Bugün 5 Mayıs 2026… Bir kenara yazın. “Solucan deliğinin” ve dijital bir “Mad Max kıyametinin kapısı” açıldı. Nükleer savaştan daha tehlikeli bir savaş bu. Ve bu savaştan korunmamızı sağlayacak bir “yeraltı” sığınağı henüz keşfedilmedi. Ve bütün …

Bugün 5 Mayıs 2026…
Bir kenara yazın.
“Solucan deliğinin” ve dijital bir “Mad Max kıyametinin kapısı” açıldı.
Nükleer savaştan daha tehlikeli bir savaş bu.
Ve bu savaştan korunmamızı sağlayacak bir “yeraltı” sığınağı henüz keşfedilmedi.
Ve bütün bunlar 7-24 Nisan tarihleri arasında, 17 günde meydana geldi.
Size bu 17 günün hikâyesini anlatacağım.
Uzun bir yazı olacak.
Tik Tok çağında kaç insan böyle bir yazıyı sonuna kadar okur tahmin edemiyorum.
Ama sabredip okursanız, bana hak vereceksiniz.
24 Nisan 2026: Sıradan bir günün sıradan bir açıklaması
Dün sabah güne New York Times’ın bir makalesi ile başladım.
Yazı, Çin’in geliştirdiği “DeepSeek” adlı yapay zekâ modeliyle ilgiliydi. Bu yeni model 24 Nisan günü uygulamaya konmuştu.
İlk bakışta “Her gün yüzlercesini gördüğüm ve artık sıkıcı hale gelmeye başlayan “AI” haberlerinden biri deyip geçecektim.
Ayrıca Çin yapay zekâ modeli “DeepSeek”i daha 2024’de uygulamaya açmıştı…
Doğrusu ChatGPT, Gemini 3 ve Claude gibi modeller varken bir Çin uygulamasını daha indirmeyi pek düşünmemiştim.
Liang Wenfeng
Dün New York Times haberini okuyunca “bir dakika” dedim
Ancak DeepSeek “V4” adı verilen yeni uygulamasını 24 Nisan günü kullanıma açınca, aradan geçen 12 gün içinde, dikkatli gözler dehşet verici bir şeyin farkına vardı.
Neydi farkına varılan şey?
İşte New York Times’ın dünkü yazısında onu okuduk.
O bölümü aynen aktarıyorum:
Analistler son 12 günde öyle bir şeyin farkına vardı ki
“DeepSeek’in küresel teknoloji ortamını gerçekten dönüştürdüğü açıkça görülüyor.
Ancak bu, analistlerin tahmin ettiği şekilde olmadı.
DeepSeek, yapay zekâ şirketlerini bilgisayar çiplerini daha verimli kullanmaya zorlamak yerine, bu teknolojinin ayrıntılarını kamuoyuna geniş çapta sunmanın faydalarını ortaya koydu.”
Kapalı bir cümle…
Ne demek bu? Onu da NYT’den aynen aktarıyorum:
Amerikalılar kapalı tutarken Çinliler kapıyı ardına kadar açtı
“DeepSeek’e kadar, dünyanın en iyi performans gösteren yapay zekâ sistemlerinin ayrıntıları büyük ölçüde şirket sırları olarak saklanıyordu. DeepSeek ise bunun aksine, sistemlerinin ayrıntılarını herkesin kullanabileceği ve geliştirebileceği şekilde yayınladı; bu uygulamaya açık kaynak yazılım deniyor. O zamandan beri geçen aylarda, modelleri dünyanın en yaygın kullanılan açık kaynaklı yapay zekâ sistemlerinden bazıları haline geldi.
Ve DeepSeek olayı şaşırtıcı bir değişimin başlangıcı oldu. Amerikan şirketleri en iyi modellerini kapalı tutarken, yapay zekâ, teknoloji ve bilgi üzerindeki sıkı hükümet kontrolleriyle bilinen Çin’in açıklığı benimsediği bir alan haline geldi.”
Çok masum bir cümle ama dünyayı üç günde Mad Max cehennemine çevirebilir
Çok masum ve insana “Ne güzel herkese açmışlar” dedirten bir cümle değil mi…
Hayır hiç de öyle değil…
Tam aksine dehşet verici bir cümle.
Bu cümlelerde, yaşadığımız gezegeni üç günde “Mad Max” filmlerinde görünen harabeye çevirecek bir gerçek gizli…
Bunu görünce birden hatırladım ve “Bir dakika” dedim.
Neden böyle dediğimi anlatabilmek için biraz geriye döneceğim.
Nisan ayı başına…
Yani “V4’ün” açıklanmasından 6 gün önceye.
18 Nisan: San Francisco, Jackson meydanında bir restoranda yenilen 181 dolarlık yemek
18 Nisan 2026 günü dünyanın en ünlü ekonomi gazetesi Financial Times’ın pazar edisyonunda çok ilginç bir söyleşi yayınlandı.
Bu, o günden bir süre önce San Francisco şehrinin Jackson Spuare adlı meydanındaki bir restoranda yenilen yemekte konuşulanlarla ilgilidir.
