enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,2366
EURO
53,1098
ALTIN
6.788,87
BIST
14.495,77
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
19°C
İstanbul
19°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Az Bulutlu
23°C
Cuma Çok Bulutlu
25°C
Cumartesi Az Bulutlu
21°C
Pazar Az Bulutlu
23°C

Peşmergeye ödenek sıfırlandı, SDG ödeneği Şam’a yönlendirildi: Suriye ve Irak’ta dengeler değişiyor

Merkezi Şam yönetiminin, Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) yönelik harekatına yeşil ışık yakması sonrası ABD yönetiminin Irak, Suriye ve İran’da Kürtlere desteğini çekmesi sahadaki uygulamalara yansımaya başladı. IŞİD’le mücadele kapsamında …

Peşmergeye ödenek sıfırlandı, SDG ödeneği Şam’a yönlendirildi: Suriye ve Irak’ta dengeler değişiyor
06.05.2026 10:30
1
A+
A-

Merkezi Şam yönetiminin, Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) yönelik harekatına yeşil ışık yakması sonrası ABD yönetiminin Irak, Suriye ve İran’da Kürtlere desteğini çekmesi sahadaki uygulamalara yansımaya başladı. IŞİD’le mücadele kapsamında Washington’un her yıl yaptığı yardımları asgari düzeye çekmesi ya da sıfıra indirmesi “ABD Kürtlere desteğini çekiyor mu?” sorusunu gündeme getirdi.

“İkinci Çözüm Süreci veya Terörsüz Türkiye Süreci” adı altında yürütülen çalışmalar TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından yayınlanan raporla sona ererken gözler TBMM Genel Kurulu’na gelecek bu konudaki yasal çalışmalara çevrildi. Ancak hükümetten beklenen yasal çalışmanın hala Meclis’e gelmemesi “işlerin yolunda gitmediğinin” işareti olarak değerlendiriliyor. Süreçte atılacak yasal adımların uzamasının nedenleri ise “örgütten beklenen taleplerin yerine getirilmemesi” olarak gösteriliyor.

Ankara, PKK’dan “Sincar’ı, Mahmur’u ve Gare dağını boşaltmasını” isterken diğer yandan Irak yönetimi ile görüşme trafiğini arttırması dikkat çekiyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Irak’ın Şii milis gücü Haşdi Şabi Komisyonu Başkanı Falih el-Feyyad ile Ankara’da bir araya gelirken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak Başbakan Adayı Zeydi’yi en kısa sürede Ankara’ya daveti etti. Görüşmelerin ana gündemini ise Sincar bölgesinde PKK paralelinde faaliyet gösterdiği ileri sürülen “Şengal Direniş Birlikleri”nin (YBŞ) oluşturduğu de facto özerk yönetime son verilmesi ve örgütün bölgeden çekilmesi oluşturuyor.

Kürtler bu kez mesafeli yaklaştı

ABD’nin SDG’ye desteğini çekmesi ve sonrasında Suriye’den çıkması ile başlayan sürecin etkisi İran’la yaşanan savaşta da etkisini gösterdi. İran’daki Kürt grupları, yönetime karşı harekete geçmede Suriye’de yaşanan durumu dikkate alarak ABD’nin talebine mesafeli yaklaşması bölgede dengeleri değiştirdi. İran ve Irak’taki vekil güçlerin Irak Kürdistan bölgesindeki İran Kürt örgütleri kamplarına 70’in üzerinde saldırı yapmasına sessiz kalan ABD yönetimi, her yıl ödenen savunma yardımını da tamamen keserek Kürtlere desteği sıfırladığı mesajı verdi.

Mali destek sonlandırıldı

ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon) kısa süre önce açıkladığı 2027 bütçe taslağında, gelecek yılın bütçesinde Peşmerge’ye ödenek ayırmadı. Böylece Kürdistan Peşmergesine on yıllardır sağlanan mali destek sonlandırılmış oldu. 2026 yılında ise Peşmergeye 61 milyon dolar verilmişti. Mali desteğin kesilmesinin yanı sıra işbirliği anlaşması da uzatılmadı. ABD’nin bütçe taslağında 2027 için IŞİD’le mücadeleyi desteklemek amacıyla yaklaşık 300 milyon dolarlık bir fon ayrıldı. Bunun yaklaşık 120 milyonu merkezi Irak hükümetine verilecek.

