“Tapu bilgileriniz kimlerin eline geçti?”

Sözcü yazarı Saygı Öztürk, tapu kayıtlarının çalındığına ilişkin tezler konusunda TBMM Başkanlığı’na verilen soru önergesine değinerek, “20 yıldır sahipsiz kalan taşınmazların mülkiyetlerinin düzmece nüfus cüzdanı ve uydurma vekaletlerle çıkar kümelerine satıldığı öne sürülüyor” bilgisini paylaştı.
Öztürk yazısında, “Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün kayıtlarına öteden beri büyük bir güven vardır. Tapu süreçleri sırasında bir dönem var olduğu belirtilen “Rüşvet” de alınan tedbirlerle büyük ölçüde giderildi. Ülkenin onca sorunu var, “Tapunun sırası mı?” demeyin. Tapunun delinmemesi gerekir. Türkiye genelinde Tapu ve Kadastro kayıtlarındaki mülkiyet datalarının tamamı, tüm arşiv bilgileri 2012 yılından bugüne elektronik ortamda bir sistemle yürütülüyor. Bu bilgilerin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün kimi işçisi tarafından satıldığı iddiaları yaygın. Bu bahiste yürütülen soruşturma kapsamında birisi genel müdürlükte, birisi de Ankara’nın bir ilçesindeki tapu müdürlüğünde görevli memurlar açığa alındı. Lakin bununla sınırlı kalmaz, üstlere da uzanabilir. Bu mevzuyu genel müdürlük yetkililerine de tabii ki sormak istedim. Lakin genel müdür Mehmet Zeki Atlı ve yardımcısı Metin Beyaz’a ulaşmak mümkün olmadı.” sözünü kullandı.
Öztürk şunları kaydetti:
“Konuyu araştırırken farklı bir bilgiye ulaştım. Tapu kayıtlarının çalındığına ilişkin argümanlar konusunda TBMM Başkanlığı’na CHP tarafından araştırma önergesi verildi. Böylesi çok önemli ve tüm ülkedeki vatandaşların mülkiyet bilgisi bilgilerinin tutulduğu sistemde meydana gelen yazılım açıklarının araştırılması gerekir. CHP’nin araştırma önergesinde, çalındığı öne sürülen dataların kimi çıkar kümelerine menfaat karşılığı verildiği, bu kümelerin yazmış/yazdırmış oldukları yazılımla tüm Merkezi Nüfus Yönetimi Sistemi (MERNİS) bilgileri ile ilişkilendirildiği, tüm mülkiyet, adres ve nüfus bilgilerine ulaştığı iddiaları belirtiliyor. Bu bilgiler ışığında 20 yıldır sahipsiz kalan taşınmazların mülkiyetlerinin uydurma nüfus cüzdanı ve uydurma vekaletlerle çıkar kümelerine satıldığı öne sürülüyor. Bu süreçte, tehditle mallara “Çökme” olayları da yaşanıyor. Bu savların acilen ve kapsamlı olarak araştırılmasına ihtiyaç var.”