ABD-Irak arasında Maliki gerginliği: Trump, başka isim istedi, Şiiler reddetti; Kürtler Cumhurbaşkanlığında anlaşamadı, seçim ertelendi

Irak’taki Şii Koordinasyon Çerçevesi, ABD Başkanı Donald Trump‘ın Nuri Maliki’nin başbakanlığa aday gösterilmesi talebini reddetti. Çerçeve bileşenleri ise hem siyasi hem diplomatik düzeyde bu tutuma karşı duracaklarını duyurdu. Açıklamada, Trump’ın, Maliki’ye yönelik açıklamalarını “Irak’ın iç işlerine açık bir müdahale” olarak niteledi ve Maliki’yi değiştirmeyeceklerini vurguladı.
Irak’ta geçtiğimiz yıl 11 Kasım’da yapılan parlamento seçimlerinin ardından, parlamentoda çoğunluğu elinde bulunduran Şii Koordinasyon Çerçevesi hafta sonu oy çokluğuyla Nuri Maliki’yi Irak Başbakanlığına aday gösterdi. ABD Başkanı Donald Trump ise yaptığı açıklamada, Irak’ta eski başbakan Maliki’nin yeniden bu göreve seçilmesine karşı çıktı. Trump, el-Maliki’nin yeniden iktidara gelmesi halinde, ABD’nin Irak’a verdiği desteği keseceği tehdidinde bulundu. Trump, sosyal medya platformu Truth Social’dan yaptığı açıklamada, “Irak’ın büyük bir hata yaparak Nuri el-Maliki yi yeniden başbakanlığa getirebileceğini duyuyorum. El-Maliki iktidardayken Irak yoksulluğa ve tam anlamıyla kaosa sürüklenmişti. Bunun tekrarlanmasına izin verilmemeli” dedi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Irak Başbakanı Muhammed Şiya es‑Sudani ile yaptığı telefon görüşmesinde, Maliki’nin İran tarafından desteklendiğini ve yeniden başbakan seçilme ihtimalinin kendilerini endişelendirdiğini bildirdi. ABD yönetimi, İran destekli silahlı grupların Irak hükümetinde yer alması halinde ise Iraklı siyasetçilere yaptırım uygulayabileceği uyarısında bulundu.
Koordinasyon Çerçevesi’nin ana bileşenlerinden Bedir Örgütü’nün Siyasi Büro üyesi Ebu Misak Mesari, Rûdaw’a yaptığı açıklamada, Trump’ın sözlerinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Mesari, “ABD Başkanı Donald Trump’ın sözleri Irak’ın iç işlerine açık bir müdahaledir. Her şekilde buna karşı duracağız ve Maliki’nin değiştirilmesi yönündeki talebe boyun eğmeyeceğiz” dedi. Bu tutumun yalnızca Maliki’ye değil, Koordinasyon Çerçevesi’nin izlediği siyasi çizgiye yönelik olduğunu savunan Mesari, “Bugün Maliki’yi istemiyorlar, yarın başkalarını reddedip başka taleplerde bulunabilirler” ifadelerini kullandı.
“Eğemenliğimizden taviz vermeyiz”
ABD’nin tutumunu “kibirli ve işgalci” olarak nitelendiren Bedir yetkilisi, Irak halkını tepki göstermeye çağırarak, Koordinasyon Çerçevesi’nin bu konuda ortak bir tutum belirlemek üzere toplanacağını duyurdu. Trump’ın tehditlerini ciddiye almadıklarını belirten Mesari, “Askeri bir çatışmaya dönüşmez. ABD yardımları azaltabilir, bu da normaldir. Ancak egemenliğimizden taviz vermeyiz” dedi.
“Tüm diplomatik kanallar kullanılacak”
Nuri Maliki liderliğindeki İslami Dava Partisi yetkililerinden ve Irak Parlamentosu 5. Dönem Kanun Devleti Grubu Başkan Yardımcısı Arif Hamami de Trump’ın açıklamalarına tepki gösterdi. Hamami, “Bu sözler Irak’ın egemenliğine ve iç işlerine açık bir müdahaledir” diyerek, Maliki’nin geniş bir siyasi desteğe sahip olduğunu savundu. “Nuri Maliki Kürtlerin ve Sünnilerin çoğunluğu tarafından destekleniyor. Bu nedenle adaylığında ısrarcıyız ve onu değiştirmeye hazır değiliz” diyen Hamami, Maliki’ye yönelik endişeleri gidermek için tüm diplomatik kanal ve yolların kullanılacağını belirtti.