“Erbil uyarıları dikkate almadı”

Bölgedeki gelişmeleri yakından izleyerek yorumlayan gazeteci Günay Aslan, ABD yönetiminin uyarılarını Erbil Kürt yönetiminin dikkate almadığını, “Ne var ki böyle olacağı belliydi ve konu yıllardır gündemdeydi. Amerikan tarafı birçok kez Kürtlere, ‘Peşmerge güçlerini ulusal bir ordu çatısı altında birleştirin; birleşmenin gerçekleşmemesi durumunda maddi desteği keseceğiz’’ demişti. Hem Kürt liderlere hem de Amerika’ya davet edilen Peşmerge Bakanı Şorij İsmail’e bu mesaj birçok kez çok net olarak, zaman zaman da kamuoyu önünde açık bir biçimde verildi ama Amerika’nın çabası yetmedi. Sonunda beklenen ceza verildi ve mali destek kesildi. Başka bir açıklaması var mı bilmiyorum; olursa elbette memnun olurum zira, bu durum Kürtler açısından mevzi ve itibar kaybına işaret ediyor” sözleri ile aktardı.

“Gidişat parlak görünmüyor”

Aslan, ABD’nin Kürtleri terketmesinin gerekçelerini ise şöyle sıraladı:

“Amerika on yıllardır KDP ve YNK’nin (KYB) kontrol ettiği Peşmerge güçlerini birleştirmek için uğraşıyordu ancak sonuç alamadı ve alamayacağını kabul etmiş görünüyor. Kürt partileri, liderlerinin de on yıllardır devam edegelen, ‘birleştik, birleşiyoruz’ şeklindeki açıklamalarına ve verdikleri sözlere rağmen KDP ile YNK (KYB) arasındaki sorunlar aşılamadı. Aşılamadığı gibi de Ortadoğu’nun yangın yerine dönüştüğü ve bölgenin yangınlar arasında yeniden dizayn edildiği günümüzde Erbil ile Süleymaniye arasındaki gerilim giderek yükseliyor. Gelinen aşamada ilişkiler krize dönüşmüş durumda ve gidişat pek parlak görünmüyor. İran savaşının gidişatına bağlı olarak Irak’ın iç dengeleri gibi Kürtler arası ilişkilerin de radikal bir biçimde değişmesi, bölünmenin daha da derinleşmesi ne yazık ki olası görünüyor…

“Merkezi yönetim ve otoriter liderleri tercih edecek”

Ayrıca Trump’ın Irak’ın yeni başbakan adayı Zeydi’yi jet hızıyla tebrik etmesi ve Beyaz Saray’da ağırlamayı teklif etmesi, Amerikan yönetiminin Suriye’den sonra Irak’ta da (yakında İran için de gündeme gelebilir) kendisiyle uzlaşmaya meyilli güçlü merkezi yönetimi ve otoriter liderleri tercih edeceğini ve onlarla iş tutmayı sürdüreceğini gösteriyor. Merkezi yönetimlerin ve otoriter liderlerin bu işbirliğini Kürtlere fatura edeceği de biliniyor. Suriye’de yaşananlar da zaten bunun en çarpıcı örneği olarak önümüzde duruyor.”

“Entegrasyon bıçak sırtında”

Pentagon’un 2027 bütçe tasarısında Suriye Demokratik Güçleri (SDG) için verilen mali desteğin ise Suriye Savunma Bakanlığı ile birlikte ele alınması dikkat çekti. İŞİD’le mücadele ekseninde Şam yönetimine verilecek 130 milyon doların nasıl dağıtılacağı tasarıda belirtilmemesi bir sorun olarak ortaya çıkıyor. IŞİD’le mücadele için ayrılan payın Suriye Savunma Bakanlığı üzerinden verilmesinin ABD Başkanı Trump’ın Suriye Cumhurbaşkanı’na verdiği desteğin devam edeceğine işaret ediyor. Kürtlerin anlaşmaya mecbur bırakıldığı ‘entegrasyon süreci’nin devam edip etmeyeceği ise belirsizliğini koruyor. Bıçak sırtında ilerlediği vurgulanan entegrasyon sürecinde, anadilde eğitim, YPJ’nin durumu ve anayasanın yazımında yeni gerilimlerin yaşanmasının kaçınılmaz olacağı ve Kürtlerin bir yol ayrımına gelebileceği konuşuluyor.

“Sınırlı sayıda güçler yararlanacak”

Pentagon’un Suriye için öngördüğü mali destekte Şam yönetiminin kabul etmediği ve orduya dahil etmek istemediği IŞİD’le aktif mücadele eden Kadın Savunma Birlikleri’nin (YPJ) ise yer almadığı bildiriliyor. IŞİD’le mücadele için SDG’nin özel birimlerinin görev alacağı ve mali destekten sınırlı sayıdaki bu güçlerin yararlanacağı ifade ediliyor.

