Doruk Madencilik bünyesinde çalışan Türk Maden-İş üyesi işçilerin Beypazarı ilçesinde başlattığı oturma eylemi devam ediyor. Türkiye Maden-İş Genel Başkanı Akçul, “Holdingden bir cevap gelir veya gelmez, biz buradaki arkadaşların alacağı olan …

Doruk Madencilik bünyesinde çalışan Türk Maden-İş üyesi işçilerin Beypazarı ilçesinde başlattığı oturma eylemi devam ediyor. Türkiye Maden-İş Genel Başkanı Akçul, “Holdingden bir cevap gelir veya gelmez, biz buradaki arkadaşların alacağı olan herkesin tek kuruşu yatıncaya kadar mücadelemizi sonlandırmayacağız” dedi. “Bu sıcakta yazık, günah bu kadar işçiye bu süreci neden yaşatıyor bize?” diye soran madenci eşi de “Bu sürecin en kısa zamanda tamamlanmasını istiyoruz” ifadesini kullandı. Madenci çocuğu ise “Her yaz babamın hakkını burada aramaktan sıkıldım artık” diye sitem etti.
Doruk Madencilik bünyesinde çalışan Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Türk Maden-İş) üyesi maden işçileri, “verilen sözlerin yerine getirilmediği” gerekçesiyle Ankara’nın Beypazarı ilçesinden yürüyüş başlatmıştı.
İki gündür Ankara’nın şehir merkezine gelmelerine izin verilmeyen işçiler, Beypazarı’nda eylemlerini sürdürüyor. Yıldızlar SSS Holding’in önünde bugün açıklama yapmayı planlayan madencilerin yürüyüşüne polis engel oldu ve arbede çıktı.
Madenciler baretlerini yere vurarak, “İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız”, “İşçiye adalet emeğe saygı”, “Emeğin sesi susturulamaz”, “Yaşasın emek mücadelemiz”, “İşçiye adalet emeğe saygı” ve “İşçi kardeş Sabahattin kalleş” sloganları attı.
ANKA Haber Ajansı’na konuşan Türkiye Maden-İş Genel Başkanı Akçul, eylem sürecini şöyle anlattı:
“Nisan ayında şirket yetkilileri ve bakanlığa verilen taahhütler gereği, Nisan ayı sonuna kadar tüm işçilerin alacaklarının ödeneceği yönünde beyanda bulunuldu. Evet, biz de sağduyulu davrandık ve sabırla bekledik. Fakat Nisan ayının sonu geldi, herhangi bir gelişme olmadı. Mayıs ayının ortası geldi, yine bir şey yok. Mayıs sonu geldi, yine yok. Haziran ayını da neredeyse yarıladık ancak sadece 130 emekçi arkadaşımızın hakkı ödendi. Geriye kalan maaş ve kıdem tazminatlarını bekleyen yaklaşık 500-550 arkadaşımızın herhangi bir ödemesi yapılmadı. Ülkemizde artık şu anlaşılmıştır ki, ağlamayana meme vermiyorlar. Bu arkadaşların hepsi evine alın teri götürmek ve ailesinin huzurunu sağlamakla yükümlü insanlar oldukları için, en doğal hakları olan hak arama mücadelesini başlattılar. Biz de bunun öncülüğünde yol aldık.
Üç gündür buradayız. İki gün önce bakanlığımız tarafından tekrar çağrıldık. Sayın bakanlarımıza, hem Çalışma Bakanlığı’mıza hem de Enerji Bakanlığı’mıza buradaki sıkıntıları tekrar anlattık. Bilgilerin yanlış olduğunu ifade ettik. Alacaklı olan bu kadar kişinin bulunduğunu detaylı şekilde bildirdik. Geldiğimiz noktada bugün şirket yetkilileri, bir grup arkadaşımız ve çalışan temsilcileri şu anda holdingde görüşme halindeler. Holdingden bir cevap gelir veya gelmez, biz buradaki arkadaşların alacağı olan herkesin tek kuruşu yatıncaya kadar mücadelemizi sonlandırmayacağız. Sabah burada üzücü bir arbede de yaşandı, kolluk kuvvetlerimizle karşı karşıya gelindi. Bunun sebebi biz değiliz bunun sebebi, az önce de bahsettiğim gibi, Nisan ve Mayıs deyip de Haziran ortasına gelinmesine rağmen ödeme yapmayanlardır. Bütün sorumluluk onlardadır. Mücadelemiz devam edecek.”
