Rize’de yaş çay alım fiyatının kilogram başına 35 TL olarak açıklanması üreticilerin tepkisine neden oldu. Artan gübre, işçilik ve nakliye maliyetleri karşısında açıklanan rakamın yetersiz olduğunu belirten çay üreticileri, kontenjan ve kota …

Rize’de yaş çay alım fiyatının kilogram başına 35 TL olarak açıklanması üreticilerin tepkisine neden oldu. Artan gübre, işçilik ve nakliye maliyetleri karşısında açıklanan rakamın yetersiz olduğunu belirten çay üreticileri, kontenjan ve kota uygulamaları nedeniyle ürünlerini devlet yerine daha düşük fiyat veren özel sektöre satmak zorunda kalmaktan endişe duyduklarını dile getirdi. Üreticiler, taban fiyat denetimi yapılması ve desteklerin artırılması çağrısında bulundu.
Türkiye’deki çay üretiminin yüzde 60’tan fazlasını karşılayan Rize’de, yaş çay kilogram alım fiyatının 35 TL olarak belirlenmesinin ardından üreticilerin tepkileri sürüyor. Üreticiler, enflasyon ve artan girdi maliyetleri karşısında çayın değerini kaybettiğini ifade ederken, özel sektörün devlet taban fiyatının altında alım yapmasının engellenmesini talep ediyor.
“Maliyetler iki kat arttı, Cumhurbaşkanı’ndan ek 5 lira bekliyoruz”
Fiyatın beklentilerin çok altında kaldığını ifade eden bir çay üreticisi, maliyet artışlarına dikkat çekerek şunları söyledi:
“35 lira çok az. Biz en az 40 lira bekliyorduk. En azından 5 lira daha verilmesi gerekiyordu. Çünkü maliyetler çok arttı. İşçi fiyatları yükseldi. Çay toplama yevmiyesi 5-6 bin liraya kadar çıktı. Yapacak bir şey yok ama yine de Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ek 5 lira bekliyoruz. Destekleme primini kestiler, bari onu verseydiler. Maliyetler geçen seneye göre iki kat arttı. Gübre fiyatı yükseldi, her şey pahalandı.”
Geçim sıkıntısına değinen bir diğer üretici ise, “Gübre ve yevmiye fiyatlarının karşısında 1 kilo çay 35 TL, bir ekmek ise 20 TL oldu. Emekli maaşıyla geçinmeye çalışırken bu girdi maliyetlerinin altından kalkamayız. Geçim çok zor, destekleme primleri ayrıca verilmeli” diyerek tepkisini dile getirdi.
“Geçen yıl bir kilo çayla iki ekmek alınabiliyordu, şimdi alınamıyor”
Çay üreticisi Mustafa Papaker, açıklanan fiyatın sahada karşılık bulabilmesi için özel sektörün denetlenmesi gerektiğini vurguladı. Papaker, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Açıklanan çay fiyatı gerçekte bir anlam ifade etmiyor. Önemli olan özel sektörün kaça aldığıdır. Geçen yıl bir kilo çayla iki ekmek alınabiliyordu, şimdi alınamıyor. Gübre ve işçi maliyetleri çok yüksek, çay üreticisi perişan durumda. Gerçek fiyat, üreticinin özel sektöre sattığı fiyattır. Bayramdan sonra yoğunluk olacak. Özel sektör, devletin açıkladığı fiyatın altında alım yapmamalı. Eğer devlet 35 lira açıkladıysa, üretici de o fiyatı almalı. Çay beklemiyor, toplandığı gün satılması gerekiyor. Devlete satamazsan özel sektöre gidiyorsun. Bir de nakliye masrafı çıkıyor. Tüm maliyet üreticinin sırtına yükleniyor.”
“Kota uygulanarak insanlar özel sektöre mecbur bırakılıyor”
Karadeniz bölgesinde yaklaşık 220 bin çay üreticisi olduğunu ve bölgenin tek geçim kaynağının çay olduğunu hatırlatan bir başka üretici ise, devlet fabrikalarının tam kapasite çalıştırılması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
“Yevmiye pahalı, akaryakıt pahalı. Çay fabrikalarına kota koyup üretimi durdurmamalılar. Devlet fabrikaları tam kapasite çalıştırmalı. İnsanları özel sektöre mecbur bırakıyorlar. Özel sektör de çayı 35 liradan almak zorunda olmalı ve bunun denetimi yapılmalı. Kota kaldırılırsa üretici rahatlar. Şimdi vatandaşın elinde çay kalıyor; çay yanmasın, bozulmasın diye mecburen özel sektöre değerinin altında satıyor. Ayrıca kaçak çayın da önüne geçilmeli.”
Yaş çayda acilen bir “Çay Kanunu” çıkarılması gerektiğini savunan Rizeli üreticiler, özel sektör firmalarından şimdiden kilogram başına 32 TL gibi düşük fiyat mesajları almaya başladıklarını belirterek, yetkililerden piyasayı denetleme sözü beklediklerini ifade ettiler. (ANKA)