PKK’dan istenenler

TBMM’nin 23 Nisan resepsiyonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gazetecilerin “Terörsüz Türkiye süreci ne aşamada?” sorusuna, “Gayet olumlu bir şekilde devam ediyor. Herhangi bir sıkıntı yok” yanıtını vermesi ve sonrasında aynı doğrultuda açıklama yapması, PKK yöneticilerinden Murat Karayılan’ın ise “İktidar süreci dondurdu” iddiası ile gözler yeniden sürece çevrildi. ABD ile süren görüşmeler, merkezi Şam yönetimine verilen destek sonrası Ankara’nın talebi doğrultusunda SDG, Halep, Tabka, Rakka ve Deyrizor’dan çıkmak zorunda kaldı. Ancak devam ettiği belirtilen sürecin ilerlemesi için ise PKK’dan Sincar, Mahmur ve Gare bölgesini boşaltmasını istediği ileri sürüldü. Örgüt kaynaklarını yakından izleyen isim olarak bilinen gazeteci Günay Aslan’a göre, Kandil’den İmralı’ya uzanan görüşmelerin en önemli konusunu bu başlıklar oluşturuyor. Aslan, “Türk devleti yasal sürecin başlaması için buraların terk edilmesini şart koşuyor. Anladığım kadarıyla Kandil bunu kabul etmiyor. Karayılan’ın açıklamalarına bakacak olursak Kandil, sadece yasal düzenleme yapılmasını da yeterli görmüyor” dedi.

Ankara ziyaretinin şifreleri

Sürecin geleceğine ilişkin açıklama ve tartışmalar sürerken Dışişleri Bakanı Fidan’ın, 67 silahlı gruptan oluşan Şii milis ordusu Haşdi Şabi Komisyonu Başkanı Falih el-Feyyad ile 1 Mayıs’ta Ankara’da bir görüşme gerçekleştirmesi dikkat çekti. Görüşmeye ilişkin kısa bir açıklama yapılmasına rağmen detay verilmezken ikili görüşmeye ilişkin fotoğraf paylaşıldı.

Erdoğan’dan Ankara daveti

Ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak’ta yeni hükümeti kurmakla görevlendirilen Başbakan Adayı Ali Zeydi’yi telefonla arayarak tebrik etti. Ali Zeydi’nin basın ofisinden 2 Mayıs 2026 Cumartesi günü yapılan açıklamaya göre; görüşmede her iki liderin ikili ilişkileri geliştirme yollarını ve çeşitli alanlardaki iş birliğinin devamlılığını ele aldıkları belirtildi. Temasların, iki “dost halk” için ortak çıkarları pekiştirecek ve karşılıklı faydayı güvence altına alacak bir çerçevede sürdürüleceği vurgulandı. Açıklamaya göre; Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, ülkesinin Irak’ın istikrarına ve yeni hükümetin kurulması sürecine olan desteğini yineledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, Ali Zeydi’ye en yakın fırsatta Ankara’yı ziyaret etmesi için resmi bir davette bulundu.

Sincar ve Mahmur mesaisi

Irak’taki resmi olmayan kaynakların aktarımına göre, görüşmelerde PKK’nın bölgedeki faaliyetleri, Mahmur kampı ile Sincar’da PKK’ya yakın YBŞ’nin “Sincar İnşa Meclisi” adı altında oluşturduğu özerk yönetime yönelik önemli konu başlıkları ele alındı. Ankara, Musul’u da içine alan Ninova bölgesi ile Suriye sınırını kontrol eden Haşdi Şabi’den Sincar’daki uygulamaya geçirilen defacto özerk yapıya son vermesini ve büyük bölümü Hakkari ve Şırnak’tan göç edenlerin yaşadığı Mahmur sığınmacı kampının kapatılmasını talep ediyor. Hükümeti kurmakla görevlendirilen başbakan adayı Zeydi’nin önümüzdeki günlerde kuracağı kabinenin güvenoyu olması halinde ilk dış gezisini Ankara’ya yapması bekleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yapılan görüşme sonrası Bağdat yönetiminin, özellikle Sincar ve Mahmur’a yönelik adım atması bekleniyor.