“Irak izole edilmemeli”
Maliki’nin adaylığına şerh koyarak Koordinasyon Çerçevesi toplantısında oy vermeyen Ammar Hekim liderliğindeki Irak Ulusal Hikmet Akımından bir yetkili ise, “Irak’ın ve uluslararası durum göz önünde bulundurulmalı, bu gelişmeye mantıklı yaklaşılmalı ve gelecekte Irak’a zarar verecek, Irak’ı izole edecek bir şey yapılmamalıdır” dedi.
“Anayasal süreç vurgusu”
Humam Hammudi başkanlığındaki Irak Yüksek İslam Konseyi Sözcüsü Ali Difai de Trump’ın açıklamalarını sert sözlerle eleştirdi. Difai, “Ülkeler arası ilişkiler karşılıklı saygı ve iç işlerine karışmama temelinde yürütülmelidir” diyerek, Koordinasyon Çerçevesi’nin bu akşam Trump’ın mesajını görüşmek üzere toplanacağını açıkladı. “Nuri Maliki’nin değiştirilmesi için hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğiz” diyen Difai, buna karşın Irak’ın yüksek ulusal çıkarlarının gerektirdiği her türlü tedbiri almaya hazır olduklarını vurguladı. Başbakan seçiminin anayasal bir mesele olduğunu belirten Difai, sürecin istikrara, egemenliğe ve ulusal çıkarlara hizmet etmesi gerektiğini söyledi.
“Suçlama büyük bir haksızlık”
İmam Ali Tugayları Genel Sekreteri ve Koordinasyon Çerçevesi liderlerinden Şıbl Zeydi de Maliki’yi savundu. Zeydi, Maliki’yi aşırılık ve kargaşa ile suçlamanın “kamuoyunu yanıltmak” olduğunu söyledi. Çarşamba günü X hesabından paylaşım yapan Zeydi, IŞİD’in ortaya çıkışının ABD ile bağlantılı olduğunu savunarak, “Mevcut ABD Başkanı da IŞİD’in Amerikan yapımı olduğunu söylüyor” ifadelerini kullandı. Irak’taki mezhepsel bölünmenin, Paul Bremer döneminde kota sistemiyle kurumsallaştığını belirten Zeydi, Maliki’nin bu süreçte “ılımlılığın ve devlet adamlığının sembolü” olduğunu dile getirdi.
“Gösteri çağrısı ve sembolik mesaj”
Önde gelen Şii dini ve siyasi figürlerden İyad Cemaleddin ise Bağdat ve diğer şehirlerde, “Amerikan müdahalesine” karşı milyonluk gösteriler çağrısında bulundu. Cemaleddin ayrıca Katar Büyükelçisi’nin sınır dışı edilmesini ve bu ülkeyle ilişkilerin kesilmesini talep etti. Öte yandan, İslami Dava Partisi’nin resmi Facebook hesabında, Genel Sekreter Nuri Maliki’nin fotoğrafı bir Kur’an ayetiyle birlikte paylaşıldı.
Kürt partileri anlaşamadı
Irak Parlamentosu’nun dün yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimi oturumu, KDP ve KYB’nin “ortak aday” konusunda anlaşmaya varmak için ek süre talep etmesi üzerine resmi olarak 1 Şubat’a ertelendi. Irak Meclis Başkanı Heybet Halbusi’nin Basın Ofisi’nden yapılan açıklamada, KDP ve KYB gruplarının erteleme talebinin kabul edildiği bildirildi. Açıklamada, bu kararın iki temel Kürt partisi arasında bir “liderlik uzlaşısı” zeminini güçlendirmek amacıyla alındığı vurgulandı.
Yarış KDP ve KYB adayları arasında
Cumhurbaşkanlığı makamı için kağıt üzerinde 19 aday bulunsa da, siyasi kulislerde asıl yarışın KDP adayı Fuad Hüseyin veKYB adayı Nizar Amedi arasında geçmesi bekleniyor. 13 Şii grubun yer aldığı Koordinasyon Çerçevesi, Kürtlerin Bağdat’a tek bir isimle gelmesi için arabuluculuk çalışmalarını hızlandırdı. Şii liderler, krizin çözümünün Erbil ve Süleymaniye arasındaki iç diyalogdan geçtiğine dikkat çekiyor. Kürtler, Sünni ve Şii Araplar arasında daha önce yapılan anlaşma kapsamında Başbakan Şiilerden, Meclis Başkanı Sünni Araplardan Cumhurbaşkanlığı makamı ise Kürtlere tahsis edilmişti. Bu kapsamda yarışa katılan KDP ve KYB’nin adayının Cumhurbaşkanı seçilmesi bekleniyor. Daha önceki cumhurbaşkanlığı seçiminde Şii koordinasyonunun desteği ile KYB’nin adayı Abdüllatif Reşit Cumhurbaşkanı seçilmişti. KYB, Cumhurbaşkanlığı makamının kendi hakkı olduğunu ileri sürüyor.