Tüp mide ameliyatı sonrası ölüm davasında kritik gelişme: Hastanenin yöneticisi tutuklandı

Hekimlikten men edilen bir doktorun yaptığı ameliyat sonrası 23 yaşındaki Semanur Aydın’ın hayatını kaybettiği iddiasıyla açılan davada, Bağcılar Özel Şafak Hastanesi’nin fiili yöneticisi olduğu belirtilen Cem Türker Öztürk tutuklandı. Mahkeme, ameliyat sürecinden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna hükmetti.
Karar’dan Büşra Cebeci’nin haberine göre, Bağcılar Özel Şafak Hastanesi’nde, hekimlikten men cezası bulunan Erol V’nin yaptığı tüp mide ameliyatı sonrası 23 yaşındaki Semanur Aydın’ın ölümüyle ilgili hazırlanan iddianame Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Davada, hastane sahibi, başhekim ve yöneticilerin de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında toplam 231 yıla kadar hapis cezası istendi.
İddianamede, hastanenin kâğıt üzerinde sahibi görünen Refik A’nın yönetimde etkili olmadığı, fiili karar verici olarak ise Cem Türker Öztürk’ün öne çıktığı belirtildi. Çalışanlar ve tanıklar, ameliyatların yapılması, kayıtların tutulması ve olay sonrası sürecin yönetiminde belirleyici rolün Öztürk’te olduğunu ifade etti. Savcılık, işe alım ve maaş gibi kritik konularda da yetkinin Öztürk’te toplandığını vurguladı.
Cem Türker Öztürk ise ifadesinde, yasaklı doktor Erol V’nin hastanede ameliyat yapıp yapmadığını bilmediğini savundu ve yalnızca malzeme teminiyle ilgilendiğini öne sürdü. Buna karşılık Erol V, anlaşmasını Öztürk’le yaptığını belirtirken; dosyadaki tanık anlatımları ve belgeler bu savunmalarla çelişti. Öztürk’ün, geçmişte skandallarla gündeme gelen Şafak Sağlık Grubu’nun ortaklarından biri olduğu ve halen faaliyetteki Avrupa Şafak Hastanesi’nin sahibi Saim Öztürk’ün oğlu olduğu da dosyada yer aldı.
Mahkeme, toplanan deliller, tanık beyanları, bilirkişi raporları ve iletişim kayıtlarını dikkate alarak Öztürk’ün savunmasını yeterli bulmadı. “İhmalle kasten öldürme” suçundan kuvvetli suç şüphesi, kaçma ihtimali ve suçun ağırlığı gerekçeleriyle tutuklama kararı verildi. Kararda, sanığın hastane yönetimindeki fiili konumu nedeniyle ameliyat sürecinden habersiz olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu vurgulandı.