Özge Mumcu’dan “Tuğlayı çekemem” dediği iddiasını reddeden Ağar’ın ifadelerine: Sabun köpüğü sözler

Gazeteci Uğur Mumcu‘nun öldürülmesine ilişkin davada, eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın “Tuğlayı çekersem duvar yıkılır” dediği iddiasını reddetmesine ve kullandığı ifadelere tepki gösteren Mumcu’nun kızı Özge Mumcu, “Avucunuza aldığınızda kayıp giden, sıkmaya çalıştığınızda parçalanan, geriye köpüğünden başka bir şey bırakmayan sözler” dedi. Annesi Güldal Mumcu ile dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar arasında geçtiği iddia edilen konuşmanın içeriğini Mumcu davası avukatlarından Emin Değer‘in verdiği bir röportajdaki sözleriyle aktaran Özge Mumcu, Ağar’ın babasıyla kurduğunu iddia ettiği ilişkilerin gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Ankara’da 24 Ocak 1993’te evinin önünde düzenlenen bombalı saldırıda hayatını kaybeden gazeteci Uğur Mumcu cinayetinin de aralarında olduğu 22 faili meçhul cinayeti kapsayan “Umut Davası”nda, Mumcu ailesinin mahkemeye verdiği dilekçe üzerine, dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar’a davada ifade vermesi için tebligat yapılmıştı. Ankara’da dün görülen davanın 13’üncü duruşmasına İstanbul’dan SEGBİS aracılığıyla katılarak “tanık” sıfatıyla ifade veren Ağar’a, Uğur Mumcu’nun eşi Güldal Mumcu ile arasında geçtiği iddia edilen diyalog da soruldu. Dönemin Emniyet Genel Müdürü olarak Güldal Mumcu’ya taziye ziyareti sırasında, “Bir duvar örülüyor sanki” dediği, Güldal Mumcu’nun “Bir tuğla çekin, duvar yıkılsın” demesi üzerine ise “Tuğlayı çekemem” yanıtını verdiği iddiasını Mehmet Ağar reddetti. “Bu duvar meselesi yanlış anlaşıldı” diyen Ağar, “Benim bu konu ile ilgili alnım ak. Sanki kast-ı mahsusa varmış gibi yansıtılıyor. Bunun aslı astarı yoktur. Her polis için bu dava bir şeref meselesidir” ifadelerini kullandı.
Ağar “Umut Davası”nda ifade verdi: Güldal Mumcu’ya söylediği belirtilen “Tuğlayı çekemem” sözüyle ilgili ne dedi?
Mahkeme, davayı 9 Şubat 2026’ya ertelerken, Mehmet Ağar’ın duruşmada kullandığı ifadelere Uğur Mumcu’nun kızı Özge Mumcu Aybars’dan tepki geldi. Kısadalga’daki bugünkü yazısında, dün katıldığı mahkemede yaşananları anlatan Aybars, Ağar için “Devletin kara kutusu” ifadesini kullanırken, mahkemedeki beyanlarını “Sabun köpüğü” olarak niteledi.
Türkiye siyasetinde kara kutuların uçak kazalarından farklı olarak devletin her çarpışmasında gerçeği karanlığa gömen bir işlev gördüğünü belirten Mumcu, duruşmaya katılmasını beklemedikleri Ağar’ın verdiği ifadeyi, “Ama geldi. Belki kendi hikâyesini yeniden yazmak için, belki başka dengeler için” diye yorumladı.
Mumcu, Ağar’ın “Duvar da çekerim, tuğla da çekerim. Ölümü göze almış bir insanım. Cinayetlerin çözülmesi devlet için de bir şeref olurdu” sözlerinin güçlü görünmek için özellikle seçildiğini ifade ederken, Ağar’ın babasıyla kurduğunu iddia ettiği ilişkilerin gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Mumcu ile Ağar arasında geçtiği iddia edilen konuşma
Mumcu, Uğur Mumcu davası avukatlarından Emin Değer’in, Mehmet Ağar ile Güldal Mumcu arasında gerçekleştiği öne sürülen görüşmenin tanığı olduğunu belirterek, Değer’in verdiği bir röportajda şunları söylediğini aktardı:
“Sabun köpüğü sözler”
Mumcu ayrıca Ağar’ın ifadesi için, “Avucunuza aldığınızda kayıp giden, sıkmaya çalıştığınızda parçalanan, geriye köpüğünden başka bir şey bırakmayan sözler. Çünkü o ‘duvar’, yıllardır gerçeğin üstüne örüldü; o ‘tuğla’ yıllardır adaletin önüne bırakıldı” yorumunu yaptı.
Mumcu, yazısına avukatlarının mevcut duruşma ile ilgili önemli detayları sorduğu sırada Ağar’ın, ses sistemini suçlayarak detaya girilmesin diye özel bir uğraş içinde olduğunun dikkatinden kaçmadığını da ekledi.
Babasının ölümünün babasının gazeteci dostlarının ölümünün sorgulandığı kadar araştırılmamasına tepki gösteren Mumcu, sadece süreçlerin haber yapıldığını, çoğunlukla haber harici süreçlerin romantize edildiğini ifade etti.
Mumcu, yazısını şu ifadelerle bitirdi:
“Aile olarak yıllardır sabunlanarak kayan bilgilerle ve defalarca ertelenen duruşmalarla karşılaşsak da o gerçeğin peşinden gitmeyi sürdürdük. Devletin her zaman kara kutuları olacak bunda eminim; onların da bir görevi var ve bilerek ya da bilmeden, farklı güçlerin sarmalında manipüle olabiliyorlar. Kendilerini ne kadar güçlü sansalar da: ‘Kartal için bir güvercini mağlup etmek bir şeref değildir.’ O güvercinin gölgesine sığınmanın nedenini de hep beraber izleyeceğiz.”