Fehmi Koru: Futbol ile iç ve dış siyasetin kesiştiği bir nokta var; hesabı iyi yapan sonuç alabiliyor…

Fehmi Koru*
Neden sanki?
Elbette berbata gidişi tek bir sebebe bağlamak kolaya kaçmak olabilirfakat ben yeniden de en çok önemli gördüğüm nedeni paylaşma yanlısıyım: Rakipler derslerini iyi çalışıyor ve kendilerini yenmek üzere gelen ekiplerin oyun sistemine göre bir karşı sistem belirleyip sahaya o denli çıkıyorlar.
Golcülere gol attırmıyor, savunmanın zayıf noktalarından yararlanmaya bakıyorlar.
Siyasette de futbolda yaşanana aynı bir durum var; o alanda da rakibini iyi okuyan istediği sonucu elde edebiliyor.
İç siyasette bu karşı sistemi en iyi uygulayan hiç kuşkusuz AK Parti lideri de olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan…
AK Parti’nin kurulmasından çok önce başlayan siyasi hayatında Tayyip Erdoğan yenile yenile yenmeyi öğrendi. 2002 genel seçiminden 2023 genel ve cumhurbaşkanı seçimlerine kadar girdiği seçimlerin hepsinden rakiplerinin zfları üzerine kurduğu planı uygulayarak hep üstte kalmayı başardı.
Yeni partisiyle girdiği ilk seçimde -2002’de- yüzde 35 oyla Meclis’teki milletvekili sandalyelerinin üçte ikisini kazanarak işe koyuldu, 2023’te tekrar çabucak hemen ay oranda oy alabileceğini gördü, kendi getirdiği ittifak sistemi sayesinde partisini iktidarda tutmayı bildi.
Kendisini üçüncü defa cumhurbaşkanı seçtirmesini de karşısındakilerin zflarından yararlanarak başardı Tayyip Erdoğan…
Böyle giderse bundan sonraki seçimlere de tekrar benzer yolu izleyerek hazırlanacaktır AK Parti; gerekiyorsa başkanını dördüncü kere cumhurbaşkanı seçtirmenin usulünü de bulacaktır.
Rakipler, yöntem/sistem değiştirseler bile, iktidar cephesinin kurduğu oyunu bozacak biçimde davranamıyorlar.
‘Hançer’ edebiyatı bu durumun dışa vurumu.
Şikayet konusu yapılan ‘hançer’ de iktidarın oyun planı içerisinde var zira.
Neyse.
Bu yazıya başlarken aklımda, futbol ile ülkemizin iç siyaseti arasında gördüğüm benzerlikten fazla dışımızda meydana gelen gelişmelerle futbol arasındalikten söz etmek vardı.
Özellikle de Gazze’de yaşananları bu manada değerlendirebiliyorum.
Netanyahu yönetimi Gazze’de günü geldiğinde fevkalade bir patlamayla gündemin merkezine oturacak bir hazırlığın sürdürüldüğünü fark etmemiş olamaz. O denli bir oldu-bitti ile karşılaşıldığında nasıl bir tepki verileceği de bütün kademeleriyle evvelden hesaplanıp bir plana dönüştürülmüştür.
İsrail’in siyasi başkanları değişse bile temel planı değişmiyor esasen. ‘Arap-İsrail sorunu’ olarak başlamış olan ihtilafın bir süre sonra ‘Filistin-İsrail sorunu’ haline dönüşmesi, yakın vakitlerde da ‘Hamas-İsrail sorunu’ halini almasını 75 yıllık bir plan olarak görebiliriz.
Savaşla ihtilafın karşı tarafını teşkil eden ‘Hamas’ bitirildiğinde ortada söylediği söz edilmeye değer bir sorun kalmayacağı o temel planın ana savı olmalı.
Dikkat edilirse, İsrail’i durduracak bir karşı çıkış görülmüyor.
Daha önce çıkmış savaşların, devreye uluslararası topluluğun girmesiyle, daha fazla uzamaları durdurulmuştu. Bu sefer uluslararası topluluğun büyük kısmı İsrail’in yanında. Dünyanın dört bir tarafındaki protestolar ya o ülkelerin idareleri eliyle fonksiyonsuz bıraktırılıyor yahut ne kadar kalabalık olursa olsun, protestocular anti-Semitik olmakla itham edilip potansiyel suçlu ilan ettiriliyor.
Plan, karşı çıkacakların neler yapabilecekleri de hesaplanarak hazırlanmış besbelli.
Şiddetle kınayanlar, ateşkes ilan edilmesi yolunda telkinde bulunanlar, bunu sağlamak üzere doruklar düzenlemeler…
Bunların hiçbiri Netanyahu’yu durdurmak için kâfi değil.
Gazze’de ve İsrail’in işgali altında bulunan Filistin topraklarında Hamas’ın varlığı sona erdirilmeden savaş herhalde sona ermeyecek. Netanyahu baştan beri bunu söylüyor esasen.
Karşısına çıkacakların neleri ne kadar yapabilecekleri düşünülerek hazırlanmış bir plan söz mevzusuysa, ki bana o denli geliyor, bu planı doğru okuyup onun nasıl bozulabileceği yönünde bir çalışma yapılmadan, İsrail’in en son maksadının gerçekleşmesini önlemek mümkün gözükmüyor.
Protesto şovları mi? Her birine karşı İsrail yanlısı gösteri yapılacaktır…
Malları ve işletmeleri boykot etmek mi? İsrail zati esas yardımını yanında bulduğu devletlerden alıyor…
Futbolda rakipler onların oyun sistemini çözerek eski sonuçları almalarının önüne geçseler bile, önde giden kulüplerin şimdiye kadar aldıkları puanlar onların ilk sıralarda yer almalarına yetebilir.
İç ve dış siyasette ise yanlış adımların telafisi o kadar kolay değil.
Orada bahttan çok akla ihtiyaç var.
*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.