enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,9522
EURO
53,4633
ALTIN
6.611,09
BIST
14.200,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
29°C
İstanbul
29°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Az Bulutlu
29°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
28°C
Pazar Açık
27°C

Yeni Şafak yazarı Soylu: Obezite vergisi alınsın

Yeni Şafak yazarı Soylu: Obezite vergisi alınsın

Yeni Şafak yazarı Soylu: Obezite vergisi alınsın
20.09.2025 10:00
4
A+
A-

Yeni Şafak yazarı Özgür Bayram Soylu, Türkiye’de artan obezite sorununa karşı “obezite vergisi” çağrısı yaptı. Soylu, “Obezite vergisi alınsın” başlıklı yazısında marketlerde şekerli ve işlenmiş ürünlerin promosyonlarla teşvik edilmesine dikkat çekerek, bu durumun beslenme alışkanlıklarını olumsuz etkilediğini söyledi. Soylu “‘Obezite Vergisi’nin Türkiye’de hayata geçirilmesi zorunlu bir politika seçeneği olarak görülmelidir. Şekerli içecekler, paketli atıştırmalıklar ve ultra işlenmiş gıdalar üzerine uygulanacak vergi, tüketici davranışlarını değiştirme potansiyeli taşıyor,” dedi. Soylu ayrıca belirli bir vücut kitle indeksinin üzerinde olan ve bunu yaşam tarzı tercihiyle sürdüren bireyler için caydırıcı bir “yaşam tarzı vergisi”nin de gündeme alınabileceğini ifade etti.

Soylu şöyle yazdı:

“Bugün fast food aslında ‘slow death’ paketi olduğu için hızlı yenip, yavaş öldüren cinsten bir hastalığa doğru bizi sürüklüyor. Dolayısıyla eğitim ve danışmanlık hizmetleri, mutlaka fiyat ve erişim politikalarıyla desteklenmelidir. Sonuçta, bir tarafta diyetisyenler ‘şekerden uzak durun’ derken diğer tarafta market rafları ‘iki al bir bedava’ diye bağırıyorsa, hangi sesin kazanacağı açıktır.

Bu bağlamda, ‘Obezite Vergisi’nin Türkiye’de hayata geçirilmesi zorunlu bir politika seçeneği olarak görülmelidir. Şekerli içecekler, paketli atıştırmalıklar ve ultra işlenmiş gıdalar üzerine uygulanacak vergi, tüketici davranışlarını değiştirme potansiyeli taşıyor. Öncelikle fiyat artışı, özellikle gençler ve düşük gelir grupları arasında tüketimin azalmasına yol açabilir. İkincisi, üreticiler daha dengeli şeker ve tuz içeriğiyle ürün reformülasyonuna gitmek zorunda kalacaklardır. Üçüncüsü, elde edilen vergi gelirleri sağlık kampanyalarına, okul beslenme programlarına ve sağlıklı gıda sübvansiyonlarına aktarılabilecektir. Bunun yanında, sağlığına dikkat etmeyip doğal yollarla obez olan bireyler için caydırıcı bir uygulama da gündeme alınmalıdır. Belirli vücut kitle indeksinin üzerinde olan ve bunu yaşam tarzı tercihleriyle sürdüren kişiler için ek bir ‘yaşam tarzı vergisi’ uygulanması, yalnızca sağlık sistemine katkı değil aynı zamanda davranış değişikliğini teşvik eden bir caydırıcılık mekanizması olacaktır. Başka bir ifadeyle, kişi isterse istediği kadar yesin; ama bu tercih, toplumun gözünde artık ‘özgürlük’ değil, bedeli olan bir davranış olarak algılanmalıdır. Nitekim paketlerdeki hava boşluğu aslında markaların değil, bizim ciğerlerimizin rezervidir; mesele paketi değil, nefesi koruyabilmektir.

Bizde ne yersen, o’sun.”

Yazının tamamı için .

 

ETİKETLER: , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.