Yeni Şafak yazarı İsmail Kılıçarslan, bugünkü yazısında, ilk olarak İYİ Parti Genel Yönetim Kurulu Üyesi Aslıhan Elibol tarafından paylaşılan İTÜ …

Yeni Şafak yazarı İsmail Kılıçarslan, bugünkü yazısında, ilk olarak İYİ Parti Genel Yönetim Kurulu Üyesi Aslıhan Elibol tarafından paylaşılan İTÜ’deki konuk öğretim üyesi Pakistanlı Aamir Hamid ve Farrukh Mazhar ile İranlı Peyman Roodgarsaffari’nin sosyal medyada gündem olmasını değerlendirdi.
Kılıçarslan yazısına şöyle devam etti:
“Asıl problemin ne olduğunu söyleyeyim mi size? Asıl mesele, 250 yıldır perişan edilen imge dünyamız aslında. Osmanlı’nın gerileyiş devrinden bu yana “bilim dediğini, ilim dediğini yalnızca ve yalnızca sarışın ve
Batı kisvesi giyenler üretebilir” fikri beynimize o denli bir kazınmış ki. Latifeli, takkesi, cübbesi olan hiç kimse bilim üretemez sanıyor herkes. Düpedüz aptallık bufakat bu düpedüz aptallığın alıcısı o denli çok ki…
Hep yazdım yeniden yazacağım. Bizimki gibi ülkelerde çağdaşlık “naylon çorap modernliği”, dindarlık da “cübbe-şalvar dindarlığı”dır. Halbuki çağdaşlığın kılıkla kıyafetle, formla şemaille ilgisi olmadığı dindarlığın da cübbe ve şalvarla direkt bir ilgisi yoktur. Bunlar gündelik tercihlerdir ve cübbesiz biri çok iyi dindar olabileceği, şalvarlı bir âdem de üçkâğıtçının teki olabilir.
bizimki ülkelerde ‘kristalizasyon’ o derece fazladır ki günün sonunda yaşadığımız coğrafyadan, sahip olduğumuz ülkeden, doğduğumuz yerden ve finalde de kendimizden nefret etmeden “modern” olunamazmış gibi gelir naylon çorap modernlerine.”
Yazının tamamını okumak için