O gün, bölgenin 3 yıldızlı ünlü İtalyan restoranı “Quince’in” hemen yanındaki kardeş restoranı “Cotugna’dayız…”
İki koruma görevlisi önceden masaları kontrol ediyor
Masa rezervasyonu yaptıran müşterilerini beklerken iki koruma görevlisi gelip, güvenlik kontrolü yapıyor.
Bunlar yapay zekânın yeni yükselen yıldızı Anthropic’in güvenlik yetkilileridir.
Patronlarının gelip oturacağı masada güvenlik kontrolü yapmışlardır.
Biraz sonra iki erkek gelip masaya oturuyor.
Bunlardan biri Financial Times gazetesinin “Yenilikler editörü” John Tornhill’dir.
Öteki ise Anthropic’in kurucusu Dario Amodei’dir.
John Tornhill’in o gün alacağı bilgiler karşılığında gazetesinin bu yemek için ödediği hesap sadece 181 dolardı.
Dario Amadei’nin ilk cümlesi: “Şu söyleyeceğimi ilk benden duyun”
Editörün en merak ettiği soru, en genel konuydu.
“Yapay zekâ gelişimi nereye kadar gidecek?”
Yeni teknoloji sihirbazının cevabı şu olur:
“Bir gökkuşağı gökkuşağıdır. Gökkuşağının sınırı ucu yoktur… Şu an için yavaşlama olduğuna dair hiç bir işaret yok.”
Asıl cümlesi ise arkasından gelir:
“Şunu söyleyen ilk insan ben olacağım: yapay zekâ, yaşadığımız dünyayı tamamen değiştirecek. Ve bizler hala bunu çok hafife alıyoruz…”
Nedir dijital peygamberin dilinin altındaki bakla?
Onu anlamak için de o yemekten 7 gün geriye gideceğiz.
7 Nisan 2026 gününe…
Yani DeepSeek’in “V4” modelinin herkese açılmasından 17 gün önceye…
7 Nisan 2026: Anthropic’in yaptığı herkesi şaşırtan açıklama
San Francisco’daki yemekten önceki hafta, 7 Nisan günü, Anthropic, herkesi şaşırtan bir açıklama yaptı.
Şirket, “Claude Mythos Preview” olarak adlandırılan büyük dil modelinin en yeni neslini piyasaya sürmeyi ertelediğini duyurdu.
Buraya kadar normal…
Yapay zekâ şirketleri sık sık yaptığı açıklamalardan biri deyip geçebilirdiniz..
Ancak Anthropic’in açıklamasında çok ilginç bir detay vardı.
Bunu ertesi gün yazdığım yazıda yorumlamıştım.
Deepseek’in aksine Anhtropic yeni uygulamasını sadece şu 40 şirkete açıyor
Şirket bu yeni dil modelini sadece 40 şirketin kullanımına açıyordu ve onlarla ortak bir çalışma yapacaklardı.
Bu şirketler arasında şunlar vardı:
Google, Broadcom, Nvidia, Cisco, Palo Alto Networks, Apple, JPMorganChase, Amazon ve Microsoft…
Yani bizlerin veya çalıştığımız şirketlerin kullanımına açık değildi.
Niye sadece 40 şirket? Halktan saklanan bir şey mi vardı?
Anthropic bunun nedenini açıklayınca resmen kanım dondu.
Dario Amodei
“Hayalet mythos” yazılımcıları birden dehşet verici bir şeyi gördüler
Çünkü, Anthropic yazılımcıları, Claude Mythos’u geliştirme sürecinde bir şeyi keşfetmişlerdi.
Bu yeni dil modeli, zekânın yalnızca şu anda mevcut olan herhangi bir modelden daha kolay ve daha karmaşık bir şekilde yazılım kodunu yazmakla kalmıyordu.
Aynı zamanda bu yeteneğin bir yan ürünü olarak dünyanın en popüler yazılım sistemlerinin neredeyse hepsinde güvenlik açıklarını çok kolayca bulabiliyordu.
Yani hepimizin herkesin en mahrem ve zayıf girişlerini “sıfır zamanda” bulup çıkarıyordu
Yani hepimizin telefonlarına, banka hesaplarına, tapu işlemlerine, her türlü mahrem bilgilerimize, ülkelerin ulusal güvenlik sistemlerine en kolay yoldan nasıl girilebileceğini “Zero Time’da (Sıfır zaman süresinde) buluyordu..
Düşünün, bu araç kötü aktörlerin eline düşerse nelerle karşılaşabiliriz.
Bu kişiler dünyadaki hemen hemen her büyük yazılım sistemini hackleyebilirler.
Mahremiyetimizi, veri güvenliğimizi sağlayan bütün şirketler bir günde çökertilebilirdi.
