enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,5450
EURO
53,1360
ALTIN
6.686,80
BIST
14.420,30
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
19°C
İstanbul
19°C
Açık
Cumartesi Parçalı Bulutlu
25°C
Pazar Hafif Yağmurlu
21°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Hafif Yağmurlu
23°C

DEM Parti, Kobani Davası kararlarının ikinci yılında Sincan’da: “Sürecin baş aktörü Öcalan’ın koşulları düzeltilsin” çağrısı

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Kobani Davası’nda verilen kararların ikinci yıl dönümünde Sincan Cezaevi Kampüsü önünde konuştu. Koçyiğit, “Bütün bu şiddetin, bütün bu altüst oluşun içerisinde bütün bu dalgalanmalardan, bütün bu …

DEM Parti, Kobani Davası kararlarının ikinci yılında Sincan’da: “Sürecin baş aktörü Öcalan’ın koşulları düzeltilsin” çağrısı
15.05.2026 16:30
0
A+
A-

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Kobani Davası’nda verilen kararların ikinci yıl dönümünde Sincan Cezaevi Kampüsü önünde konuştu. Koçyiğit, “Bütün bu şiddetin, bütün bu altüst oluşun içerisinde bütün bu dalgalanmalardan, bütün bu altüst oluşlardan korunmanın birinci ve yegane yolu vardır. Sürecin baş aktörü, süreci ilerleten, sürece katkı koyan, sürecin sahibi Sayın Öcalan’ın koşullarını düzeltmektir. Biz barışa inanıyoruz. Barış için canımızı vermeye hazırız. Bu sürecin geri dönüşü yok” dedi.

DEM Parti, Kobani Davası’nda verilen kararların ikinci yıl dönümünde Sincan Cezaevi Kampüsü önünde basın açıklaması yaptı. DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Türkdoğan ve Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, partinin bileşen temsilcileriyle birlikte Sincan Cezaevi önünde bir araya geldi. Kobani Davası’nın hukuki değil siyasi bir süreç olduğu vurgulanan açıklamada, AİHM kararlarının uygulanması istendi.

“Cinayet ve yağma suçlarından beraat ettiler”

Sürecin 2014 yılında kapatılan bir soruşturmanın 2020’de yeniden canlandırılmasıyla başladığını belirten Öztürk Türkdoğan, şunları söyledi:

“Davanın gerçek nedeni 7 Haziran zaferi”

HDP’li siyasetçilerin demokratik siyasetten tasfiye edilmek istendiğini savunan Gülistan Kılıç Koçyiğit, şöyle konuştu:

“Bu dava, 7 Haziran 2015 seçimlerinde HDP’nin AKP’yi tek başına iktidardan düşürmesinden sonra başlatılan bir tasfiye operasyonudur. 7 Haziran HDP zaferinden sonra başlamış bir süreçtir. HDP’nin yükselişi, farklı halkları ve kimlikleri Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıması, Türkiye siyasetinde ana bir mücadele odağı olması nedeniyle; dört bir yandan HDP’yi yok etmek için kolları sıvadılar ve üzerine kumpas kurdular. 4 Kasım 2016 tarihinde eş zamanlı başlayan; birçok milletvekili arkadaşımızın, HDP Eş Genel Başkanları Sayın Demirtaş’ın ve Sayın Yüksekdağ’ın gözaltına alınıp tutuklanmasıyla fiili olarak başlatılan sürecin devamı olarak okumak gerekiyor Kobani Kumpas Davası’nı.

“13 ay boyunca gerekçeli karar yazmadılar”

“Artık cezaevlerinin önünden seslendiğimiz son olsun”

Bugün sürece güven düşük ama destek yüksek. Herkes bu ülkede barış olsun, Kürt sorunu demokratik yollarla çözülsün istiyor. Ama herkes şunu da soruyor: Bu politikalarla mı barışı inşa edeceksiniz? Demirtaş’ı, Yüksekdağ’ı, hasta tutsakları cezaevinde tutarak; 30 yıllık mahkumların tahliyesini engelleyerek mi barışı sağlayacaksınız? Bu yöntemlerle bin yıllık kardeşliğin yeni yüzyılda eşitlik temelinde kurulması sağlanabilir mi? Önümüzde tarihi bir süreç var. Herkesin bu sürece uygun davranması ve sözünü pratikleştirmesi gerekiyor. Zaman kaybetmeden adım atılmalıdır; yarının geç olacağını ifade etmek istiyoruz. Orta Doğu kaynıyor, bölgesel şiddet artıyor. Bütün bu şiddetin, bütün bu altüst oluşun içerisinde bütün bu dalgalanmalardan, bütün bu altüst oluşlardan korunmanın birinci ve yegane yolu vardır. O da barışı inşa etmektir. Kürt sorununun demokratik yollardan çözülmesini sağlamaktır. Ve bunun için de adım atmaktır. Meclis’ten hızlı bir şekilde demokratik entegrasyon yasalarını çıkarmaktır. Sürecin baş aktörü, süreci ilerleten, sürece katkı koyan, sürecin sahibi Sayın Öcalan’ın koşullarını düzeltmektir. Sürece katkı koyabileceği imkanları yaratmaktır. Bütün bunları görmezden gelen, bütün bunları anlamayan bir anlayışla karşı karşıya olduğumuzu ne yazık ki görüyoruz. O nedenle buradan, birçok defa hukuksuzluklarına yargılama sürecinde tanıklık Ettiğimiz Sincan Cezaevi Kampüsü önünden sesleniyoruz hükümete. Artık cezaevlerinin önünden size seslendiğimiz son olsun.

“Barışa başımızı koyduk”

Demokrasiye dönün, hukuka dönün, adaleti tesis edin, yolunuz barış olsun. Bizim yolumuz çünkü barış. Biz demokrasiye inanıyoruz. Barışa inanıyoruz. Barışa başımızı koyduk. Barış için canımızı vermeye hazırız. Bu sürecin geri dönüşü yok. Bu sürece uygun, bu süreci ilerletecek, bu süreci geliştirecek, bu süreci kalıcılaştıracak ve güvenceye alacak adımlara ihtiyaç var diyorum. Ve bir kez daha yol arkadaşlarımıza bir an olsun geri adım atmayan, sözünü esirgemeyen, yargılanan değil, hukuksuzlukları yargılayan bütün mücadele arkadaşlarımıza buradan Sincan Cezaevi önünden de bin selam olsun diyoruz. Mücadeleleri mücadelemizdir. Onlarla onur duyuyoruz. Her biriyle gurur duyuyoruz.” (ANKA)

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.