’nun ek ikinci unsuruna göre sandık taşınması ve birleştirilmesi kararları alınmaya başlandı.
2018 seçimleri dahil uygulandı bu kararlar.
İl jandarma komutanlıklarından gelen talepler doğrultusunda sandıklar taşındı.
En nihayetinde, 13.03. 2018 tarihli değişiklikle 298 sayılı kanunun 14. unsuruna koydular sandık taşıma ve birleştirmeyi.
‘Hatay sandıklarını Mersin’e taşıyamazsınız’
Peki, diğer bir ilde oy kullanabilir mi seçmen? Yani Hatay seçmeni Mersin’de oy kullanabilir mi, sandık birleştirme yoluyla?
Hayır. aynı seçim etrafı içinde mahalleleri, diğer bir mahalleye taşıyabilirsiniz.
Ama Hatay’ın sandıklarını tutup da Mersin’e taşıyamazsınız.
Buna 5. madde mani.
Yani Hatay’ın Defne’sine sandık kurulur, Erzin’ine kurulur ama öbür bir seçim etrafına, yani ile kurulamaz sandık.
2018’de yürürlüğe giren kanunla 298 sayılı Seçimlerin Genel Kararları ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanunu’nun 14. unsuruna eklenen 16. fıkra, “Seçim güvenliği açısından gerekli görülmesi durumunda, vali ya da kent seçim kurulu liderinin oy verme gününden en geç bir ay önce talepte bulunması halinde, o yerdeki sandıkların en yakın seçim bölgelerine taşınmasına, sandık bölgelerinin birleştirilmesine, muhtarlık seçimleri hariç olmak üzere seçim bölgelerinin birleştirilmesi ile seçmen listelerinin karma şekilde düzenlenmesine ve bu konuların ilanına karar vermek” kararlarını düzenliyor.
‘Nüfus sayısı düşse de milletvekili sayısı bir sonraki seçimde dengelenir’
Depremden etkilenen çok sayıda seçmen diğer vilayetlere, mesela İstanbul, Ankara’ya Mersin’e göç ediyor. Bu durumda, diyelim ki Hatay’ın milletvekili sayısı düşer mi?
Vekil sayısı düşerse de sorun yok.
Ama 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 5. hususuna göre belirleniyor milletvekili sayıları.
Madde, “Seçim etrafları ve her seçim etrafının çıkaracağı milletvekili sayısı, Yüksek Seçim Kurulu tarafından, genel nüfus sayımı sonuçlarının açıklanmasından itibaren en geç altı ay içinde, 4 üncü madde uyarınca tespit edilerek Resmi Gazete, radyo ve televizyonla ilan edilir” diyor.
YSK’da şimdi komisyon çalışmaları devam ediyor.
YSK 31 Aralık 2022 tarihli nüfus ve TÜİK verilerine göre milletvekili sayılarını belirleyecek. Kanun bu türlü diyor.
Mesela Hatay 11 milletvekili çıkarıyor şu anda.
Nüfus düşmüş olsa da, sonraki seçimde dengelenir.
Sonuçta Hatay’dan çıkacak 11 milletvekili, milletin vekili değil mi? Ne fark eder ki?
Temsilde adalet sorunu olmaz mı, daha az nüfusla daha çok vekil çıkarılmış olacak?
2019 mahalli yönetimler seçiminde bir sürü seçmen İstanbul’dan, köylerine gidip oy kullandı. İstanbul’un milletvekili sayısı 1 düştü.
Sonra bunlar geri geldi, sayı 1 arttı.
Mesela Bayburt bir düşüyor, bir artıyor.
Dünyanın sonu değil, kanuna göre kanun karar yerine getiriyor.
31.03.2022’de yürürlüğe giren yeni kanunun 9. hususuyla 298 sayılı kanuna eklenen düzenleme “Kütük düzenlemesi nedeniyle seçmen hiçbir şekilde oy kullanma hakkından mahrum bırakılamaz. Adresi kapanmış olması sebebiyle adres kayıt sisteminde görünmeyenler, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün adres kayıt sisteminde bulunan en son geçerli adres kayıt bilgileri kapsamında seçmen kütüğüne kaydedilirler” diyor.
36. madde çok açık. Sarsıntı bölgesinden diğer yere giden insanlar buralara naklini yapmasa bile en son kayıtlı oldukları geçerli adreste, seçmen olmaya devam edecekler.
‘Avrupa’daki seçimlerde iştirakler yüzde 50’yi bile bulmuyor’
Kenti terk eden seçmenlerin gelip oy kullanmaları gerekecek. Mesela siyasi partiler seçmeni vilayetlerine taşıyıp oy kullanabilir mi o zaman?
Tabii, taşıyabilirler.fakat kimse oy kullanma hakkından, seçmen olma hakkından mahrum bırakılmayacak.
YSK’nın, Seçim Kanunu’nun ya da devletin görevi herkesi zorla sandığa götürmek değil.
Bugün Avrupa’daki seçimlere iştirakler yüzde 50’yi bile bulmuyor. Biz yüzde 80’lerle seçim yaptık şimdiye kadar.
İlla herkesi benzeyenşekilde sandığa taşıyacağız diye bir esas mi var?
YSK’ya bir sürü seçim geliyor. Mesela, orda bir partinin ya da bir meslek odasının 200 delegesi var.fakat genel şuraya ya da kongreye 10 kişi katılıyor, 2 kişi seçiliyor. Seçim geçerli mi, geçerli.