Banka hesaplarımız bir saniyede başka yerlere transfer edilebilir, bildiğimiz uçaklar düşürülebilir, cep telefonlarımızdaki en mahrem fotoğraflar bir anda sosyal medyaya düşebilir, askerlerimizin elektronik savaş mekanizması çökertilebilirdi.…
40 şirkete avans: Açıklarınızı önce ve derhal kendiniz bulun
İşte o nedenle, şimdi bu 40 şirketle, bu yeni modelin böyle kişilerin eline geçmesini ve kullanımını önleyecek tedbirleri araştıracaklar.
Şimdi geliyorum, DeepSeek’in 24 Nisan günü “Herkese açılan” yeni uygulamasına.
Evet bu parasız bir uygulama. Amerikan yapay zekâ dillerinin biraz gelişmiş uygulamalarına ayda en az 20-25 dolar ödüyorsunuz.
Ve karşınızda onlar kadar gelişmiş ama herkese açık bedava bir Çin modeli var.
Yani bu model 24 Nisan gününden beri dünyanın en becerikli ve en kötü niyetli “Hacker’larının” da elinde.
Ancak en kötü haber bu değil.
Asıl dehşet verici haber V4’ün uygulamaya girmesinden 3 gün önce geldi.
21 Nisan 2026, en kötü haber geliyor: “Hayalet mitos hacker’ların eline geçti”
Dünyanın önde gelen ekonomi haber kanallarından biri olan Bloomberg 21 Nisan 2026 günü şu tüyler ürperten haberi verdi:
(*) BİR Anthropic’in çok güçlü ve sınırlı erişimli Mythos modeli, yetkisiz bazı kişilerin eline geçti
(*) İKİ Bu kişiler, (Şimdilik küçük bir grup private forum/Discord benzeri ortam) modele erişimi yetkisiz şekilde elde etti.
(*)ÜÇ Grup modele eriştikten sonra düzenli olarak kullanmaya devam etti
(*) DÖRT Şirketin kendi değerlendirmesine göre model, çok güçlü siber saldırılar gerçekleştirebilecek kapasitede.
(*) DÖRT İyi haber şu ki; Şu ana kadar siber saldırı amacıyla kullanıldığına dair kanıt yok.
“İyi” ile “kötü” arasındaki solucan deliği açıldı
Bu uzun bilgilerin özeti şu.
Bir yandan Ghost Mythos hırsızları yeni modeli ele geçirdi.
Öte yandan Çin buna benzer çok gelişmiş bir uygulamayı herkese açtı.
Yani Uzay-zamanın bükülmesinin içinden geçen “solucan deliği”ne benzeyen bir yolun kapısı açıldı.
Interstellar filminde popülerleşen “solucan deliği” basit bir kapı ve delik değil.
Bir ucundan girip ötekinden çıktığınızda bambaşka bir zamanda ve boyutta oluyorsunuz.
Kapının bu tarafı belli, ama öteki tarafında ne var bilmiyoruz.
Belki de Hepimizin en mahrem hayatlarının dijital pazarlarda satıldığı, banka hesaplarımızın altüst edildiği, bindiğimiz uçakların düşürüldüğü, trenlerin raylarından çıkarıldığı, baraj kapaklarının ardına kadar açıldığı, yangın söndürme sistemlerinin felç edildiği, felaket anlarında okulların, hastanelerin, kapılarının kilitlendiği, kan testlerimizin birbirine karıştırıldığı bir felaket senaryosu bu…
Dijital bir “Mad Max kıyameti…”
Dünyayı sarsan 17 gün milenyum kıyametinden farklı
Dünya 2000 yılına girerken bir “Dijital Milenyum kıyametinin” kopmasından endişe edilmişti.
Ama korkulan olmadı.
Ne var ki bu defaki korkunun böyle bir ihtimalle alakası yok.
Bir anda bütün dünyada bir dijital kıyametin kopması söz konusuydu.
Dünyayı sarsacak bu 17 günün hikâyesi işte böyle…
Dün Deepseek’i indirdim ve ilk sorduğum soru şu oldu
Dün DeepSeek’in uygulamasını indirdim.
Sorduğum ilk soru da şu oldu:
“Çin’de en çok dinlenen şarkıcılar kim ve şarkıları ne?”
İlk 5’i verdi.
Dehşet verici rakamlar var.
Ama en ilgimi çeken şey, bu ilk 5 şarkının adlarının Türkçeleriydi.
Long Youilin adlı şarkıcının, bütün platformlarda toplam 101 milyar kere dinlenmiş şarkısının adı Türkçeye şöyle çevriliyor:
“Ejderhanın Görkemi Çin’de…”
Ejderhanın görkemi Çin’de ise hayalet canavarınki nerede?
Ejderha tek değil…
Bir de Amerika’daki ejderhanın görkemi ve ağzı var.
Ama ikisinin karşısında bir de “Hayalet canavar” var.
Dünyayı altüst edecek dijital haydut çeteleri.
Tıpkı Mad Max’deki vahşileşmiş acımasız sürüler gibi…
Thomas Loren Friedman bu hayalet canavara karşı etkili tek mücadele yolunun, Amerika ile Çin’in işbirliğinden geçtiğini söylüyor.
Ben de aynen katılıyorum…