TİP Genel Başkanı Baş: Bu düzen ‘Recep Tayyip Erdoğan’ın askeriyiz’ demeyen herkesi tehdit ediyor

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, “Daha dün ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ diyen beş genç teğmen ordudan atıldı. ‘Recep Tayyip Erdoğan askerleriyiz’ deselerdi ordudan atılırlar mıydı? Bu düzen ‘Recep Tayyip Erdoğan’ın askeriyiz’ demeyen herkesi tehdit ediyor. CHP’den, DEM’e Türkiye Emekçi Partisi’ne, gazetecilerden, teğmenlere kadar hepimizin tehdit edilmesinin, kimimizin mahpusta olmasının tek bir sebebi var; ya ‘Recep Tayyip Erdoğan askeriyiz’ diyeceğiz ya susacağız” açıklamasını yaptı.
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, sosyal medya hesabı üzerinden yayınladığı video ile gündema ilişkin açıklamalar yaptı. “Bu düzen ‘Recep Tayyip Erdoğan’ın askeriyiz’ demeyen herkesi tehdit ediyor” diyen Baş, şunları söyledi:
“Sevdiğimiz, sesini sözünü duymak istediğmiz gazeteciler, siyasetçiler fikir insanları her an kaybedebilirmişiz gibi geliyor”
“Her gün her ay daha da fakirleşiyoruz. Bence daha da değerlisi yoksunlaşıyoruz. Gelecek hayallerimizden yapabileceğimizi bildiğimiz şeylerden mahrum bırakılıyoruz. Kalbi bu ülke için, bu halk için atan binlerce on binlerce beşerden koparılıyoruz.
Birçoğumuzun eşi, dostu arkadaşı bir an önce bu karabasandan kurtulup imkan bulursa yurt dışına gitmek istiyor. Tahminen bir çoğu gitti bile. Sevdiğimiz, sesini, sözünü duymak istediğmiz gazeteciler, siyasetçiler niyet insanları her an kaybedebilirmiş geliyor. Silivri latifeleri herhalde yalnızca beni rahatsız etmiyor. Televizyonda, Yotube’de ne hoş şeyler anlatıyor diye düşündüğümüz herkes için ‘başına birşey gelmese bari’ deyip düşünüp duruyoruz.
Son bir iki aydır bu iktidar kayyımar, tutuklamalar ve tehditlerle hepimizi susturmaya çalışıyor. Bolu’da 78 canımız hayatını kaybetti. Daha bir kaç ay önce bebeklerimizi katleden bir çetenin dehşetiyle karşılaşmştık. Bunları yapanlar, bunların sorumluları elini kolunu sallaya salaya dolaşırken gazetecilerin mahpusta olması, Can vekilimizin tutsak ediliyor olması hepimizin onuruna dokunmuyor mu?
“Bu düzen ‘Recep Tayyip Erdoğan’ın Askeriyiz’ demeyen herkesi tehdit ediyor”
Daha dün ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ diyen beş genç teğmen ordudan atıldı. ‘Recep Tayyip Erdoğan askerleriyiz’ deselerdi ordudan atılırlar mıydı? Bu soru her halde yalnızca benim aklıma gelmiyor. Bence kilit noktası tam da burası. Bu düzen ‘Recep Tayyip Erdoğan’ın askeriyiz’ demeyen herkesi tehdit ediyor. CHP’den DEM’e, Türkiye Emekçi Partisi’ne, gazetecilerden teğmenlere kadar hepimizin tehdit edilmesinin, kimimizin mahpusta olmasının tek bir sebebi var; ‘Ya Recep Tayyip Erdoğan askeriyiz’ diyeceğiz ya susacağız.
“Halkın yarısını tehdit eden adama bir ülkenin lideri denilebilir mi?”
Soruyorum? Halkın yarısını tehdit eden adama bir ülkenin lideri denilebilir mi? Halkın yarısından fazlasının oyunu alınca başkan olabilirsin. ama yarısından fazlasını düşman ilan ediyorsan artık o ülke için tehlikesin demektir. O yüzden ona lider değil halk düşmanı diyoruz. Geçen aylarda Polonez çalışanları sendikalı oldukları için işten atılan arkadaşlarını satmadılar.
Birlikte direnip kazandılar. Sendikalı emekçiler hangi münasebet ile işten atılmıştı hatırlıyor musunuz? Ahlaka aykırı davranıştan. Üstüne polis amirleri, ‘eğer direnirseniz çocuklarınız iş bulamaz’ dedi. İnsanların onurlarıyla oynayarak onları tehdit etti.fakat karşılıklarını aldılar. Metal emekçilerinin grevini ‘milli güvenliğe tehdit’ diye yasaklamaya kalktılar. Yeniden personellerin onuruyla oynamaya kalktılar Birleşik Metal İş Sendikası ve direnişçi emekçiler ısrar etti kazandı.
“Uyduruk münasebetlerle halkın seçtiği belediye liderini tehdit ediyorlar”
Dün milletvekillerimiz, partili arkadaşlarımız yönetici arkadaşlarımız Çağlayan Adliyesi’ndeydi. Uyduruk münasebetlerle halkın seçtiği belediye liderini tehdit ediyorlar, İstanbul halkının onuruyla oynamaya devam ediyorlar. Arkadaşlarımız on binlerce İstanbulluyla barikatları yıktı aştı. Ben bunların hepsini ‘Recep Tayyip Erdoğan’ın askeri değiliz’ diyen insanların haykırışı olarak görüyorum. İnsanlar ben buradayım diyor. Biz buradayız diyelim. Emin olun sinmezsek, çekinmezsek halkla arbede edemezler. Yeterki burada olduğumuzu hem kendimize hem da sarayda oturana gösterelim.” (ANKA)