ABD’nin hedefindeki milis ordusu Haşdi Şabi

Haşdi Şabi, neredeyse tamamı İran destekli olan ve açıkça Hamaney’e bağlılık yemini eden yaklaşık 67 Şii silahlı gruptan oluşuyor. Haşdi Şabi, Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) 2014’te Musul’u ele geçirmesinin ardından, farklı milis güçlerin bir araya gelmesiyle kurulmuş, IŞİD’e karşı operasyonlarda İran desteğini almasına rağmen zaman zaman ABD ile dahi koordinasyon içinde hareket etmiş bir silahlı grup olarak biliniyor.

Musul saldırısı ardından Irak’ın Şii dini lideri Ayetullah Sistani tüm Irak halkına hitap eden tarihi bir fetva yayımladı. Söz konusu fetvada Sistani, Irak’ta eli silah tutan herkesi ülkelerini savunmaya ve kutsal mekanlarını savunmaya çağırdı. Ardından tüm silahlı güçleri bir araya getirme çağrısı da yaptı. Bu fetvanın ardından farklı milis güçleri Haşdi Şabi çatısı altında bir araya geldi. Haşdi Şabi’nin büyük bölümü Şii milislerden oluşuyor ancak bünyesinde Sünni milisler de var. Ayrıca yapının içinde az sayıda Hristiyan ve Yezidi güçlerin bulunduğu da biliniyor. Economist dergisinin, doğruluğu teyit edilmemiş verilerine göre Haşdi Şabi’de savaşan milislerin yaklaşık 120 bini Şii, 16 bini ise Sünni Iraklılar. Bu rakamların çok daha fazla olduğunu belirten açıklamalar da bulunuyor.

Öne çıkan örgütler

Haşdi Şabi bünyesinde yer alan örgütlerden öne çıkanlar şunlar: Bedir grubu, Asaib Ahl El-Hak, Barış Tugayları (Mukteda El Sadr’ın grubu), Hizbullah Tugayları, Seyyid El Şuhada Tugayları, Kataib El İmam Ali, Ebu El-Fadl El-Abbas Güçleri, Harakat Hizbullah El-Nucaba. Haşid Şabi’de, Türkmenlerden oluşan gruplar da bulunuyor.

ABD’nin hedefi oldu

Özellikle IŞİD’in Irak’ta yenilgiye uğratılmasının ardından büyük bir askeri güç haline gelmiş olan Haşdi Şabi’nin Irak’taki İran etkisini artıran bir yapıya büründüğü eleştirileri arttı. 2018’den itibaren Haşdi Şabi, Irak’ta Şii etkisini artırmaya paralel askeri gücünü siyasi amaçlar için de kullanmaya başladı. Ocak 2018’de Irak’ın Şii nüfusun hakim olduğu bazı bölgelerinde polis güçlerinin gündelik güvenlik denetimleri görevlerini Haşdi Şabi güçlerine devretmesi bu eleştirilerin artmasına yol açtı. Haşdi Şabi bünyesindeki el Horasani Tugayları’nın komutanı Hamdi el Ceziri, Associated Press haber ajansına 2016’da verdiği bir röportajda, Haşdi Şabi’nin gelecekte İran Devrim Muhafızları’nın modeline benzer bir biçimde Irak’ta yapılanabileceğini açıkladı. Bu kaygıların sonucunda 2019’un ikinci yarısından itibaren Haşdi Şabi giderek daha sık biçimde ABD hava operasyonlarında hedef alınmaya başlandı.

ABD’ye saldırı fetvası sonrası el-Mühendisi öldürüldü

22 Ağustos 2019’da Haşdi Şabi, ABD ve İsrail’in Irak’taki Haşdi Şabi silah depolarını ve üslerini hedef almakla suçladı. 23 Ağustos 2019’da ise Irak’ın Şii dini liderlerinden Ayetullah Kazım el Hairi, Irak’taki ABD askerlerinin hedef alınması çağrısı yapan bir fetva verdi. 29 Aralık 2019’da ise ABD, Haşdi Şabi bünyesinde bulunan Hizbullah Tugayları’nı Irak’ın Kaim kenti dahil Irak ve Suriye’de düzenlenen hava operasyonlarında hedef aldı. ABD Savunma Bakanı Mark Esper, 5 ayrı hedefe yönelik operasyon düzenlediklerini ve “operasyonların başarılı olduğunu” söyledi. 3 Ocak 2020’de ise ABD, bugüne kadar Haşdi Şabi’ye yönelik en ciddi operasyonunu gerçekleştirdi ve silahlı yapılanmanın komutanı Ebu Mehdi el-Mühendis’i öldürdü. ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı sonrası Haşdi Şabi’ye karşı Irak’ta saldırıları yapılan ateşkes nedeniyle durdurulmuş durumda.

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.