“Bu sıcakta yazık, günah bu kadar işçiye, bu süreci neden yaşatıyorlar bize”
Eylemde eşine destek veren madenci eşi de yaşadıkları mağduriyeti şu sözlerle anlattı:
“Yaşanan süreçte polislerimiz ve çevik kuvvetler ile karşı karşıya geliyoruz. Bu süreçte onlarla karşı karşıya gelmek istemiyoruz çünkü hakkımızı istiyoruz. Ben 18 yıllık maden işçisi eşiyim. 18 yıldır orada benim eşim çalışıyor ama emeğinin karşılığını alamıyor. Darbeden beri maaşlarımız yatmıyor. Her cumayı dört gözle bekliyoruz. Her cuma maaş yatıracağım diyor fakat yatırmıyor. Biz, 18 yıllık eşimin emeğinin karşılığını, alın terinin karşılığını istiyoruz. IBAN’lara yatana kadar zaten buradan ayrılmayacağız. Biz onun cebinden 5 kuruş istemiyoruz biz kendi alın terimizi istiyoruz. Benim eşim yer altında çalışıyor, giriyor, çıkıyor. İki çocuğum var benim. Yer altından sağ salim çıktın mı, onun haberini almadan uyuyamıyoruz. Bu Doruk Madenciliği, yürütebildiyse bu kadar işçinin sayesinde yürütebildi. Bu sürecin en kısa zamanda tamamlanmasını istiyoruz.
Bu sıcakta yazık, günah bu kadar işçiye bu süreci neden yaşatıyor bize? Benim çocuklarımın ikisi de şu an çalışmak zorundalar. Hem okuyorlar hem babalarına destek olmaya çalışıyorlar. Kendim de aynı şekilde çalışıyorum ama onların mahcubiyeti bizi daha fazla eziyor. 15 Temmuz’dan beri bizim bu mağduriyetimiz var. ‘Acaba devlet bize sahip mi çıkacak?’ diye şimdiye kadar bekledik fakat kimse sahip çıkmadı. Yıllardır bu şekilde, iki ay yatırıyorsa beş ay yatırmıyor, beş ay yatırıyorsa on ay yatırmıyor. Bir evin hiç mi ihtiyacı yok? Kendisi üç öğün yemek yiyor sabah kahvaltısı, öğle yemeği, akşam yemeği. Bizim karnımız acıkmıyor mu, be Müslüman? Hiç mi düşünmüyorsun? Sen bizi hiç düşünmüyor musun? Bu insanlar maaş getiremiyor evine. Bu çocuklar, bu insanlar, bu aileler ne yiyor demiyor musun? Her bayramımız bize zehir oluyor.”
“Yıldızlar Holding sahibi Sebahattin Yıldız’ın 11 bin insanı mağdur ettiği kesin”
Oturma eylemine katılan madenci annesi de “Çalışanlara paralarını vermiyorlar mağdur oluyorlar. İşçilere paralarını versinler” diye sitem etti.
Madenci çocuğu ise “Bütün işçilerin hakkı verilsin. Gerçekten utanılacak bir şey. Biz sana ne yaptık? Ama sen bize çok şey yaptın. Allah büyüktür Sabahattin. Burada ayağım yanıyor şu an. Oturuyorum, ayağım yanıyor. Zor duruyorum vallahi ya. Utanılacak bir şey yaptığı, ayıp gerçekten” diye dert yandı.
Bir başka madenci çocuğu da “Her yaz babamın hakkını burada aramaktan sıkıldım artık. Babalarımızdan harçlık isterken çekinmemek istiyoruz. Biz bıktık artık, kaç senedir çekiyoruz. Ne istiyorsak babalarımızdan hep çekiniyoruz veya her şeyin en ucuzunu istiyoruz. Mesela bir ayakkabı almaya bile çekiniyoruz. Ne zaman babalarımızın hakları ödenecek? Biz ne desek boş oluyor ama bizim masum babalarımızı engellemek yerine, babalarımıza engel olanları engelleseler adillik olabilir” diye konuştu.
Sivas Kangal’dan madencilere desteğe geldiğini belirten bir başka Yıldızlar SSS Holding mağduru işçi, “Yunus Emre Termik Santrali’nde 13 Şubat’ta iş hakkım feshedildi. Karşılıksız olarak 04. maddeye istinaden işten çıkarıldım. Ne tazminatım ödendi ne de kıdem ve ihbar tazminatım. İkisi de ödenmedi. Buradaki insanlar mağdur. Bu adamın, Yıldızlar Holding sahibi Sebahattin Yıldız’ın, 11 bin insanı mağdur ettiği kesin” dedi.
Madencilerin, eşlerinin ve çocuklarının Beypazarı’ndaki bekleyişi devam ediyor.
( ANKA )